Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6556 E., 2025/4041 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6556 E., 2025/4041 K. (04.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6556
Karar No
2025/4041
Karar Tarihi
04.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6556 E. , 2025/4041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1232 Esas, 2023/1197Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/132 E., 2020/194 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "../.." esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, bu ibarelerin aynı zamanda davacıya ait "www......com.tr" alan adının da esas unsuru bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2017/61826 sayılı ".." ibareli marka başvurusunu yaptığını, bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa söz konusu markalar arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik olduğunu, davalı yan başvurusunun tescili halinde tüketici nezdinde söz konusu başvurunun, davacının seri markalarından biri olarak algılanacağını, başvuru kapsamındaki 7.,12. ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetlerin de markalarının kapsamlarında yer aldığını, markalarının tanınmış olduğunu ve dava konusu başvurunun tescili halinde bu tanınmışlıktan haksız olarak yararlanılacağı gibi markalarının ayırt edici karakterlerinin de zedeleneceğini, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2019-M-414 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil edilmiş olması durumunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markalarla dava konusu başvuru arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, "..." ibaresi ile markalarda yer alan kısmi benzerliğin karışıklığın doğması için yeterli olmadığı, Türkiye’de yaşayan herkesin büyük, geniş ve uzun anlamlarıyla bildiği sıfatlar kullanılarak oluşturulan bu markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda oldukları, bu tür markalar arasındaki iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği, yargılama konusu olay açısından da aynı hususun söz konusu olduğu, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da bulunmadığı, başvurunun kötüniyetli olduğunu gösterir hiçbir vakıa ve emarenin olmadığı, sadece alan adı tescilinin sınai hak doğurmayacağı, anılan alan adını taşıyan web sayfasının davacının markalarının kullanımı niteliğinde olduğu ve onlardan bağımsız bir hak doğurmasının mümkün olmadığı, aksi de düşünülse iltibas tehlikesinin bulunmadığına dair kabul karşısında davacının alan adı tescilinin de davalı başvurusunu engellemeyeceği, yine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 hükmünün uygulanma alanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeisyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı