11. Hukuk Dairesi 2024/2135 E. , 2025/476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/971 Esas, 2024/68 Karar.. HÜKÜM : Kısmen kabul SAYISI : 2018/504 E., 2020/197 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/79944 sayılı "MALL OF SİDE" ibareli marka başvurusuna müvekkili adına tescilli "MALL OF" asıl unsurlu markalarına dayanılarak yapılan itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, başvuruda yer alan Side ibaresinin, Antalya’nın ilçesine bağlı bir mahalle adı olduğunu, müvekkili markalarının hem Türkiye hem de dünya çapında tanınmış marka niteliğinde olduğunu, müvekkilinin "MALL OF ANTALYA" markasının Akdeniz Bölgesi’ndeki en büyük alışveriş ve eğlence kompleksinin adı olduğunu, "MALL OF SİDE" ibaresinin müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını ya da markalar arasında idari ve ekonomik bir bağın kurulacağını, davalının markasının tescili halinde haksız rekabete yol açılacağını ileri sürerek YİDK’ın 2018-M-8942 sayılı kararın iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki karıştırılma koşullarının oluştuğu, her ne kadar davacı SMK'nın 6/5 hükmü anlamında tanınmışlık iddiasında bulunmuş ise de bu hususun ispatlanmadığı, ancak bu durumun sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılarca istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf yoluna başvuranların sadece davalılar olduğu, taraf markalarındaki "Side, İstanbul, Antalya" ibarelerinin yer adı olup herhangi bir ayırt edicilikleri bulunmadığı, taraf markalarının asli unsurunun "MALL OF" ibaresi olduğu, bu ibarenin ayırt ediciliği çok yüksek değil ise de markalarda yer alan diğer unsurların da ayırt edici olmamaları ve özellikle davacının "MALL OF ANTALYA" ibareli markasının bulunması hususu birlikte değerlendirildiğinde, Antalya'da bir yer adı olan "Side" ibaresi kullanılmak suretiyle oluşturulan "MALL OF SİDE" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin doğacağı, taraf marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu; marka kapsamlarının karşılaştırılmasına gelince, dava konusu başvurunun kapsamında 35. sınıf hizmetlerin yer aldığı, davacı şirkete ait markaların kapsamlarında 16. ve 19. sınıftaki -kararda sayılı- mallar ile 43. sınıftaki hizmetlerin bulunduğu, itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 35. sınıf mağazacılık hizmetlerinin 16 ve 19. sınıftaki malların satışına özgülendiği, 2011/52807 ve 2007/42126 sayılı davacı markalarının ise herhangi bir malın satışına özgülenmediği, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 35/01-04. sınıf hizmetlerle, 16. ve 19. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri davacının itirazına mesnet markaları kapsamlarında aynen yer aldığından, ayrıca ticari bir malı üreten kimsenin, bu malı satışa sunması ticari hayatın gereği olup, davacının itirazına mesnet markaları kapsamlarında bulunan "Tespihler" mallarıyla, dava konusu başvuru kapsamında yer alan bu malların satışına özgülenmiş perakendecilik hizmetleri arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında benzerlik bulunduğundan, bu hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin şartın gerçekleştiği, sayılan hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, davacının itirazına mesnet 2011/52807 ve 2007/42126 sayılı markaları kapsamında genel olarak mağazacılık hizmetleri bulunduğu, herhangi bir mala özgülenmediği, tescilli markanın ancak üzerinde kullanıldığı malların ispat edilmesi halinde bu malların satışına özgü perakendecilik hizmetlerini içerir marka başvurusuna engel olabileceği, İlk Derece Mahkemesince bu konuda bir araştırma yapılmadığı, Dairece alınan bilirkişi raporundan zikredilen iki davacı markasının herhangi bir malın satışına özgü mağazacılık hizmetlerinde kullanılmadığı anlaşıldığından bu markaların belirli malların satışına özgülenmiş perakendecilik hizmetlerin içeren başvuru ile benzer olmadığının kabulü gerektiği gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 22.10.2018 tarihli ve 2018-M-8942 sayılı kararının, 35. sınıfta yer alan -hükümde sayılı- mal ve hizmetler yönünden iptali ile aynı mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, 03.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d6f29015b050e433 ca2427217e66c4e2