11. Hukuk Dairesi 2024/4714 E. , 2025/3137 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1146 Esas, 2024/1045 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/42 E., 2021/95 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin el birliği ya da tasarrufa dayalı finans sistemi olarak bilinen faizsiz finansman sisteminin Türkiye'deki lider kuruluşlarından birisi olduğunu, davalının dava konusu 2019/31639 sayılı "FAİZSİZ EV ALMA SİSTEMİNİN MUCİDİ EMİNEVİM" ibareli markayı 36 ve 37. sınıflarda tescil ettirdiğini, markada yer alan "faizsiz ev alma sisteminin mucidi" ibaresinin halkı yanıltacak mahiyet taşıdığını, markada bu ibarenin yer almasının aynı zamanda haksız rekabet de teşkil edeceğini, davalının daha önce 2019/31633 sayılı "faizsiz ev alma sisteminin mucidi" ibareli marka başvurusunun Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından re'sen reddedilmesinden sonra bu ibareye ana markası ve ticaret unvanının asli unsuru olan "... evim" ibaresini ekleyerek dava konusu marka tescilini aldığını, davalının bu ibarenin halkı yanıltıcı niteliğinden ve mutlak red nedenlerine dayalı olarak korunabilir olmadığından haberdar olduğunu, kötüniyetle markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çeyrek asırdan fazla süredir elbirliği sistemi ile organizasyon hizmeti sunarak taşınır/taşınmaz sahibi olmak isteyen kişilere faizsiz finansal destek sunduğunu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, amacı faizsiz finansman sağlamak olan müvekkili şirketin kendine özgü kuralları olan sistemi ilk bulan ve ilk uygulayan şirket olması dolayısıyla “Faizsiz Ev Alma Sisteminin Mucidi ... EVİM” markasını tescil ettirmesinin hakkı olduğunu, davacı şirket kurucusunun da müvekkili şirketin eski çalışanı olması hasebiyle bu durumu bildiğini, davacı şirketin kötüniyetli olarak bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların faizsiz ev satın almaya dayalı finans sektöründe faaliyet gösterdiği, davaya konu "Faizsiz Ev Alma Sisteminin Mucidi ... Evim" markasının slogan marka niteliğinde olduğu, slogan markalarının da ayırt edici olmaları koşulu ile marka olarak tescil edilebileceği, davalıya ait markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından doğrudan yeterli ayırt edicilik taşımadığı, özellikle mucidi ibaresinin abartılı ve özellikle faizsiz ev alma sisteminin hitap ettiği tüketici kesiminin finans anlamındaki yeterli bilgi sahibi olması ve faizsiz sistemlere yönelik hassasiyeti dikkate alındığında yanıltıcı olduğu gibi aynı sektörde faaliyet gösteren diğer şirketlere karşı da haksız rekabet teşkil edeceği, davalı tarafından davaya konu markanın tescili için başvurulduğu aynı günde 2019/31633 numarası ile "Faizsiz Ev Alma Sisteminin Mucidi" markasının tescili için de başvurulduğu, iş bu markanın tescilinin TÜRKPATENT tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-b hükmü uyarınca red edildiği, davalının aynı gün red edilen iş bu markanın sonuna eminevim ibaresini eklemek sureti ile davaya konu marka başvurusunda bulunduğu, "Faizsiz Ev Alma Sisteminin Mucidi" marka başvurusunun sonuna davacı kendi ticaret ünvanı ve markası olan eminevim ibaresini eklemek sureti ile markaya ayırt edicilik kazandırmak istemiş ise de eminevim ibaresinin eklenmesinin davaya konu slogan şeklindeki markaya ayırt edicilik katmadığı gibi haksız rekabet ve yanıltıcılık vasfını da güçlendirdiği, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya ait 2019/31639 numaralı "Faizsiz Ev Alma Sisteminin Mucidi ... Evim" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın 36 ve 37. sınıfta tescilli olduğu, slogan markaların ilke olarak tescil edilebileceği, ancak koruma gücünün başlangıçtan itibaren zayıf olacağı, İlk Derece Mahkemesince markanın yanıltıcı olabileceği ve ayırt ediciliğinin bulunmadığı kabulü yerinde olmakla birlikte dava konusu markanın tescil edildiği alt sınıflara bakıldığında, markanın ''finansal ve parasal hizmetler'', ''gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri'' ile ''inşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri'' yönünden aldatıcı olduğu, bu nedenle haksız rekabete neden olabileceği, fakat diğer sınıflar yönünden aynı kabulün mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2019/31639 numaralı "Faizsiz Ev Alma Sisteminin Mucidi ... Evim" markanın 36. ve 37.sınıflarda ''finansal ve parasal hizmetler'', ''gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri'' ile ''inşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri'' yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli 2019/31639 numaralı "Faizsiz Ev Alma Sisteminin Mucidi ... Evim" markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 07.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.