11. Hukuk Dairesi 2024/6296 E. , 2025/601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2782 Esas, 2023/1610 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/777 E., 2019/1010 K. Taraflar arasındaki tespit ve tazminat talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat talebi yönünden kararın miktar itibari ile kesinlik sınırı altında bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, tespit talebi yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) HMK 362/2 hükmü ve aynı Kanun'un 366. maddesi atfı ile 346/1 hükmü uyarınca kararın kesin olarak verildiği gerekçesi ile temyiz talebinin reddine dair ek karar verilmiş, davacı vekilince ek karar temyiz edilmekle, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun (6475 sayılı Kanun) posta tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı faaliyet gösterdiğini ileri sürerek dava neticesinde tespit edilebilecek başkaca firmalara ait posta tekeline tabi gönderilerin kabulü, taşınması, dağıtımı işlemlerini yapması sebebiyle, bu kapsamdaki tüm gönderilere ilişkin olarak, müvekkil şirket nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminata hükmedilmesini, şimdilik 69,00 TL'nin, ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tamamının, davalıdan tahsiline, taraflar arasındaki murazanın meni ile müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin posta tekelini ihlal eden herhangi bir davranışının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 6475 sayılı Kanun'un 6/1-e hükmünde tanımlanan haberleşme gönderisinin sevk ve teslim işini yaptığı, posta sektöründe Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan posta hizmetleri yetki belgesi alan şirket sayısının davacı ... ile davalı şirket dahil 39 adet olduğu, davalı şirketin ise 6475 sayılı Kanun'un 6/1-e hükmünde tanımlanan haberleşme gönderisinin sevk ve teslim işini devletçe verilen izinle gerçekleştirdiği, posta tekelinin ihlal edildiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminatın tahsili talebi hakkında verilen hükmün miktar itibari ile istinafı kabil olmayan kararlardan olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tazminat isteminin reddine yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nın 341/2, 346/1, 352/1-b hükümleri gereğince reddine, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, müdahalenin önlenmesine yönelik talebe ilişkin yapılan yargılamanın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli ek kararı ile temyiz başvurusunun kesin nitelikteki karara yönelik olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine dair ek karar verilmiş, ek karar da davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; haksız fiil sebebiyle maddi tazminat ve meni muaraza ile müdahalenin önlenmesi istemine ilişkin olup uyuşmazlık davalının posta tekeline aykırı faaliyette bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, davacı yanın müdahalenin meni ile gönderi ücretinin on katı tutarındaki gönderi tazminatının şimdilik 69,00 TL'sinin avans faizi ile tahsili istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Bölge Adliye Mahkemesince 17.05.2023 tarihli verilen nihai karara karşı davacı vekili süresi içinde temyiz dilekçesi sunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 362/2 hükmü ile aynı Kanun'un 366. maddesi atfı ile 346/1 hükmü uyarınca kararın kesin olarak verildiği gerekçesi ile 14.06.2023 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Anılan Kanun maddesi kesin olarak verilen kararın temyiz edilemeyeceğini düzenlemekte ise de Bölge Adliye Mahkemesince davacının dava dilekçesi ile muarazanın giderilmesini talep ettiği gözden kaçırılarak hatalı değerlendirme ile talebin miktar itibarı ile kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar vermesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli ek kararının bozulmasını gerektirmiştir. 2.5584 sayılı ... Hizmetleri Kanunu'nda davacı Kurumun hizmet ve faaliyetleri düzenlenmiştir. Kanun'un 1. maddesinde; “Açık ve kapalı mektuplar, kartlar, gazetelerle ve belli zamanlarda çıkan dergiler, kitaplar, her türlü basılmış kitaplar, küçük paketler, değer konulmuş mektuplar ve kutular, değer konulmuş veya konulmamış posta kolileri ve tebliğ kağıtları kabul etmek, taşımak ve dağıtmakla” davacı görevli kılınmış, aynı Kanun'un 2. maddesinde ise açık ve kapalı mektuplar ile üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların ... Tekeli olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. ... Tekeline konu eşyanın ... dışında gerçek ve tüzel kişiler tarafından kabul, taşıma ve dağıtımı yasaklanmıştır. Davalının savunmasında sunduğu ve Mahkemece hükme esas alınan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca düzenlenmiş yetki belgesi ile Kanun'da belirlenen posta tekel hakkı bertaraf edilmiş sayılamaz. O halde Mahkemece, davacının tekel hakkının devam ettiği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi 14.06.2023 tarihli ek kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının asıl karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e095fd148794da2c b501cc7f2a43ab4b