Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5461 E., 2025/3293 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5461 E., 2025/3293 K. (12.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5461
Karar No
2025/3293
Karar Tarihi
12.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5461 E. , 2025/3293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1099 Esas, 2024/1335 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/359 E., 2021/322 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... markalarının sahibi olan müvekkilinin "... ... Antioxidant+şekil" ibareli marka başvurusuna, davalı şirket tarafından "..." ibareli markalar mesnet gösterilerek yapılan itirazın haklı bulunması sonucunda başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, başvuru markasının asıl unsurunun "..." ibaresi olduğunu, davalı şirket tarafından tek başına tescil ettirilen "..." markasının tek başına tescil edildiğinde ayırt edici nitelik taşımadığını, davalı şirket adına tescilli markaların Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanıldığının ispatlanması gerektiğini, bu hususun YİDK kararında dikkate dahi alınmadığını, bir kısım dosyalarda markaların kullanılmadığının bir bölümünde ise markalar ile ilgili hükümsüzlük kararları verildiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2019-M–8215 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tüm markalarını kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin başvuru konusu olan "... ... Antioxidant+şekil” ibareli markanın kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin, YİDK kararında redde mesnet alınan 2018/06030, 2017/122497, 2015/50051, 2015/27590, 2011/105524, 2010/75634, 2005/07791, 2001/22219 ve 2000/21708 sayılı davalı markalarının koruma kapsamı altında bulunan mal ve hizmetler ile aynı ve benzer bulunduğu, başvuru markasındaki "..." ibaresinin çatı markası olup markadaki "..." ibaresinin diğer ibarelere göre farklı ve büyük yazılmak sureti ile ön plana çıkarılması nedeniyle anılan ibarenin asıl unsur bulunduğu, redde mesnet markaların da esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, dolayısıyla asıl unsur itibari ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu, "..." kelimesinin davaya konu mal ve hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, somut ayırt edici niteliğinin bulunduğu, tescil tarihleri ile dava konusu başvuru tarihi arasında beş yıllık süre geçmediğinden kullanım ispatına tabi olmayan markalar yönünden de emtia ve işaret benzerliğinin gerçekleştiği, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davacı şirketin önceki tarihli 2009/32968 sayılı markası haricindeki diğer markalarının tescil tarihleri ile dava konusu marka başvurusu arasında beş yıldan daha az süre bulunduğundan, söz konusu markaların hali hazırda hükümsüzlük tehdidi altında bulundukları, bu nedenle müktesep hak iddiasına mesnet olamayacakları, davacının önceki tarihli 2009/32968 sayılı "... ...+şekil" ibareli markanın da taraflar arasında çekişmeli bulunduğu ve müktesep hak koşullarının bu marka yönünden de oluşmadığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı