11. Hukuk Dairesi 2024/6017 E. , 2025/3820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1200 Esas, 2024/1417 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/51 E., 2022/58 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince 09 ve 36. sınıflarda tescili talep edilen 2020/10737 no.lu "..." ibareli markanın yayınına davalı banka tarafından yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) aşamasında yalnızca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmüne dayalı iddialar bakımından kabul edildiğini, söz konusu markada esas unsurun "..." ibaresi olduğunu, markanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, YİDK kararına konu davalı bankanın markalarından 2019/132862 sayılı “...” markası dışındaki markalarda diğer kelimelerin de esas unsur olarak kullanıldığını, tescili istenen sınıflarda ortalama tüketicinin dikkatli olduğu göz önünde bulundurulduğunda markanın başında yer alan “al” ibaresinin “alBaraka” markası ile ilişkilendirileceğini, yeni anlamına gelen “...” kelimesinin marka sahipleri tarafından sıklıkla kullanıldığını, ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğunu, markaların kapsamındaki hizmetlerin belli bir özen ve dikkatle hareket eden yetişkin insanlara yönelik olduğunu, bu nedenle karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu marka başvurusunun tüm mal ve hizmetler için tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "... " ibareli başvuru markası ile davalının "Akbank ..." veya "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla ve özellikle markalar bütünsel açıdan karşılaştırıldığında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu mallar/hizmetler yönünden ortalama düzeydeki tüketici kesimi nazarında taraf markaları arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik anlamda birbirine bağlı işletmelere ait markalar algısı oluşmayacağı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmündeki iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali koşulu oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresinin Yunanca "yeni" anlamına geldiği ve önünde kullanıldığı sözcüğe "yeni" anlamını kattığı, ticaret hayatından sosyal hayata kadar pek çok alanda yaygın şekilde kullanılan zayıf bir ibare olduğundan, davalının bunu öngörerek aynı ibarenin başka sözcüklerin ilavesiyle farklı kişilerce marka olarak kullanılmasına katlanması gerektiği, başvuruda yer alan diğer unsurlarla davalı ... markalarından yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle davalı markalarının SMK'nın 6/5 hükmü anlamında tanınmışlığının varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 27463a23fa11eadc ebfbd39b1ade3f66