11. Hukuk Dairesi 2024/5855 E. , 2025/3758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1048 Esas, 2024/1281 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/393 E. - 2024/1281 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşmasız olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Denge", "... Denge" gibi "Denge" ana unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "yudum denge" ibaresini 29. ve 30. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/48691 sayılı başvuruya karşı müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın Markalar Dairesince kısmen reddine karar verilerek başvuru kapsamından 29. sınıftaki mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, müvekkilinin “Denge” ibareli markalarının bulunduğunu, markaları kesintisiz ve fasılasız olarak kullanarak maruf ve meşhur ... getirdiğini, müvekkiline ait markaların tanınmış marka olduğunu ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/4. ve 6/5. maddeleri kapsamında tescil engeli bulunduğunu, yine marka benzerlik incelemesinde markaların tanınmış olmasının da göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca tescil engeli bulunduğunu, emsal yargılamalarda “Denge” ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verildiğini, YİDK kararında her ne kadar kullanım ispatı ile ilgili belgelerin yeterli görülmediği belirtilmişse de müvekkilinin bu markaları uzun süredir kesintisiz olarak kullanmakta olduğunu, davalının marka olarak başka ibareleri seçme özgürlüğü bulunurken “Denge” ibaresini seçmesinin kötüniyetli olduğunu ve SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek YİDK’in 202-M-8446 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sıvı yağ sektörünün en bilinen markası olduğunu, davacının marka serisi içerisine girerek bundan haksız kazanç sağlama ihtiyacının bulunmadığını, “YUDUM” markasının tanınmış marka olduğunu, bu markanın sonuna eklediği “OMEGA3”, “KIZARTMA USTASI” vb. eklerle markalarının serisi yeni markalar ürettiğini, davaya konu marka başvurusunu gören tüketicilerin aklına davacının gelmeyeceğini, davaya konu marka başvurusunun kök ve tali unsur ayrımına tutulmasının doğru olmadığını, davacı tarafından marka işlem dosyası sırasında sunulan kullanıma ilişkin faturaların firma unvanlarının farklı olduğunu, kullanımı ispatlamadığını, başka firmalara ait faturalara itibar edilemeyeceğini, davaya konu marka başvurusunda esas ve kök unsurun “YUDUM” ibaresi olduğunu, “DENGE” ibaresinin zayıf bir unsur olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının özellikle “süt” emtiası üzerinde belirli bir bilinirliğe ulaşması göz önüne alındığında davalıya ait marka başvurusu ile davacıya ait markalardan 2012/94069, 2011/56142, 2011/111080, 2009/11345, 2005/05637, 2002/27687, 99/006342, 99/004782, 99/004557 sayılı markaların kavramsal, sesçil ve görsel benzerliği göz önüne alındığında markaların bütünsel olarak benzer oldukları, davalı firmanın marka işlem dosyası aşamasında, davacının itiraza mesnet markalarından 2012/94069, 2011/56142, 2011/111080, 2009/11345, 2005/05637, 2002/27687, 99/006342, 99/004782, 99/004557 tescil numaralı markaları hakkında kullanım ispatı talebinde bulunduğu, iltibas incelemesinde benzer bulunan markalar arasında 30. sınıf emtiaları içeren markalar bulunmakta ise de anılan markaların 30. sınıf emtialarda kullanıldığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmaması karşısında davacının 2005/05637, 99/004557 ve 2002/27687 sayılı markalarının kullanıldığı tespit edilen “süt” ve “yoğurt” emtiaları yanında, tescilinden itibaren 5 yıl geçmemiş olan 2012/94069 sayılı markanın tescilli olduğu emtialar bakımından nihai incelemenin yapılmasının gerektiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede davaya konu marka başvurusunda bulunan; "Makarnalar, mantılar, erişteler. Puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Tuz. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez." emtiaları bakımından SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca tescil engeli bulunduğu, davacının tescilli markalarına dayandığı, dosyada mübrez belgelerde “DENGE” ibaresinin SMK'nın 6/1. maddesi bağlamında benzer bulunmayan ürünler üzerinde kullanımına dair herhangi bir bilgi yahut belgenin bulunmadığı göz önüne alındığında SMK'nın 6/3. maddesi bağlamındaki talebin kabul edilebilir olmadığı, davacının, Türkiye’de tescilli markalarına dayanarak başvuruya itiraz ettiği ve huzurdaki davayı açtığı, somut uyuşmazlığa SMK'nın 6/4. hükmünün uygulanma imkânı bulunmadığı, davacının “DENGE” ibareli markalarının tanınmış olduğuna dair bir kanaat oluşmadığı, bununla birlikte SMK'nın 6/1. maddesi bağlamında benzer bulunmayan emtialar yönünden SMK'nın 6/5. maddesinin aradığı sair şartların oluşacağına ilişkin herhangi bir emare bulunmadığı, davacı SMK'nın 6/6. maddesi bağlamında “DENGE” ibaresi üzerinde sair bir sınai mülkiyet hakkının bulunduğuna dair bir delil sunmadığından bu madde hükmünün uygulama şartlarının oluşmadığı, SMK'nın 6/7. ve 8. bent hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığı, davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2020-M-8446 sayılı kararının 30. sınıf “makarnalar, mantılar, erişteler. Puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Tuz. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. ” emtiası yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 665cc7e028b2e0ec 72de285e957c929b