Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/399 E., 2025/3821 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/399 E., 2025/3821 K. (29.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/399
Karar No
2025/3821
Karar Tarihi
29.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/399 E. , 2025/3821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1796 Esas, 2023/1221 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2014/546 E., 2019/1176 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile ... Metal Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şirketi (...) arasında aktedilen faktoring sözleşmesi doğrultusunda davacının ...’e ihracat faktoring işlemi yapacağını, ....'nın (...) davacının uluslararası partneri olduğunu ve bu şirket ile 12.05.2011 FC1 Interfactor Agreement (Uluslararası Faktoring Derneği Faktörler Arası Antlaşma) imzalandığını, ...’nin muhabir şirket olduğunu, bu doğrultuda ...'nin tanıtım mektubu talep ettiğini, bunun davalı .... (...) ile ... tarafından imzalanarak 07.02.2012 tarihinde kendilerine verildiğini, ...’nın 30.01.2013 tarihinde bildirim yaptığını ve 07.12.2012 tarihinden itibaren ihtilaf çıkardığını, kalan 2.101.374,26 euro ödeme yapmayı durdurduğunu, bunun üzerine ... ile irtibata geçilerek gerekenin yapılmasının ve gerek görülmesi halinde yasal yollara başvurulmasının istendiğini, bunun üzerine ..., ..., ... ve davacı şirketin bir araya gelerek yapılan görüşmeler sonucu fatura borçlusu ...’nın 14.06.2013 tarihinde 586.221,51 euroluk bir ödemeyi gerçekleştirdiğini, bu bedelin ... tarafından davacıya gönderildiğini, müvekkili şirketin ihracat faktoringi kapsamında temlik alarak davalı ...'dan alacaklı hale geldiğini ileri sürerek 1.515.152,65 euro tutarındaki fatura alacaklarının fatura vade tarihlerinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi gereğince yürütülecek yıllık %8,5 gecikme (temerrüt) faizi ile birlikte euro olarak veya fiili ödeme gün ve günlerindeki döviz efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalı ...'dan tahsiline, ayrıca davalı şirketin geç ödediği 586.221,51 euro’nun da fatura vade tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince yıllık %8,5 üzerinden tahakkuk etmiş 26.306,23 euro temerrüt faizinin euro olarak veya fiili ödeme gün ve günlerindeki döviz efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; faturaların proforma olduğunu, konsinye satış faturası düzenlenmesi gerektiğini, hatalı fatura düzenlendiğini, alacağın vadesinin gelmediğini, takas bildiriminde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının faktoring sözleşmesi gereği davalı şirketten vadesi gelmiş satış faturalarına istinaden, tahsil edilen fatura bedelleri mahsup edildikten sonra, bakiye 1.515.152,65 euro (tahsil edilemeyen fatura bedeli) ve 586.221,51 euro tutarındaki fatura bedellerinin gecikmeli olarak tahsil edilmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle işlemiş faiz alacağı olarak 11.298,79 euro talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplamda 1.515.152,65 euronun; 1.111,26 euroluk kısmının 30.11.2012 tarihinden, 148.043,78 euroluk kısmının 7.12.2012 tarihinden, 151.862,47 euroluk kısmının 21.12.2012 tarihinden, 153.424,29 euroluk kısmının 1.1.2013 tarihinden, 152.017,37 euroluk kısmının 09.01.2013 tarihinden, 149.923,97 euroluk kısmının 01.3.2013 tarihinden, 150.011,54 euroluk kısmının 08.03.2012 tarihinden, 150.028.82 euroluk kısmının 19.03.2013 tarihinden, 149.724,42 euroluk kısmının 27.03.2013 tarihinden, 155.329,24 euroluk kısmının 03.04.2013 tarihinden, 153.605,49 euroluk kısmının 15.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek oranda temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, geç ödeme nedeniyle işlemiş olan 11.298,79 euro faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve dava dışı ... arasında 25.03.2011 tarihli limit içermeyen faktoring sözleşmesi düzenlendiği, davacı kayıtlarına göre dava dışı borçlu ...'e 28.03.2011 tarihinde 2.500.000,00 USD limit tanımlandığı, aynı taraflar arasında 11.07.2012 tarihli 2.500.000,00 USD limitli faktoring sözleşmesi düzenlendiği, davacı ihracatçı faktorun, ...'in davalıdan olan alacağını devralıp muhabir faktor ...'ye devrettiği, ancak ...'nin fatura alacaklarını davacıya geri temlik ettiği, taraflar arasındaki ikili faktor ilişkisi gereği alacaklı ve borçlunun ödemelerin muhabir faktor olan ...'ye yapılacağı konusunda taahhüt verdikleri ve ödemelerin ... hesabına yapıldığı, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, ... tarafından, davacı şirkete, davalı şirket adına düzenlenmiş ve faktoring yapılması için tevdii edilen 27 adet fatura tutarı 4.137.665,41 euronun 2.622.512,66 euro kısmının ... vasıtasıyla tahsil edildiği, 1.515.152,75 euronun ise tahsili sağlanamayan faturalar toplamı olduğu, 586.221,51 euro tutarındaki fatura bedellerinin gecikmeli olarak tahsil edildiği, davacının dava tarihi itibariyle 586.221,51 euro tutar için faiz alacağının 11.298,79 euro olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin konsinye satış ilişkisi olduğuna dair bir delil olmadığı, davacı şirket ile dava dışı ... çalışanları arasındaki yazışmaların bu iddianın ispatına yetmediği, sunulan faturalarda bu yönde bir kayıt olmadığı, faturanın satış faturası olmadığının fatura metninden anlaşılmadığı, davalının bu faturaların önemli bir kısmını muhabir faktore ödediği, davacı faktorün şeklen geçerli şekilde düzenlenmiş alacak ihtiva eden faturaları temlik aldığı dikkate alındığında, sonradan faktore karşı temlik edilen faturaların gerçekte konsinye satış faturası olduğuna dair iddiaya itibar edilemeyeceğinden mevcut faturaların satış faturası olarak faktore devredilen vadesi gelmiş faktoring alacağı olarak dikkate alınması gerektiği, davalının, ...'dan 939.094,16 euroluk alacağı olduğu iddiası ile takas savunmasında bulunduğu, davalının takas hakkını ...'ın alacaklarını faktore temlik etmesinden önce kullandığına ve alacaklıya yöntemince bildirdiğine ilişkin somut delil bulunmadığı gibi alacağın devrinden önce takasa uygun muaccel bir alacağın bulunduğuna ilişkin delil sunulmadığı, takas ileri sürülen ... davalıdan olan alacaklarını faktore temlik ettiğinden, davalının ise tanıtım mektubu ibraz ederek 07.02.2012 tarihli faturadan başlayarak bütün faturaların ... faktore temlik edileceği ve ödemenin ancak ... hesabına yapılacağını taahhüt edip bu doğrultuda ...'nin faturalarından kaynaklanan borçlarının önemli bir kısmını nihai temlik alacaklısı konumunda olan muhabir faktor ...'ye ödediğinden, taraflar arasındaki faktoring ilişkisinin ilk düzenlenen sözleşme üzerine başladığı, davalının alacağın temlikinden haberdar olduğu, buna uygun ödeme yaptığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 188. maddesi gereği, borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir ise de, takas ileri sürülen alacağın devredilen alacaktan önce ya da onunla aynı anda muaccel olduğuna dair delil bulunmadığı, takasa konu alacağın 04 ve 08 Ekim 2012 tarihli faturalara dayandığı, dolayısıyla devir öncesi ya da aynı anda doğmuş bir alacak olmadığı, taraflar arasında bakırın davalı tarafından ...'e satıldığı, ... tarafından işlenen bakırın tekrar davalıya satıldığı şeklinde tanımlanan ticari ilişkinin hizmet sözleşmesi yerine satış sözleşmesi üzerinden yürütüldüğü, dolayısıyla temlik edilen satış faturasındaki bakır bedelinin gerçekte davalıya ait davalı tarafından ...'e gönderilen emtia bedeli olduğu iddiasının muvazaa niteliği taşıdığı, TBK'nın 19. maddesi karşısında muvazaa ilişkisi dışında olan üçüncü kişi konumundaki temlik alan faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, takasın yasal koşullarının bulunmadığı, davacının faktoring sözleşmesi gereği davalı şirketten vadesi gelmiş satış faturalarına istinaden, tahsil edilen fatura bedelleri mahsup edildikten sonra, bakiye 1.515.152,65 euro (tahsil edilemeyen fatura bedeli) ve 586.221,51 euro tutarındaki fatura bedellerinin gecikmeli olarak tahsil edilmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle işlemiş faiz alacağı olarak 11.298,79 euro talep edebileceği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yurt dışı (ihracat) faktoring ilişkisinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı