Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5785 E., 2025/3497 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5785 E., 2025/3497 K. (20.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5785
Karar No
2025/3497
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/5785 E. , 2025/3497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1172 Esas, 2024/1429 Karar KARAR : Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/210 E., 2024/236 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı ... arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında verilen teminat senedinin, davalı ...'nün sözleşmeden vazgeçmesine rağmen iade edilmediğini, diğer davalıya ciro edilerek davalı ... tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, haciz baskısı altında bir kısım ödeme de yapıldığını, ancak müvekkili şirketin davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanun'un 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 31. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen (6102 sayılı TTK) 5/A maddesine göre, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, eldeki menfi tespit davasında tensipten evvel davacılara, davadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşılamadığını gösterir düzenlenen son tutanak aslının sunulması için yasada öngörülen bir hafta kesin süre verildiği, davacılar vekilinin 25.03.2024 tarihli dilekçesi ile arabuluculuğa 06.03.2024 tarihinde başvurulduğunu, karşı tarafın kötü niyetle süreci uzattığı belirtilerek ek süre verilmesini talep ettiği, dolayısıyla davanın arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açıldığının anlaşıldığı, arabulucuya başvurulmasının mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartı olduğu, bu nedenle dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulmuş olmasının esasa etkili olmadığı gerekçesiyle 6325 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/2, 115. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince istinaf edilmiştir.

III. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanun yoluna başvuran tarafın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın kaldırılması veya değiştirilmesinde korunmaya değer hukuki bir yararının bulunması gerektiği, somut olayda, mahkemece davanın usulden reddine karar verildiğinden, davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler de göz önüne alındığında, Mahkeme kararının kaldırılarak yargılamaya devam edilmesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit talebine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava şartı zorunlu arabuluculuğa dair anlaşamama tutanağının dava açılmadan önce mevcut olup olmaması gerektiği noktasında toplanmaktadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince usulden reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cbb2852467d79965 8386d114070d3b19

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı