Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/5606 E., 2025/4034 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5606 E., 2025/4034 K. (04.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5606
Karar No
2025/4034
Karar Tarihi
04.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5606 E. , 2025/4034 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/906 Esas, 2024/1186 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait "..." ibareli tasarım başvurularının bulunduğunu, söz konusu ibare üzerinde davacının müktesep hakkının bulunduğunu, tüketiciler nezdinde bilindiğini, "..." ibareli marka ile oluşturulan tasarımların ambalajının büyük bir kısmını kapsayan marka ibaresinin de bu seri marka oluşturma kastında önemli bir yer edindiğini, müvekkili adına 2019/07695-9 başvuru numarası ile kayıtlı tasarımın tescili için başvurulduğunu, ancak davalı şirket tarafından yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile kabul edildiğini, davacının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığını ve karıştırılma ihtimali olmadığını, tasarımların 5 yıllık bir koruma süresince korunduğunu ve bu sürenin ardından tasarımın kamuya sunularak kamu yararı gereği herkesçe kullanılabilir hale geldiğini, davalı tasarımının 2013 yılında tescil ettirildiğini ve bu sürenin sonunda yenilendiğini, koruma süresi yenilenmeyen bir tasarımın artık kamu tarafından kullanılabileceğini ileri sürerek YİDK'in 2020/T-741 sayılı kararının iptaline ve tasarımının tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarım başvurusunun yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının "Şeker ve Çikolata Kaplı Draje" ürünü için kullandığı ürün kabı tasarımının, müvekkilinin lisans hakkına sahip olduğu itiraza mesnet tescilli tasarımın ayırt edilemeyecek derecede benzeri olduğunu, davacı tasarımının, müvekkilinin lisans hakkı sahibi olduğu tasarımı ile birebir taklit oluşturulduğu izlenimi uyandırdığını, davacının kullanım ve tasarım tescil başvurusunun kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, karşılaştırmaya konu her iki tasarımın da dairesel forma sahip olduğu, dairesel formu 6 eşit daire dilimine bölen seperatörlerin bulunduğu, her iki tasarımın oransal yapılarının birbirine çok yakın olduğu, aralarında görülebilen tek farkın, davacı tasarımının üst görünüm kesiti itibariyle tabanı düz iken, davalı tasarımının seperasyon çizgilerinin tabanda da belirgin olmasından kaynaklandığı, ancak davacı tasarımının taban görseli bulunmadığından bunun bir fark olup olmadığının anlaşılamadığı, seçenek özgürlüğünün bu denli geniş olduğu bir alanda tespit edilmiş olan farklılıkların, benzerlikler karşısında detay seviyesinde kaldığı/kalacağı, bu sebeple davacı tescilinde yer alan gıda ambalajı ürününün, davalı şirketin redde mesnet gösterdiği tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ed45b406768c2db9 2fba4c5a6fce5fdf

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı