Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/5053 E., 2025/4012 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5053 E., 2025/4012 K. (04.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5053
Karar No
2025/4012
Karar Tarihi
04.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/5053 E. , 2025/4012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1822 Esas, 2024/995 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/566 E., 2022/4 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Elektrik Elektronik MK. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1975 yılında İsviçre’de kurulmuş bir tekstil firması olduğunu, müvekkili firmanın tescilli .., .., .. no’lu “...” ibareli markalara sahip olduğunu, davalı şirketlerin ticaret unvanları ile internet sitelerindeki kullanımlarının müvekkili şirketin marka ve telif haklarına tecavüz teşkil ettiğini, söz konusu kullanımların haksız rekabete yol açtığını, davalı şirketlerin müvekkili firmanın yetkili distribütörü ve bayisiymiş gibi bir izlenim yarattığını, müvekkili şirket tarafından davalı ... şirketinin marka başvurusuna itirazda bulunulduğunu, söz konusu itiraz üzerine davalıya ait marka tescil başvurusunun 09. ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından reddedildiğini, davalı ... şirketinin müvekkili firmanın marka haklarını ihlal eden ve haksız rekabete yol açan kullanımlarının noter marifetiyle tespit ettirildiğini, davalılar ile müvekkili şirketin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davacının davalıların faaliyet gösterdiği .... ilinde ... Tekstil Mak. Tic. ve Serv. Ltd. Şti. unvanlı bir şirket kurduğunu, davalılar ile müvekkili firmanın aynı sektörde faaliyet göstermeleri ve davalıların müvekkili şirkete ait “...” markası ile ayniyete varacak derecede benzer “...” ibaresini kullanmasının iltibas riskini arttırdığını, tanınmış “...” markasının davalıların verdiği hizmetlere ekonomik bakımdan önemli bir katkısı bulunduğunu ileri sürerek davalı firmaların başta “www...com.tr” ve “www...com” adlı web siteleri ile “wvvw.facebook.com/.../ linki de dahil olmak üzere internette ve internette sair kanallarla sundukları hizmetler ve satışa sundukları mallar üzerinde müvekkili şirkete ait tescilli “...” ibareli markasının aynısını veya birebir benzeri olan “...” ibaresinin kullanılmasının müvekkili şirkete ait marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, eylemlerin durdurulmasına, kaldırılmasına ve önlenmesine, markaların kullanılmakta olduğu ürün, iş evrakı, broşür, katalog ve her türlü satış ve pazarlama materyallerinin toplatılması, imhasına, “www...com.tr” alan adının iptaline, davalılardan ... Elektrik'in ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, davacının maddi zararlarına karşılık her bir davalıdan şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline, davalının satışlarında müvekkili şirkete ait “...” markasının ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunması nedeniyle kazancın hesaplanmasında Mahkemece makul bir payın daha eklenmesi suretiyle yoksun kalınan kazancın artırımına, her bir davalıdan 5.000,00 TL olacak şekilde toplam 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı markaları ile müvekkili firmaya ait marka arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacı şirkete ait markanın tanınmış bir marka olmadığını, gelen markalar arasında ilişki kurulma ihtimalinin dahi söz konusu olmadığını, iki marka arasında iltibas tehlikesi araştırılırken markaların tescilli oldukları mal ve hizmetlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı şirket tarafından zoraki bir benzerlik yaratılmaya çalışıldığını, müvekkili şirketlerin haksız kazanç elde etme amacı bulunmadığını, müvekkili firmaların uzun yıllardan beri piyasada yer aldığını ve hitap ettiği tüketici kitlesi tarafından bilinen ve güven duyulan firmalar olduğunu, “...” ibareli markanın davacı tarafından türetilen yahut Türkçe’ye kazandırılan bir ibare olmadığını, söz konusu ibarenin davacı şirketle bütünleştiği iddiasının anlamsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan raporlardaki değerlendirmelerde davalılardan ... Elektrik Elektronik Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin “Türkiye Distrübütörü Olduğumuz Ürünler” başlıklı internet sayfasında davacının ... tescil no’lu “...” markasını birebir kullandığı, dosya kapsamında, taraflar arasında herhangi bir distribütörlük sözleşmesi bulunduğuna dair veriye ulaşılamadığı, hal böyle iken, davalılardan ... Elektrik Elektronik Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin bu kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7/5 hükmü kapsamında dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde bir kullanım olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, bu nedenle belirtilen şekildeki marka kullanımının SMK'nın 29/l-a ve SMK 7/2-a hükümleri uyarınca davacının ..., ... ve ... tescil no’lu “...” markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalılardan ... Elektrik ’in, davacının “...” markalı makinelerinin tamirini yaptığını ticari dürüstlük kurallarına uygun bir şekilde açıklamasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bu bağlamda davalı ... Elektrik Elektrik’in, internet sitesinde yer verdiği “Uzun yıllardır ..., ... ve diğer markaların elektronik kartlarını profosyonel şekilde kart tamirlerini yapan tecrübeli kadorumuz ile.. ” şeklindeki açıklamada ... markalı ürünlerin tamirini yaptığını belirtmesinin SMK'nın 7/5 hükmü kapsamında ticari hayatın olağan akışı içinde gerçekleştirilen dürüst bir kullanım olarak değerlendirilebilecek ise de davalı ... Elektrik’in internet sitesinde ve twitter hesabında davacının “...” markalı ürünlerinin tamirini yaptığını belirtmekten öte “...” markasının okunuşu olan ve bu yönüyle davacı markasıyla benzerlik taşıyan “...” esas unsurlu marka kullanımları gerçekleştirdiği, ticaret unvanı ve alan adı olarak davalı ... Elektrik ’in “...” markasal kullanımların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açabileceği, bu nedenle davalı ... Elektrik’in marka kullanımlarının SMK'nın 29/l-a ve SMK'nın 7/2-b hükümleri uyarınca davacının ... ve ... tescil no’lu “...” markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği yine davalıların ... ibaresinin https://twitter.com/... uzantılı İnternet sayfasında, ... ibaresinin ise http://www...com/urunler uzantılı İnternet sayfasında markasal olarak kullanıldığı, tespit ve değerlendirmeleri dikkate alındığında marka tecavüzünün sübut bulduğu, yine taraf şirketlerin ticaret unvanlarının ek unsurlarının “... ” ve “... ” olduğu dikkate alındığında, şirket unvanları arasında iltibas olması ve davalı tarafın tekstil makinelerini de kapsayan servis alanında faaliyet göstermeleri sebebiyle ... Elektronik Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanının terkini için gerekli şartların oluştuğu, davalı tarafından ... ibaresinin “https://twitter.com/...” uzantılı internet sayfasında markasal olarak kullanıldığı da dikkate alındığında terkine yönelik taleplerin de kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalıların kullanımlarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54 ve 55/l-a (4) kapsamında haksız rekabete sebebiyet verdiği, tazminat talepleri yönünden davacının talebi sunulan rapor içerikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davalı ... elektrik yönünden talep etmiş olduğu 7.550,96 TL talebi dikkate alındığında bu davalı yönünden davacının talebiyle bağlı kalınarak 7.550,96 TL ile sınırlı kabulüne, ... yönünden; talep edilen 778.635,99 TL'nin davalının faturalarda kullandığı marka üzerinden hesaplamanın doğrudan hükme esas alınamayacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. maddesi kapsamında takdiren 50.000,00 TL'nin SMK'nın 151/2 -b hükmü kapsamında yerinde olduğu, SMK'nın 150/4 hükmü kapsamında 25.000,00 TL takdiren eklendiğinde davacının bu davalıya yönelik talebinin toplamda 75.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, şirketlerin birbiriyle bağ ve bağlantılarının bulunduğu, şirket ortak ve yöneticileri aynı olmakla meydana gelen zarardan müşterek müteselsil sorumlu oldukları gerekçesiyle toplamda 82.550,96 TL (davalı ... Elektrik yönünden 7.550,96 TL ile sınırlı olmak üzere) maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat şartlarının da oluştuğu, davalıların davacı markasından haberdar olmalarına rağmen SMK'nın 7/5 hükmü kapsamını aşan alan adı ve ticaret unvanı kullanıma varan kullanımları gözetildiğinde eylemin ağırlığı hak ve nesafet gözetilerek taleple bağlı kalınarak takdiren 10.000,00 TL üzerinden manevi tazminatın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... Elektronik vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve ... Elektrik vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... Elektrik vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi - manevi tazminat ile itibar tazminatı talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Elektrik vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı