Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5639 E., 2025/3541 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5639 E., 2025/3541 K. (21.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5639
Karar No
2025/3541
Karar Tarihi
21.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5639 E. , 2025/3541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/962 Esas, 2024/1214 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/283 E., 2021/225 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/00854 sayılı "Zarrin Mehr+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Kurum tarafından 2015/44539 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü uyarınca müvekkili başvurusunun kısmen reddedildiğini, başvuru konusu markanın çeşitli ülkelerde müvekkili adına tescilli olduğunu, redde mesnet gösterilen markanın sahibinin de müvekkili ile aynı sektörde ticari faaliyetini sürdürdüğünü ve müvekkili markası ile iltibas teşkil eden ürünleri tüketicilere arz ettiğini, redde mesnet marka sahibinin müvekkilinin markasını bildiğini ya da bilmesi gerektiğini, müvekkilinin markasını, redde mesnet marka sahibinden çok önce kullandığını, redde mesnet marka tescilinin kötüniyetli olduğunu, "..." ibareli markanın gerçek ve öncelikli hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2020-M-5802 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markasının "ZARRİN MEHR+şekil" ibaresinden oluştuğu, redde mesnet markanın ise "..." ibareli olduğu, markalar arasında yüksek derecede benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olarak değerlendirilemeyeceği, davaya konu başvuru markasında belirgin olarak yer alan şekil unsurunun mesnet markada yer almadığı, bu açıdan başvuru ve redde mesnet markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun söylenemeyeceği, mesnet markanın SMK'nın 5/1-ç hükmüne göre mutlak ret sebebi oluşturmayacağı, başvuru ve mesnet markadaki var olabilecek iltibas düzeyindeki benzerliğin ise nispi ret sebebi sayılıp yayıma itiraz üzerine ele alınabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2020-M-5802 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SMK'nın 5/1-ç hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarih, 2020/1019 E., 5419 K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu, buna göre "Zarrin Mehr+şekil" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2015/44539 sayılı "Zarrin mehr" ibareli marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvurunun tertip tarzı ve yer verilen şekil unsuru ile anılan madde anlamında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 827d9721071745b2 a5a2044b7d6e4cd8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı