11. Hukuk Dairesi 2024/5708 E. , 2025/4035 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1131 Esas, 2024/1308Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/.... sayılı ve “...” ibareli marka tescil başvurusuna davalı ...'nin itirazı üzerine başvurunun 16, 35, 38 ve 41. sınıfta yer alan birtakım hizmetler açısından reddi yönünde verilen 2020-M-357 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının hatalı olduğunu, ret gerekçesi 2012 ... sayılı “...” ibareli marka ile dava konusu başvuru arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, müvekkili markasının “Türkiye’nin Yeni Televizyonu” ibaresinin kısaltması olduğunu, hiçbir ayırt edicilik ihtiva etmeyen "..." ibaresine bağlı kalınarak benzerlik sonucuna ulaşılamayacağını, davacı markası içeriğinde yer alan ve asla tali bir unsur olarak kabul edilemeyecek olan şekli ile birlikte bir bütün olarak oluşturulan logonun iki işaret arasında yeterli düzeyde farklılık oluşturduğunu, davalı ...'nin 16 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden markasal kullanımını ispat etmesinin gerektiğini, davacı adına tescilli 2018/.... tescil numaralı "... .." ibareli markanın, dava konusu marka açısından müktesep hak teşkil ettiğini, 38. sınıfta yer alan hizmetlerin doğası gereği sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı daha yüksek, eğitimli bir tüketiciye hitap ettiğini ileri sürerek 2020-M-357 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ibarenin tanınmışlık düzeyi yüksek “..” markaları ile karıştırılacak düzeyde benzerlik içerdiğini, “...” markasının Türkiye’nin ilk ve tek kamu yayıncısı “...” ile özdeşleşmiş bir marka olduğunu, markalar arasında yalnızca tek bir harf farkının bulunduğunu, bu farkın markaları yeterince ayrıştırmadığı, davacının müvekkilinin markalarına yanaşmayı amaçladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasındaki fonetik benzerliğin varlığı kabul edilebilir ise de görsel anlamda işaretlerin birbirlerinden yeterince uzaklaştığı, dava konusu markanın, davalı markalarının sahip olduğu yerleşik ve tanınmış kurumsal kimlik ile ilişkilendirilebilir bir benzerlik taşımadığı, gerek davalının ana faaliyet alanında gerekse de farklı sektörlerde, taraf markaları ile benzer şekilde oluşturulmuş harf dizilimlerinden ibaret markaların mevcut olduğu/oluşturulabileceği, nitekim YİDK kararında da davalı tarafa ait sair markalar bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığının tespit edildiği, karıştırılma ihtimalinin salt “...” unsurları üzerinden tespit edilemediği, bu bağlamda Kurum kararında her iki markada da ortak yer alan “...” ibaresinin bütünsel açıdan markaları yakınlaştırdığı gibi bir sonuca varıldığı görülmekte ise de salt “...” ibaresinden kaynaklı oluşan benzerlik halinin dahi dava konusu markanın bütünsel algıdaki somut farklılığına üstün tutulmaması gerektiği, bu anlamda taraf markaları arasında benzerliği tespit olunan mal ve hizmetler bakımından dahi ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yanın müktesep hak iddialarına dayanak 2018/... sayılı markasının tescil tarihinin 14.03.2019 olduğu, yine sair markalarının ise 2017 ve 2018 tarihli başvurular oldukları, bu bağlamda anılan markaların tescil tarihleri üzerinden, işbu dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürelerin dahi henüz geçmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2020-M-357 sayılı kararın iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Kurum vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 04.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.