Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1717 E., 2025/518 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1717 E., 2025/518 K. (04.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1717
Karar No
2025/518
Karar Tarihi
04.02.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/1717 E. , 2025/518 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1605 Esas, 2022/1585 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesindeve H.Z.R Taşımacılık Ltd.Şti'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin teminatı için müvekkiline ait taşınmaz üzerine, davalı banka lehine 04.02.2005 tarihinde ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin hakim hissedarı ve yöneticisi olduğu bu şirketlerin davalı bankaya olan tüm borçlarını ödeyip riski kapattığını, sonrasında Bilgin İnşaattaki tüm hisselerini dava dışı Yunus Ardil'e devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, adı geçen şirketin unvanını, şeklinde değiştirdiğini, müvekkilinin davalı bankaya başvurarak ipoteğin kaldırılmasını istediğini, ancak davalı bankanın, Ardil Madencilik'le imzaladığı kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacağı olduğunu belirterek ipoteği kaldırmadığını, oysa ipotek senedinde de belirtildiği üzere ipoteğin Bilgin İnşaat ve H.Z.R Taşımacılık şirketlerinin borçlarının teminatı olmak üzere tesis edildiğini, adı geçen şirketlerin tüm kredi borçlarının da ödendiğini, Ardil Madencilik'in, müvekkilinin hisselerini devretmesinden ve unvan değişikliğinden sonra davalı bankadan kullandığı krediler ipotek teminatı kapsamına girmediği gibi müvekkilinin bu kredi sözleşmelerinde herhangi bir sıfatla da yer almadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipotekli taşınmazın unvan değişikliğinden sonra da teminatta kalmaya devam ettiğini, firmaya bu teminata istinaden kredi kullandırıldığını, davacının lehine ipotek verdiği firmaların halen müvekkiline borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, dava dışı tüzel kişi Ardil Madencilik lehine verilen, fekki bildirilinceye kadar doğmuş veya doğacak bütün borçları 200.000,00 TL'ye kadar temin eden ipoteğin şirket hissesini devrettiği gerekçesi ile fekkini talep etmiş ise de; ipoteğin ayni hak olduğu, terkin edilmediği takdirde kural olarak sona ermeyeceği, rotatif kredilerde kullanılan krediler kapatılsa dahi, ileride kullanılabilecek diğer kredilerin de teminatını teşkil edeceği, borç tamamen bitmiş ise alacaklıdan terkin istenebilir ise de, davacının borcun tamamen sıfırlandığı anda alacaklıdan böyle bir terkin isteminde bulunduğunu ispatlayamadığı, böyle bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, şirket hissesinin el değiştirmesinin, ipotekle bağlantısının bulunmadığı, ipoteğin ayni bir teminat olduğu ve kural olarak şahsa bağlı değil alacağa bağlı olduğu, dolayısıyla alacak sona ermediği sürece diğer değişikliklerin ipoteğin varlığını ve diğer şartlarını değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotek senedinin incelendiğinde, ipoteğin davacının müdürü ve ortağı bulunduğu ve Taşımacılık Ltd. Şti.'nin davalı bankaya doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verildiğinin görüldüğü, davacı tarafından borçlarının ödendiği tarihte ipoteğin kaldırılması için bankaya bildirimde bulunulmadığı, Şti.'nin devamı olan dava dışı borçlu Madencilik'in kullanmış olduğu kredi nedeniyle bankaya borçlu olduğunun banka kayıtları ve mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile sabit olduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı