Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/5990 E., 2025/3891 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5990 E., 2025/3891 K. (02.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5990
Karar No
2025/3891
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/5990 E. , 2025/3891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1034 Esas, 2024/873 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/336 E., 2021/499 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile hakkındaki dava kayıt kabul davası olması nedeniyle tefrik edilen davalı borçlu ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. (..) arasında kredi sözleşmesi yapıldığını ve bu sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığını, diğer davalılar ..., ..., ...'nun ise kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attıklarını, asıl borçlu ....’ın sözleşme gereğince ödenmesi gereken kredi borcunu ödemediğini, borcun 26.03.2003 tarihinde kat edilerek davalı borçlulara aynı tarihte ihtarname gönderildiğini ve ihtarnamenin 28.03.2003 tarihinde tüm borçlulara tebliğ edilmiş olmasına rağmen sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmediğini, .... lehine düzenlenen mer'i teminat mektubu bedellerinin depo edilmediğini, alacağın tahsilini sağlamak amacıyla Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2004/4233 sayılı icra dosyasında 27.08.2004 tarihinde 11.680.761.646.473,00 TL üzerinde haciz kararı alınarak ilamsız takibe geçtiklerini ve takibin davalı borçluların hukuki dayanaktan yoksun ve haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takip talebi ve ödeme emrinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na aykırı olduğunu, alacaklının alacağının hangi kredi sözleşmesine dayandığını açıkça belirtmesi gerektiğini, bu hususla ilgili olarak takip beyanlarında hiç bir açıklamanın bulunmadığını, davacı bankanın ana alacak yönünden böyle bir belirleme yapmadığını, borcun hangi sözleşmeden ve hangi miktar üzerinden faiz işletildiğinin belirtilmediğini, taraflar arasındaki borç ilişkisinin USD cinsinden yabancı para olduğunu, harca esas miktarın gösterildiği rakam ile dayanak icra takibindeki ana alacağın birbirinden farklılık taşıdığını, müvekkilinin bankadan kullanacağı 25.000.000,00 USD’ye karşılık yürütmüş olduğu projelerden kaynaklı doğan alacaklarından 36.000.000,00 USD ve 45.000.000,00 USD’yi temlik verdiğini, davacı bankanın müvekkilinden temlikleri aldıktan sonra çeşitli tarihlerde düzenlenmiş bulunan genel kredi, cari hesap sözleşmelerine esas olarak nakdi kredi kullandırıldığını, müvekkilinin davacı bankadan kullanmış olduğu kredilere karşılık 32.755.531,00 USD tutarında ödeme yaptığını, davacı bankanın bu tahsilatları müvekkilinin hak edişindeki temlikten doğrudan doğruya kendi hesaplarına geçirerek aldığını, hiç bir dönem müvekkilinin borç alacak hesaplarından ayrıntılı bilgisi olmadığını, davacı bankanın ana alacağını ve fer'ilerini müvekkilinden tahsil etmiş olmasına rağmen alacak talebinde bulunduğunu, müvekkiline borç hesabı çıkarırken fahiş nispette faiz uyguladığını, bunun da davacı yönünden sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle döviz kurunun yükseldiğini, davacı bankanın yapması gereken işlemleri geç yaparak fazla faiz işlemesine neden olduğunu savunarak davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacı Banka ile müflis Vinsan arasında genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladıkları, davacı bankanın alacağının tahsili amacıyla icra takibinden önce noter aracılığıyla davalılara 26.03.2003 tarihli ihtarname gönderildiği, tarafların borçlarını ödememesi iddiasıyla haklarında Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2004/4233 E. sayılı icra dosyasında takip yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacı bankanın asıl alacak 3.871.759,86 TL, işlemiş faiz 6.689.434,61 TL ve BSMV 334.471,23 TL olmak üzere toplam 10.895.666,21 TL alacağının bulunduğu, bu alacaktan imzalanan kredi sözleşmelerindeki müteselsil kefaletlerinden dolayı davalıların sorumlu oldukları, bu nedenle tespit edilen alacak miktarı kadar icra takibinden ödeme emrine yapılan itirazlarda davalıların haksız oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2004/4233 E. sayılı dosyasında davalılar ..., ..., ... tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 3.871.759,86 TL asıl alacak, 6.689.434,61 TL işlemiş faiz ve 334.471,23 TL BSMV olmak üzere toplam 10.895.666,21 TL miktar üzerinden iptaline, asıl alacağın takip tarihinden itibaren %97,5 oranında faiz yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, itirazın iptaline karar verilen alacağın %40'ı olan 4.358.266,48 TL icra inkar tazminatının davalılar ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ile davalılar vekilince istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince dosya ilk olarak 17.03.2022 tarih 2022/250 E., 2022/349 K. sayılı karar ile davalılar vekiline eksik nispi istinaf karar harcının ikmal edilmesi için muhtıra çıkarılarak, muhtıranın gereği yapılmak üzere geri çevrilmiş, İlk Derece Mahkemesince davalılar vekiline istinaf nispi harcın tamamlanması hususunda 1 haftalık verilen kesin süreye rağmen nispi istinaf karar harcının tamamlanmaması üzerine 28.04.2022 tarihli "İstinaf Başvurusunun Reddi Kararı" ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiş, davalılar vekilince bu ek kararın bu defa istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve maktu istinaf karar harcı yatırılmak ve adli yardım talebinde bulunmak suretiyle istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 15.05.2024 tarihli ara karar ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair 08.09.2021 tarihli kararına karşı istinaf süresinde ve istinaf dilekçesi ile birlikte adli yardım talebinde bulunmadığı ve istinaf süresi bitiminden sonra çıkarılmış muhtıra ile biten süreden sonra verilen ek karara karşı istinaf istemi ile adli yardımda bulunduğu gerekçesiyle davalıların yerinde görülmeyen adli yardım talebinin reddine karar verilmiş, davalılar vekilinin adli yardım isteminin reddine dair bu karara itirazı ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 25.06.2024 tarih 2024/3 D.İş, 2024/2 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 29.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda, davacı Bankanın davalı kefillerden takip tarihi itibariyle 3.871.759,86 TL asıl alacak, 6.689.434,61 TL işlemiş faiz ve 334.471,23 TL BSMV olmak üzere toplam 10.895.666,21 TL alacaklı olduğunun bildirildiği, dosya kapsamından davacı banka ile müflis Vinsan arasında genel kredi sözleşmelerinin imzalandığının, davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladıklarının, asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine davacı tarafından hesabın kat edilerek asıl borçlu şirket ve davalılara gönderilen 26.03.2003 tarihli ihtarnamenin asıl borçlu şirkete ve davalı kefillere 28.03.2003 tarihinde tebliğ edildiğinin, verilen 1 günlük atıfet süresi sonunda davalıların 30.03.2003 tarihinde temerrüde düştüklerinin, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2004/4233 E. sayılı icra dosyasında başlatılan icra takibinde bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı kefillerden 3.871.759,86 TL asıl alacak, 6.689.434,61 TL işlemiş faiz ve 334.471,23 TL BSMV olmak üzere toplam 10.895.666,21 TL alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve denetime elverişli olmakla İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlarda hata bulunmaması nedeniyle davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı miktarının da yerinde olduğu, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddinin gerektiği, davalılar vekilinin istinaf başvurusuna gelince; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.09.2021 tarihli karara karşı davalılar vekilince süresinde istinaf yoluna ilk olarak adli yardım talebi olmaksızın başvurulduğu, 17.03.2022 tarih 2022/250 E., 2022/349 K. sayılı Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile davalılar vekiline eksik nispi istinaf karar harcının ikmal edilmesi için muhtıra çıkarılarak, muhtıranın gereği yapılmak üzere dosyanın geri çevrildiği, İlk Derece Mahkemesince davalılar vekiline istinaf nispi harcın tamamlanması hususunda 1 haftalık kesin süre verilerek çıkarılan muhtıranın tebliğine ve verilen kesin süreye rağmen nispi istinaf karar harcının tamamlanmaması üzerine 28.04.2022 tarihli "İstinaf Başvurusunun Reddi Kararı" ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği ve bu ek kararın bu defa istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve maktu istinaf karar harcı yatırılmak ve adli yardım talebinde bulunmak suretiyle istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 15.05.2024 tarihli ara karar ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair 08.09.2021 tarihli kararına karşı istinaf süresinde ve istinaf dilekçesi ile birlikte adli yardım talebinde bulunmadığı ve istinaf süresi bitiminden sonra çıkarılmış muhtıra ile biten süreden sonra verilen ek karara karşı istinaf istemi ile adli yardımda bulunduğu gerekçesiyle davalıların yerinde görülmeyen adli yardım talebinin reddine karar verildiği, bu adli yardım isteminin reddine dair karara karşı davalılar vekilinin itirazının da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 25.06.2024 tarih 2024/3 D.İş, 2024/2 K. sayılı kararı ile reddedildiğinden, adli yardım talebinin reddi kararı gerekçesine göre yeniden harç tamamlanması için süre verilmesine yasal olarak imkan da bulunmadığından davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddi kararına karşı istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin 28.04.2022 tarih 2021/336 E., 2021/499 K. sayılı istinaf başvurusunun reddi kararına karşı istinaf başvurusunun ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmediği iddiasına dayalı olarak davalı kefiller aleyhinde alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin olarak verilen kararla ek kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 02.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı