11. Hukuk Dairesi 2024/5027 E. , 2025/3286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2067 Esas, 2024/1148 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/733 E., 2020/369 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2 K Ambalaj Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. unvanı ve “..." markası ile 22.10.2010 tarihinde kurulduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 16. sınıfta 2013/6478 sayı ile marka tescilinin ve ayrıca www.2kambalaj.com adlı internet sitesinin bulunduğunu, davalı şirketin TÜRKPATENT nezdinde 16., 18. ve 35. sınıflarda 2009/00931 sayı ile tescil ettirdiğini "2K +şekil” ve 12.01.2012 başvuru 30.01.2013 tescil tarihli “2K Stylist Office Details Since 1979 +Şekil" markalarıyla "2K Kaymaz Kırtasiye Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti." bünyesinde ürünlerini satışa sunduğunu, davalının Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2017/266 E. (Kapatılmadan önce Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2016/40 E. sayılı ) davası ile müvekkilinin aleyhine dava açtığını, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2017/266 E. sayılı davasında toplanan delillerden de görüleceği üzere davalı tarafın "2K +Şekil" ve "2K Stylist Offıce Details Since 1979 +Şekil" markaları adı altında 16,18,35 emtia sınıflarını tescil ettirmişse de tescil ettirdiği markasını 2010 yılından bugüne kadar 16. mal ve hizmet sınıfı ile ilgili herhangi bir şekilde kullanmadığını, 18. sınıfta yani kırtasiye ve promosyon sektöründe özellikle çantalar, ajandalar, kartvizit albümleri, defter ve kitap kapları, telefon fihristi, bloknotlar, sümen takımları, vb. ürünlerin üretimini yaptığını, müvekkilinin ise markasını tescil ettirdiği günden beri 16. sınıfta kullandığını, ambalaj sektöründe özellikle baskılı ve baskısız koli bantları ve diğer bantların üretimini ve satışını yaptığını, bu hususun her iki tarafın internet siteleri incelendiğinde de gözle görülebileceğini, davalının kullanmadığı alana müdahale ederek kullanımı engellemek istemesinin hakkın kötüye kullanımını olduğunu, davalının markasını kullanmadığını ileri sürerek davalının 09.01.2009 başvuru tarihli 2009/00931 numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde hangi kanun ve/veya kanun hükmünde kararnamenin hangi maddesine göre hükümsüzlük talep edildiğinin belirtilmediğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 26. maddesinin henüz yürürlüğe girmediğini, yayımından itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceğini, davanın hukuki bir dayanağı olmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin 1979 yılından beri kırtasiyecilik faaliyetleri ile iştigal ettiğini, ürünlerini “2K +şekil" ve “2K Stylist Office Details Since 1979 +Şekil” markaları adı altında "2K Kaymaz Kırtasiye Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.” bünyesinde yurt içi ve yurt dışında satışa sunduğunu, söz konusu markalarla 16. 35. ve 18. sınıflarda hizmet verdiğini, son 10 yılda ürün çeşitliliği, reklam, fuar vb. ile tanınmışlığını ve bilinirliliğini arttırdığını, müvekkilinin markaları tescil edildikten sonra davacının markalarını taklit ederek "2K Special Self Adhesive Products” adı ile şirket kurduğunu ve bu ibareyi ticaret unvanı olarak kullandığını, keza www.2kambalaj.com alan adı ile internet sitesi kurduğunu, söz konusu internet sitesi ile müvekkilinin internet sitesi alan adlarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarından karışıklığa neden olduğunu, internet sitelerinde "2K" ibareli markanın sahibi olduklarını belirttiklerini, karşı tarafın gerçekleştirdiği hukuka aykırı fiillere son vermesi için ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye cevaben 18.11.2013 tarihinde mail ile müvekkiline ait markaların tescilli olduğunu öğrendiklerini ve bundan sonra unvan değiştirerek ihtara konu benzer markayı kullanmayacaklarını bildirdiklerini ancak müvekkilinin markasına tecavüze devam ettiklerini, bunun üzerine Bakırköy 1. FSHHM’de 2017/266 E. sayılı dava açıldığını, anılan davada eldeki davanın bekletici mesele yapılması talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin başta kırtasiyecilik ve matbaacılık olmak üzere 16. sınıfın tamamında ürünler üreterek piyasaya sunduğunu, müvekkili markalarında yapılacak tüm değerlendirmelerin bu markaların tanınmışlığının göz önüne alınarak yapılmasının gerektiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin 16. sınıfın tamamında üretim yaptığını ve hizmet verdiğini, markasını ihracat işlemlerinde, ambalajlarında, ürün etiketlerinde, ürünlerin ve hizmetlerin reklamlarında, faturalarında, internet sitesinde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlük istemli olduğu, 31.10.2017 tarihinde açılmış davada bu tarih itibariyle davalıya ait 2009/00931 tescil numaralı markanın tescil tarihi olan 11.01.2010 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiği ve davalının markasını kullanma mükellefiyeti bulunduğu, itibar edilen 08.01.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere: davalı şirketin 2009/00931 tescil numaralı "2K+şekil" markasını; “Suni deri evrak çantaları, organizerler, ajandalar, V.I.P not defterleri, sümenler, sekreter bloknotluklar, klasörler, dosyalar, kartvizit albümleri, menü kabı ve adisyon kutuları” üzerinde yoğun ve ciddi şekilde kullandığı, 16. sınıfta yer alan "Kağıt, karton (mukavva) ve bunlardan yapılmış ürünler (Kırtasiye amaçlı ürünler hariç). Plastik malzemeden mamül ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar). Kırtasiye, büro, eğitim ve öğretim malzemeleri (mobilyalar ve cihazlar hariç). Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar." üzerinde kullanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle davalı adına 2009/00931 numara ile 16.sınıfta tescilli "2K + şekil " markasının "Kırtasiye, büro, eğitim ve öğretim malzemeleri, (mobilyalar ve cihazlar hariç) " için kullanıldığı anlaşılmakla, bu emtialar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine; davalı adına 2009/00931 no ile 16.sınıfta tescilli "2K + şekil" markasının "Kağıt, karton (mukavva) ve bunlardan yapılmış ürünler(Kırtasiye amaçlı ürünler hariç). Plastik malzemeden mamül ambalajlama ve sarma malzemeleri. Basılı evraklar, basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar,(pullar). Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar" için kullanılmadığı tespit edildiğinden, markanın sayılan bu emtialar açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmişmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın geçici 4.maddesinde; "26.madde hükmü yürürlüğe girene kadar iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır" şeklinde düzenlenme olduğu, yürürlük maddesi olan 192. maddesinde ise "26.maddenin kanunun yayım tarihinden itibaren yedi yıl sonra yürürlüğe gireceğine" yer verildiği ve markanın kullanmama nedeni ile iptali istemi yönünden mahkemenin görevli olduğu, davacının dava açmakta kötüniyetli olduğu ileri sürülmüş ise de kullanmama defi marka sahibi tarafından açılacak davada defi yolu ile ileri sürülebileceği gibi ayrı dava açılarak da talep edilebileceği, davalı yanca davacı aleyhine markaya tecavüz iddiası ile dava açılmış olduğu da dikkate alındığında davacının hukuki yararının bulunduğu, davalının markasının 11.01.2010 tarihinde tescil edildiği, dava tarihi itibarı ile 5 yıllık sürenin dolduğu dikkate alındığında davalı marka sahibinin markanın kullanıldığını ispatlaması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüyle dava konusu markanın kararda belirtilen emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, kararı davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkmesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. SMK'da düzenlenen hükümsüzlük ve iptal halleri birbirinden farklı sonuçlar doğuran kurumlar olup, hükümsüzlük halleri Kanun'un 25. maddesinde; iptal gerektiren durumlar ise aynı Kanun'un 26. maddesinde düzenlenmiştir. İptal ve hükümsüzlüğün etkisi ise yine aynı Kanun'un 27. maddesinde ayrıca düzenlenmiş olup buna göre, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacakken; markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal talebinin sunulduğu tarihten itibaren etkili olacak ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına da karar verilebilecektir. Öte yandan kullanmama nedeni, 10.01.2017 tarih ve 29944 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan SMK'nın 26. maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 9. maddesinde bir iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. Bununla birlikte iptal yetkisinin mahkemelerce kullanılması başlıklı SMK'nın geçici 4. madde hükmüne göre 26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar iptal yetkisinin anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılacağı ve maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mahkemeler tarafından görülmekte olan iptal davalarının da yine mahkemeler tarafından sonuçlandırılacağı düzenlenmiş; aynı Kanun'un yürürlüğüne ilişkin 192. maddesinde ise 26. maddenin Kanun'un yayımı tarihinden itibaren yedi yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece somut uyuşmazlık isabetli şekilde SMK'nın 26. maddesi çerçevesinde yapılan inceleme ve değerlendirmeyle sonuçlandırılmışsa da, kullanmama nedenine dayalı açılan davada, dava konusu markanın iptaline ilişkin hüküm tesisi yerine, yanılgılı şekilde hükümsüzlük cihetinde karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “HÜKÜMSÜZLÜK” ibaresinin çıkartılarak yerine “İPTAL” ibaresinin yazılması; (2) numaralı bendinde yer alan "HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE" ibaresinin çıkartılarak yerine "İPTALİNE" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.