Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/5611 E., 2025/3910 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5611 E., 2025/3910 K. (02.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5611
Karar No
2025/3910
Karar Tarihi
02.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5611 E. , 2025/3910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/893 Esas, 2024/1086 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/56 E., 2021/452 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 2018/54540 sayılı "... PSM Caz Festivali", 2018/39305 sayılı "PSM", 2010/75036 sayılı "... Center PSM + şekil", 2010/75045 sayılı "... Center PSM + şekil", 2018/65166 sayılı "... Performans Sanatları Merkezi", 2017/114824 sayılı "... Performans Sanatları Merkezi Drama Sahnesi", 2017/114827 sayılı "... Performans Sanatları Merkezi Studio" ve 2018/88060 sayılı "... Performans Sanatları Merkezi Touche" ibareli markaların sahibi olduğunu, markaların ve özellikle ''PSM'' ve ''Performans Sanatları Merkezi'' ibarelerinin tanınmış markalar olup refleks olarak müvekkilini akıllara getirdiğini, davalı şirket tarafından 2019/80096 sayılı ''PSM ANKARA'' ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, başvuruya itirazları üzerine davalı firma tarafından kullanım ispatı talebinde bulunulduğunu, yapılan inceleme sonucunda başvurunun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa başvurunun tüm sınıflar bakımından reddinin gerektiğini, markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu, kalan hizmetlerin de benzer olduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış markalar olduklarını, hedef tüketici kitlesinin aynı olduğunu, başvurunun şube açıldığı algısı yaratacağını, müvekkilinin markasından haksız bir yarar sağlayacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davaya konu 2019/80096 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemecesince, dava konusu 2019/80096 sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan ''eğitim ve öğretim hizmetleri, yayıncılık hizmetleri, film ve televizyon program yapımı, haber ve foto-muhabirliği, tercüme'' gibi hizmetlerle davacı adına tescilli 2010/75036 ve 2018/54540 sayılı markaların kapsadığı hizmetler arasında sınıf benzerliği bulunduğu, her iki taraf markasında ortak ve ayırt edici unsur olan "PSM" ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin bilinen bir anlamı olmadığı, dolayısıyla ilgili tüketici kesiminin söz konusu markaları aynı ticari kaynağa ait olarak algılayabileceği veya en azından marka sahipleri arasında ekonomik ya da hukuki bir bağ bulunduğu yanılgısına kapılabileceği, bu çerçevede markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, ancak dava konusu markanın kültür ve eğlence alanında belli bir bilinirliğe sahip olduğu ileri sürülse de somut hizmetler bakımından tanınmışlık düzeyine ulaşmadığı ve bu nedenle aynı Kanun’un 6/5 hükmü kapsamındaki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının davacının itirazını reddeden kısmının iptaline ve tescil gerçekleşmediğinden marka hükümsüzlüğü talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2c10d3f9beb19407 2900cf8996346acd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı