Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5503 E., 2025/3576 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5503 E., 2025/3576 K. (21.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5503
Karar No
2025/3576
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/5503 E. , 2025/3576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/2048 Esas, 2024/997 Karar KARAR :İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/275 E., 2021/340 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine diğer davalıların 2.500.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere kefil olduklarını ve kullanılan krediye teminat teşkil etmek üzere tanzim ve ödeme tarihleri olmayan 2.500.000,00 TL bedelli adi senedi, aval veren olarak imzaladıklarını, senedin bu (boş) halinin bir örneğini de kendilerine aldıklarını, kullanılan kredi borcunun teminatı olarak verilen ve borcun ödenmesi ile hükümsüz kalan senet nedeni ile başlatılan takibin iptaline, davacıların bu senet nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip nedeni ile davalı tarafça davacılara % 20’den az olmayacak şekilde tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine ve asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dosyasında takibe konu bononun keşidecisinin davacı şirket, lehtarının banka, aval verenlerinin ise diğer davalılar oldukları, yine lehtarının davalı banka olduğu, davalı ile davacı şirket arasında 29.09.2011 ve 28.11.2013 tarihli iki ayrı kredi sözleşmesinin imzalandığı, ilk sözleşmede davacı gerçek kişilerin müteselsilen kefil olmalarına rağmen ikinci sözleşmede yalnızca davacı ...'ın kefaletinin bulunduğu, her iki sözleşme ile aynı tarihte düzenlenen kredi limitleri ve aynı miktarda bulunan iki adet bononun da yer aldığını, dava konusu bonodan farklı olarak ikinci bonoda yalnızca ...'ın aval veren olarak bulunduğu, davacılardan ... ve ...'ın, şirket hisselerini 25.04.2013 tarihinde davacı ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, bankacılık uygulamalarında kredi kullandıran bankaların bunun sonradan ifasını sağlamak açısından uygulamada genel kredi sözleşmelerinin dışında teminat almasının bilinen bir uygulama olduğu, bilirkişi kök ve ek raporlarında 29.09.2011 tarihli sözleşme kapsamında kullanılan kredilerin kapandığının belirtildiği, davalı tarafın takip konusu bononun asıl borçlu şirketin kredi borçlarının ödenmesi amacıyla verildiğini kabul ettiği, genel kredi sözleşmesi ile senedin tutarının, taraflarının ve tarihinin aynı oluşları, davalı bankanın dava ve takibe konu bonoyu senet üzerinde yazılan tutarın altında bir bedelle tahsil amacıyla takibe koyduğu gözetildiğinde bononun genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredinin teminatı olduğu sonucuna ulaşıldığı, 29.09.2011 tarihli 2.500.000,00 TL limitli kredi sözleşmesi kapsamında açılmış tüm kredilerin, takibin başladığı 11.11.2018 tarihi ile 2016 yılından önce kapanması, ... ve ...'ın ortaklıktan ayrılmaları sonrasında 28.11.2013 tarihinde düzenlenen sözleşmelerde imzalarının bulunmaması, bu sözleşme için ayrı bir bono düzenlenmiş olması, takibe konu bono için ayrıca borçlarının bulunduğundan söz etmenin mümkün olmaması nedeni ile davanın kabulüne, davacıların Antalya 10. İcra Müdürlüğünün 2018/12816 E. sayılı takip dosyası nedeni borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların kötüniyet tazminatı talebinin koşullarının oluşmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibi sonrasında açılan menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7bdd1332d35335bd 306882ac3f7b882b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı