11. Hukuk Dairesi 2024/4645 E. , 2025/3189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2024/584 Esas, 2024/1031 Karar KARAR :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2023/504 E., 2023/884 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı... Grup İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edildiği iddia edilen Şekerbank Üsküdar Şubesi, 1060272 numaralı, 28.02.2021 keşide tarihli, 497.330,00 TL bedelli çekteki keşideci imzalarının davacılara ait olmadığını, söz konusu çek nedeniyle davalının davacılar hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı yaptığı şikayet üzerine İstanbul Anadolu 16. İcra Ceza Mahkemesinin 2023/14 E. sayılı dosyasıyla görülen davada davacıların davaya konu çek sebebiyle menfi tespit davası açıp açmadıkları hususunda bilgi verilmesine dair ara karar oluşturulduğunu ileri sürerek çekteki imzaların ve çekin sahteliğinin tespiti ile anılan çek nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekin keşidecisinin ... Grup İnş. San. ve Tic. A.Ş., lehtarının ise ... San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, davacılar ... ve ...'un her iki şirketin yetkilisi bulunduklarını, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile müvekkili şirket arasında 06.11.2019 tarihinde Teknopark İstanbul A.Ş.'ye kaplama işlerinin yapılması için yüklenici sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme ile müvekkil firmanın Teknopark İstanbul A.Ş.'ye ait 3. Etap A Blok Cephe Kaplama Yapım İşini davalı borçlu ...'dan 12.600.000,00 (onikimilyonaltıyüzbin) TL + KDV götürü bedel/ anahtar teslim usulü ile üstlendiğini, işe karşılık diğer tarafın müvekkiline dava konusu çekin de içinde olduğu bir kısım çekleri 28.08.2020 tarihinde teslim ettiğini, 05.10.2020 tarihinde ise çekin ibrazının önlenmesi amacıyla ... ile birlikte ...'un şirket yetkilisi olduğu ve birlikte/ müşterek temsile yetkili olduklarına yönelik karar alındığını, dava konusu müvekkilinde bulunan tek imzalı çekin ibrazının ve tahsilinin önüne geçerek müvekkilini mağdur ettiğini, resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/28264 E. sayılı dosyasıyla haklarında soruşturma yürütüldüğünü, davacıların dava dilekçesinde belirttiği İstanbul 16. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2023/15 E. sayılı dosyasında davacıların sanık olarak yargılandığını, davacıların, hukuki ilişkide üçüncü kişi durumunda olduğunu, huzurdaki davayı açmakta hukuki bir yararlarının bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekte davacıların keşideci, borçlu, ciranta ve benzeri herhangi bir sıfatlarının bulunmadığı, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebinin keşideci tarafından ileri sürülmesi gerektiği, davacının gerçek kişi olarak somut davada menfi tespit talep edebilmeleri için taraf sıfatı bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin davacıların temsilcisi olan şirket adına keşide edildiği, davacıların da çeki keşide eden şirket yetkilisi sıfatıyla yargılandıkları, dolayısıyla çekin sahteliği iddiası ile açılacak davanın borçlu sıfatına haiz keşideci şirket adına açılması gerektiği, davacılar borçlu şirket yetkilisi olsa dahi davanın şirket yetkilisi sıfatıyla açılmayıp kendi adlarına açılması sebebiyle çekten dolayı borçlu sıfatı bulunmayan davacıların söz konusu çek nedeniyle menfi tespit talebiyle açtıkları bu davada aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, çekteki keşideci imzasının davacılara ait olmaması sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e6c1cc08c981a7fc 075fc38793eed570 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/4645 E. , 2025/3189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2024/584 Esas, 2024/1031 Karar KARAR :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2023/504 E., 2023/884 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı... Grup İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edildiği iddia edilen Şekerbank Üsküdar Şubesi, 1060272 numaralı, 28.02.2021 keşide tarihli, 497.330,00 TL bedelli çekteki keşideci imzalarının davacılara ait olmadığını, söz konusu çek nedeniyle davalının davacılar hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı yaptığı şikayet üzerine İstanbul Anadolu 16. İcra Ceza Mahkemesinin 2023/14 E. sayılı dosyasıyla görülen davada davacıların davaya konu çek sebebiyle menfi tespit davası açıp açmadıkları hususunda bilgi verilmesine dair ara karar oluşturulduğunu ileri sürerek çekteki imzaların ve çekin sahteliğinin tespiti ile anılan çek nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekin keşidecisinin ... Grup İnş. San. ve Tic. A.Ş., lehtarının ise ... San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, davacılar ... ve ...'un her iki şirketin yetkilisi bulunduklarını, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile müvekkili şirket arasında 06.11.2019 tarihinde Teknopark İstanbul A.Ş.'ye kaplama işlerinin yapılması için yüklenici sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme ile müvekkil firmanın Teknopark İstanbul A.Ş.'ye ait 3. Etap A Blok Cephe Kaplama Yapım İşini davalı borçlu ...'dan 12.600.000,00 (onikimilyonaltıyüzbin) TL + KDV götürü bedel/ anahtar teslim usulü ile üstlendiğini, işe karşılık diğer tarafın müvekkiline dava konusu çekin de içinde olduğu bir kısım çekleri 28.08.2020 tarihinde teslim ettiğini, 05.10.2020 tarihinde ise çekin ibrazının önlenmesi amacıyla ... ile birlikte ...'un şirket yetkilisi olduğu ve birlikte/ müşterek temsile yetkili olduklarına yönelik karar alındığını, dava konusu müvekkilinde bulunan tek imzalı çekin ibrazının ve tahsilinin önüne geçerek müvekkilini mağdur ettiğini, resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/28264 E. sayılı dosyasıyla haklarında soruşturma yürütüldüğünü, davacıların dava dilekçesinde belirttiği İstanbul 16. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2023/15 E. sayılı dosyasında davacıların sanık olarak yargılandığını, davacıların, hukuki ilişkide üçüncü kişi durumunda olduğunu, huzurdaki davayı açmakta hukuki bir yararlarının bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekte davacıların keşideci, borçlu, ciranta ve benzeri herhangi bir sıfatlarının bulunmadığı, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebinin keşideci tarafından ileri sürülmesi gerektiği, davacının gerçek kişi olarak somut davada menfi tespit talep edebilmeleri için taraf sıfatı bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin davacıların temsilcisi olan şirket adına keşide edildiği, davacıların da çeki keşide eden şirket yetkilisi sıfatıyla yargılandıkları, dolayısıyla çekin sahteliği iddiası ile açılacak davanın borçlu sıfatına haiz keşideci şirket adına açılması gerektiği, davacılar borçlu şirket yetkilisi olsa dahi davanın şirket yetkilisi sıfatıyla açılmayıp kendi adlarına açılması sebebiyle çekten dolayı borçlu sıfatı bulunmayan davacıların söz konusu çek nedeniyle menfi tespit talebiyle açtıkları bu davada aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, çekteki keşideci imzasının davacılara ait olmaması sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e6c1cc08c981a7fc 075fc38793eed570 ... ...