11. Hukuk Dairesi 2024/6450 E. , 2025/4689 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/328 Esas, 2024/1104 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/854 E., 2022/1159 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Şanlıurfa İcra Müdürlüğünün 2019/592 E. sayılı dosyasıyla davalının, müvekkili hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, takibin mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu, tarafların ibra sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşme ile .. İli, .. İlçesi, 1610 ada 13 parsel üzerindeki 5 ve 16 numaralı ve ... Mahallesi 2995 ada 1 parsel numaralı taşınmazların davalıya verildiğini, icra takiplerinden feragat edileceğinin kararlaştırıldığını, karşılığında davalı şirket yetkilisine taşınmaz satışı konusunda vekalet verildiğini, icra takibinin 22.01.2019 tarihinde açıldığını, ibranamenin ise 21.02.2019 tarihinde verildiğini, davacının bu sözleşme ile davalıya tüm borçlarını ödediğini ileri sürerek davacının söz konusu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacı arasında bir kısım inşaat işleri yapılması hususunda ticari işler olduğunu, bu işlerin davacının yapmış olduğu inşaatlarında kullanılacak malzeme ve aynı zamanda bu malzemelerin montajının davalı tarafından yapılması olduğunu, süreç içerisinde çok yüklü miktar alacağın davacı tarafından geç de olsa ödendiğini, 2019 yılı içerisinde davacı şirket yetkililerinin habersiz ve gizli bir şekilde ... ilinden çıktıklarını, alacaklarını elde etmek ve zor durumdan kurtulmak için davacı ile prokol imzalandığını, davacının protokolde belirttiği beyanlara itibar edilerek hiçbir araştırma yapmadan ve araştırma yapılmasına fırsat verilmeden söz konusu protokolün kabul edilerek imzalandığını, protokol ile alacaklarına kavuşamadıklarını, davacının bütün malvarlığını hileli ve muvazaalı olarak kardeşi .. ..a devrettiğini, devrin borcun doğumundan sonraki bir tarihte yapıldığının tapu devir evraklarıyla sabit olduğunu, ikame ettikleri tasarrufun iptali davasını sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli olarak işbu davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen borç ibrası ve ödeme taahhüdüne ilişkin protokolün 2. ve 3. maddesi ile .. İli, ... İlçesi, 1610 ada, 13 parsel üzerindeki 5 ve 16 numaralı bağımsız bölümlerin ve ... Mahallesi, 2995 ada 1 parsel numaralı taşınmazların ...’ye devredileceği kararlaştırılıp bir kısım diğer şartların da öngörüldüğü, taşınmaz malikleri .. .. ve ..'un 22.02.2019 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletname ile ...’ye .. İli, .. İlçesi, 1610 ada, 13 parsel üzerindeki 5 ve 16 numaralı ve .. Mahallesi 2995 ada 1 parsellerin satışı konusunda yetki verdiği, 26.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile niteliği cami arsası olan ... Mahallesi, 2995 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın ... tarafından ...'ye satışının yapıldığı, bu arsanın 11.03.2019 tarihinde 4697 yevmiye numaralı satış senedi ile ... adlı kişiye satışının yapıldığı, ...'in de 15.06.2021 tarihinde 17679 yevmiye ile ... adlı kişiye 156.000,00 TL bedel ile satış yaptığı, davalının sözleşme gereği tapu kayıtlarını protokolde belirtilen kişi üzerine aldığı, bilahare bu tapuları 3. kişilere devrettiği, bu aşamada protokolün hükümsüz olduğuna dair davacıya yazılı olarak bir ihbar ya da ihtarda bulunmadığı, davalının protokolün imzalandığı Şubat ayı ile taşınmazları devraldığı 2019 yılı Mart ayından Eylül ayına kadar uhdesine geçen tapu kayıtlarına herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu durumda davacının protokol gereği edimlerini yerine getirdiği, davalının savunmasının tek dayanağının bahsi geçen taşınmazın cami arsası olması sebebiyle protokolün diğer maddelerinin de hükümsüz hale gelmiş olması olduğu, davalının borç ibrası ve ödeme taahhüdüne ilişkin protokolden beklediği sonucu elde edememesinin protokolün iptalini ya da hükümsüzlüğünü gerektiren bir durum olmadığı, davacının protokol gereği uyuşmazlık konusu edilen edimlerini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2019/592 E. sayılı dosyasıyla takip edilen alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar tarihi olan 27.10.2022 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen 805.220,00 TL üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerekirken, vekalet ücretinin eksik hesaplanarak hüküm altına alınmasının isabetli görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacının Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2019/592 E. sayılı dosyasıyla takip edilen alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine 106.574,20 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5592402652839d0a 83d3a1977f42be58