Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/623 E., 2025/481 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/623 E., 2025/481 K. (03.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/623
Karar No
2025/481
Karar Tarihi
03.02.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/623 E. , 2025/481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1896 Esas, 2023/1770 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/613 E., 2022/817 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Demirbank A.Ş. ile davalı ... Denizli El Sanatları A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine diğer davalıların müteselsil kefil olduklarını, kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, dava konusu alacağın banka tarafından müvekkiline temlik edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, temlik sözleşmesinin dayanağı olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararının takip tarihinden önce Danıştay tarafından iptal edildiğini, kararın kesinleştiğini, RCT Varlık A.Ş. tarafından aynı alacak için başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, temliğin geçersiz olduğunu, zaman aşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Demirbank A.Ş.'nin sermayesinin yarıdan fazlasının kamu kurum ve kuruluşlarına ait olmadığı, hisselerinin çoğunluğu üzerinde kamu kurum ve kuruluşlarının idare ve temsil yetkisi bulunmadığı, dava konusu alacağın hesap kat ihtarı ile 16.10.2001 tarihinde muaccel olduğu, 26.10.2001 tarihli temlik sözleşmesi ile alacağın davacıya temlik edildiği, takibin ise 18.03.2015 tarihinde başlatıldığı, dava konusu alacağın temlikine dair sözleşmenin düzenlendiği 26.10.2001 tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında alacağın fon alacağı niteliği taşımadığı, zira Demirbank A.Ş.'nin TMSF'ye devrine ilişkin 06.12.2000 tarihli kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 18.12.2003 tarih 2003/782 E., 2003/960 K. sayılı kararı doğrultusunda iptal edildiği, kararın 15.12.2005 tarihinde kesinleştiği, Demirbank A.Ş'nin fona devrinin iptal edilmiş olması nedeni ile yalnız alacağın temlik alınması ile kredi alacağı fon alacağı haline gelmeyeceğinden fon alacakları hakkındaki 20 yıllık zamanaşımı süresinin dava konusu alacağa uygulanamayacağı, 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin somut olaya uygulanması gerektiği, davalıların zamanaşımı definde bulundukları, alacağın muaccel olduğu 16.10.2001 tarihinden takip tarihi olan 18.03.2015 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu alacak fon alacağı niteliğinde olup bu alacaklara ilişkin zaman aşımı süresi 20 yıldır. Alacağın 16.10.2001 tarihinde muaccel hale geldiği, icra takibinin ise 18.03.2015 tarihinde başlatıldığı gözetildiğinde 20 yıllık sürenin henüz dolmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2009/8451 E., 2010/5584 K. sayılı kararı da iş bu dosya bakımından emsal teşkil etmemektedir. O halde, Mahkemece, zaman aşımı süresinin dolmadığı gözetilerek tarafların iddia ve taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken, davanın zaman aşımından dolayı usulden reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı