Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6046 E., 2025/4686 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6046 E., 2025/4686 K. (30.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6046
Karar No
2025/4686
Karar Tarihi
30.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6046 E. , 2025/4686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/214 Esas, 2024/685 Karar HÜKÜM :Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI :2021/627 E., 2022/966 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." markasıyla ikinci el araçlara oto ekspertiz işlemi faaliyetinde bulunan, sektöründe lider ve bilinen bir marka olduğunu, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 37. ve 42. sınıflarda tescilli “...” isimli markanın sahibi olduğunu, müvekkili şirketin hak sahibi olduğu "..." markasını ... sözleşmesi ile üçüncü kişilere münhasır olmayan bir şekilde kullanım hakkı verdiğini, davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi, sadakat ve özen borcuna aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, fesih ihtarında müvekkili şirkete ait olan "..." markası ve ismini taşıyan veya içeren tabela, totem ile her türlü yazılı ve görsel unsurların işletmelerde kullanılmaması ve kaldırılmasının açıkça bildirilmesine rağmen davalının müvekkili şirketin markasını, ismini ve logosunu haksız ve hukuka aykırı olarak her iki işletmesinde de kullanmaya devam ettiğini, Çorum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/20 D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını ve bilirkişi raporu düzenlendiğini, anılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının her iki adresindeki işletmesinde müvekkilinin sahip olduğu marka üzerinden ticari faaliyetlerini yürütmeye devam ettiğini, davalı ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme ilişkisi sona ermesine rağmen davalının müvekkili şirketin markasını kullanmaya devam ederek haksız kazanç elde ettiğini, davalının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin marka hakkına tecavüzün durdurulması, men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının markaya tecavüz eylemlerinin iki işletmede de gerçekleşmiş olduğu sabit olduğundan her iki sözleşmede hüküm altına alınan 15.000,00'er TL cezai şart olarak toplam 30.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle, 10.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yıllardır süregelen ticari güven ilişkisine istinaden 01.01.2021 tarihli iki ayrı işyerinde ayrı ayrı ... sözleşmesi imzaladığını, davacının 07.07.2021 tarihinde müvekkiline tebliğ edilen ihtarname ile ekspertiz işleminin ve düzenlenen ekspertiz raporunun online programa kaydedilmediği gerekçesiyle iki ... sözleşmesini feshettiğini, davacının ... sözleşmelerini feshetmesinin haksız nitelikte olduğunu, feshedilen iki ... sözleşmesinin feshine ilişkin olarak haklı bir gerekçe sunulmadığını, davacı ile müvekkili arasında iki farklı ... sözleşmesi bulunmakta olup, hangi sözleşmeye konu işyerinde sözleşmenin ihlal edildiğinin de belirsiz olduğunu, iki sözleşmenin birlikte feshedilmesinin haksız olduğunu, davacının ... sözleşmesi kapsamında cezai şart, maddi ve manevi tazminat talep edebilmesi için sözleşmenin haksız olarak feshedilmemiş olması gerektiğini, müvekkilinin davacının markasını hukuka aykırı kullanmadığını, fesih sonrasında davacının markasını bulunduğu yerlerden kaldırdığını, fakat işin niteliği gereği yeni malzemelerin gelmesinin vakit aldığını ve bu sürenin gayet makul olup, müvekkilinin bu durumdan kaynaklı herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında, 01.01.2021 tarihli "... ... Sözleşmesi" başlıklı iki ayrı işyerinde ayrı ayrı ... sözleşmeleri imzalandığı ve bu sözleşmelerin davacı tarafından feshedildiği, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/12591 Soruşturma sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporu ve Mahkemece aldırılan 26.07.2022 ve 22.11.2022 tarihli bilirkişi raporları ile davalı tarafın sözleşmeye konu adreslerdeki kullanımlarının markaya tecavüz niteliğinde olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.1 maddesinde "... ..., işbu Sözleşme'nin herhangi bir maddesine aykırı davranması halinde, ...'ın herhangi bir zarar veya ziyanını kanıtlamasına gerek olmaksızın 15.000,00 TL (onbeşbintürklirası) cezai şartı, ...'a ödemeyi kayıtsız ve şartsız kabul eder.", 14.1 maddesinde "İşbu Sözleşme'nin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda, ... ..., "...'" çağrıştıran veya işaret etmekte olan bütün ticari isimleri, ticari markaları, ... mağaza sistemi, .. ..., vb. gibi unsurları kullanmayı derhal durduracak ve ...'a iade etmekle yükümlü olacaktır. Bu yükümlülük ayırıcı ve tanıtıcı özelliğe sahip tabelalar, logolar, sloganlar, sosyal medya hesapları, google haritalar, bilgisayar programı, reklam ürünleri, dizayn, dekorasyon, iş kâğıt formları ve dosyaları ve diğer tüm evrak ve dokümanları da kapsar." düzenlemesine, 14.2 maddesinde "... ..., işbu Sözleşme'nin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde ... şubesi olduğunu belirtir veya çağrıştırır isimle, ünvanla ve marka ile faaliyette bulunamaz. İşbu maddeye aykırılık halinde ...'ın her türlü dava açma ve oluşan zararlara ilişkin tazminat hakkı saklı kalmak kaydı ile ... ... işbu Sözleşme'nin 13. maddesindeki cezai koşulunu da ödemekle yükümlüdür." düzenlemelerine yer verildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.1 maddesinde, sözleşmenin herhangi bir maddesine aykırı davranılması halinde cezai şartın ödeneceğinin belirtildiği, sözleşmenin sona ermesine rağmen, bilirkişi raporu ile tespit edilen davalı tarafın kullanımlarının, yine sözleşmenin 14.1 ve 14.2 maddelerine aykırılık teşkil ettiği, 14.1 ve 14.2 maddesindeki koşulların, sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi durumlarında geçerli olduğu, sözleşmenin haklı olarak feshedilip feshedilmediğinin, sözleşmenin 14.1 ve 14.2 maddesinde düzenlenen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği noktasında etkili olmadığı, bu bağlamda davalı her ne kadar feshin haksız olduğunu beyan etmiş ise de, bu durumun sonuca etkili olmadığı, sözleşmenin 13.1 maddesindeki cezai şart koşullarının sonuca etkili olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın “... İli, .... Mahallesi, .. Caddesi, No:.. ve ... İli, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:...” adreslerindeki kullanımlarının davacı tarafa ait 2016/... sayılı markaya olan tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve men'i ile sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 30.000,00 TL cezai şartın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 26.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek yaptırılan tespit sonrası alınan bilirkişi raporu, gerek soruşturma dosyasında alınan rapor gerekse de yargılama sırasında alınan her iki bilirkişi heyeti raporu ile tecavüzün varlığı tespit edildiğinden davalının marka hakkına tecavüzde bulunulmadığına ilişkin istinaf isteminin yerinde görülmediği, sözleşmenin feshinden sonra marka kullanımı markaya tecavüz teşkil ettiğinden, tecavüzün varlığının tespiti için feshin haklı sebebe dayalı olup olmadığının bir önemi bulunmadığından davalının sözleşmenin feshinin haksız olduğuna ilişkin istinaf isteminin yerinde görülmediği, taraflar arasında akdedilen sözleşmesinin 14. maddesi ile işbu maddenin atıf yaptığı 13. madde uyarınca cezai şarta hükmedilmesinde de herhangi bir isabetsizlik olmadığı, davalının, kusurunun bulunmadığı ve bu itibarla manevi tazminata hükmedilemeyeceğine yönelik istinaf isteminin de yerinde görülmediği, davalının, sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı olduğuna yönelik itirazlarının da yerinde görülmediği, davalının tacir olduğu, cezai şartın tacirin mahvına sebebiyet verdiğine dair davacı tarafça somut bir delil ibraz edilmediği gibi, Mahkemece hükmedilen miktarın günün ekonomik koşulları da nazara alındığında tacirin mahvına sebebiyet verecek mahiyette olmadığı kanaatine varıldığından davalı tarafından cezai şartın fahiş olduğu ve tenkise gidilmesi gerektiğine yönelik istinaf isteminin de yerinde görülmediği, tarafların tacir olduğu da nazara alındığında ticari faizin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (3095 sayılı Kanun) uyarınca avans faizi olarak anlaşılacak olmasına göre davalının faizin türüne yönelik istinaf isteminin yerinde görülmediği, hükmün infaza elverişli olup, tereddüt oluşturmaması için hüküm fıkrasının 1. bendinin ve hüküm fıkrasının 2. bendindeki faiz türünün de 3095 sayılı Kanun uyarınca avans faizi olduğu belirtilmek sureti ile yeniden hüküm kurulması gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının dava konusu olan ve bilirkişi raporu ile tecavüz olduğu tespit edilen ... İli, ... Mahallesi, .. Caddesi No:... ve ... İli, ... Mahallesi, .. Caddesi No:... adreslerindeki kullanımlarının davacı adına tescilli 2016/57429 numaralı marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulması ve men'i ile sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 30.000,00 TL cezai şartın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 26.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun uyarınca avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün durdurulması, men'i, ref'i, cezai şart ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4c2832e11a24fd4d cbf60f8698ddd8c2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı