11. Hukuk Dairesi 2024/4991 E. , 2025/3359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1663 Esas, 2024/1289 Karar HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/162 E., 2021/33 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "EVKUR" ibareli tanınmış tescilli markaları bulunduğunu, bu ibarenin aynı zamanda ticaret unvanı olduğunu, davalının 25.01.2019 tarihinde kurulduğunu ve "Evkur" ibaresini birebir olarak ticaret unvanında kullandığını, davalının Evkur ibaresini ticaret unvanında kullanmasının marka hakkına tecavüz fiilini de oluşturduğunu, davalı yanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötüniyetli olduğunu, davalı kullanımlarının müvekkilinin bir şubesi gibi algılandığını ileri sürerek iltibas nedeniyle davalının ticaret unvanında Evkur ibaresini kullanmasının önlenmesine ve Evkur ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine, Evkur yazılı tabela, vergi levhası, broşür, katalog, el ilanları, reklam panoları, bez afişler, kartvizit vs. her türlü tanıtım ve ticari evrakın toplatılarak imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanını 13.05.2019 tarihinde değiştirdiğini ve bu hususun ticaret sicilinde ilan edildiğini, davalının faturalı irsaliye ve fatura koçanları dışında herhangi bir reklam afişi, broşür, tabela vb. reklam faaliyetinde bulunmadığını, mevcut fatura ve irsaliye faturaların da Bismil Vergi Dairesi Müdürlüğü'nde 26.06.2019 tarihinde imha edildiğini, evvelce ticaret unvanında kullandığı baskın unsurun Evkur ibaresi olmadığını, Diyarbakır bölgesinde Evkur dendiğinde akla daha çok spotçu olarak bilinen ve ikince el mal alıp satan yerlerin geldiğini, müvekkilinin Evkur sözcüğünü ticaret unvanında kullanmasının davacı yan ile bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7/3-e hükmüne göre markanın ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz hallerinden birini oluşturacağı ve marka sahibine bu fiillerin önlenmesini isteme hakkı vereceği, davalının dava tarihinden hemen önce değiştirmiş olsa dahi davacıya ait tanınmış "Evkur" markasını ticaret unvanı olarak tescil ettirmesi ve kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabeti oluşturacağı, ancak davalının ticaret unvanını 08.05.2019 tarihinde ... olarak değiştiği, dolayısıyla dava tarihi itibariyle terkine konu ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacıya ait "EVKUR" esas unsurlu markalardan ... haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, davalıya ait ticaret unvanının terkini talebinin reddine, davacı uhdesinde "EVKUR" ibaresini ihtiva eden her türlü katalog, reklam ve tanıtım vasıtaları ile tabelalara el konularak toplatılmasına, hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının Evkur Isıtma Soğutma Dayanıklı Tüketim Malları Mobilyaları Tekstil İnşaat Kurumculuk Tar. San. ve Tic. Ltd. Şti. olan ticaret unvanını ... Grup Mağazacılık Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya Tekstil İnş. Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirilmesi yönündeki taleplerini 08.05.2019 tarihinde Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirdiği ve değişikliğin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 13.05.2019 tarihinde ilan edildiği, terkini talep edilen davalı ticaret unvanının dava tarihi itibariyle değiştirilmiş olduğu, bu nedenle unvan terkinine yönelik talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının, davacı adına tescilli markayı ihtiva eden ticaret unvanının tescil edilmiş olması ve kullanımının men ve ref''e yönelik bir delil oluşturmayacağı, her iki tescil rejiminin farklı kurallara tabi olduğu, markaya tecavüzün söz konusu olması için aynı zamanda markasal kullanımın gerçekleşmesi gerektiği, davalının cevap dilekçesinde kullanıma ilişkin ilgili evrakların dava açılmadan imha edildiğinin ileri sürüldüğü, delil olarak dilekçeye ekli Bismil Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün imha tutanağını sunduğu, tutanak incelendiğinde A 17350 seri numaralı irsaliyeli faturanın imha edildiğinin görüldüğü, ancak bu durumun markasal kullanımın gerçekleştiğine dair bir delil teşkil etmediği, ticaret unvanının tescil edildiği şekilde kullanımının hukuka aykırılık teşkil etmeyeceği, unvanın markasal kullanıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı, davacının haksız rekabete ve markaya tecavüzün tespitine yönelik bir talebi bulunmadığı halde Mahkemece haksız rekabetin tespitine ve marka hakkına tecavüzden kaynaklı men ve ref taleplerinin kabulüne karar verilmiş olmasının ve markasal kullanımın gerekçede tartışılmamış olmasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının davacıya ait markayı ticaret ünvanında kullandığı iddiasıyla, marka hakkına tecavüzün önlenmesi ile davalının ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a1b26f4f491e1e51 43e2f889b91521bf