11. Hukuk Dairesi 2024/4479 E. , 2025/3307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1888 Esas, 2024/1047 Karar HÜKÜM : Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/420 E., 2022/136 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1986 yılında yayıncılık hayatına başlayan “...” grubunun tescilli “...” ibareli 67 adet muhtelif mal ve hizmet sınıflarına ait içinde tanımış olarak da korunan markalarının bulunduğunu, müvekkili ile aynı sektörde (eğitim) faaliyet gösteren davalının, müvekkilinin izni olmaksızın “...” markasını ve logosunu kullandığını, bu kapsamda yaptırılan tespit raporuna göre ... ... Tekstil San Tic Ltd. Şti. ve ... Dış Tic. Şti.'nin olduğu adreste, müvekkiline ait tanınmış markanın birebir aynısının tabela ve reklamlarda kullanıldığının tespit edildiğini, işyerinde “...” logo ve markasına ilişkin 37 adet giysinin bulunduğunu, bazı ürünlerin etiketinde “... Okul Kıyafetleri” ibaresinin, bazı okul formalarının üzerinde "..." ibaresinin yer aldığını, www.... adresinin ... Dış Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, internet sitesinde referanslar bölümünde "..." isim ve logosunun kullanıldığının görüldüğünü, okul kıyafetlerinin müvekkilinin yer aldığı eğitim sektörü ile yakından ilgili olduğunu ve tüketici nezdinde karıştırmaya neden olabileceğini, dava dışı franchiselar ile müvekkili arasındaki sözleşmelerde marka hakkının franchise hizmetleri kapsamında kullanılmasına izin verildiğini, dava dışı şirketlerin müvekkili adına tanınmış "..." markaları üzerinde hiçbir hak ve yetkisinin olmadığını ileri sürerek “...” markasına yönelik tecavüz teşkil eden davalıların eylemlerinin müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu eylemlerin men'ine, ref'ine, davalılar eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi zararın marka hakkına tecavüzün öğrenildiği tarih olan 14.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ... Dış Tic. Ltd. Şti.'nin davaya konu olayda taraf sıfatı alabilecek eyleminin olmadığını, diğer müvekkili şirketin sahibi ... 'ın 2016-2017 yıllarında ... Okulları olarak faaliyet gösteren muhtelif şehirlerdeki okullara onların verdiği numune ve isteğe uygun okul kıyafetleri diktiğini, müvekkilinin ... Okullarının logosunu kullanarak üretim yapmadığı gibi habersiz bir üretimin de söz konusu olmadığını, davacının franchise verdiği okulların siparişleri doğrultusunda üretim yapıldığını, tespit dosyasında belirtilen giysilerin muhtelif illerdeki ... Okulları tarafından sipariş edilmiş numunelere ilişkin olduğunu, başka amaçla üretim faaliyet olsaydı keşif sırasında tespit edilen ürün sayısının fazla olması gerektiğini, internet sitesindeki referansların davacının beyanı ile gerçekleştiğini, markanın taklit edilmediğini, bundan elde edilen bir kazanç olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı; tespit dosyasına dayanak keşif adresindeki iş yeri tabelasında davacının markasının bulunmadığı, davalının forma üretimi alanında faaliyet gösterdiği, eğitim alanında ya da dershanecilik alanında faaliyetinin olmadığı, okul formalarının okul tarafından belirli tacirlere sipariş usulü ile diktirildiği bilindiğinden somut olayda davalıların kullanımının haksız rekabet olarak değerlendirilmediği, tespit dosyasında ele geçen ürünlerin miktar olarak numune olması dışında izinsiz üretim ve satışının yapıldığının ispat edilemediği, ele geçen ürünler yönünden marka hakkını ihlal ve haksız rekabetten söz edilemeyeceği, davalının uygulamada görüldüğü şekilde iş yerinde numune bulundurduğu, ... Okulları’nın logosunu kullanmak suretiyle kıyafet satışı yapmadığı gibi ... Okulları'ndan habersiz bir üretim de yapmadığı, tespite konu ürünlerin adedi dikkate alındığında satışa konu edilecek sayıda olmadığının anlaşıldığı, tespit isteyen tarafın logosu olan kıyafetin bir başka okul tarafından ya da kişiler tarafından tercih edilmesinin mümkün olmadığı, davalının ... Okulları tarafından verilen sipariş nedeniyle ürettiği kıyafetleri numune olarak sergisine koymasının doğal olduğu, davalının bulunduğu bölgeyi kapsayan, içinde "..." ibaresi geçen 7 okul bulunduğu, davacının tanınmışlığının ağırlıklı olarak eğitim öğretim, dershanecilik, dergi, kitap yayın alanlarında olduğu, davalıların bizzat ürün satışı yapmadığı, ticari defterlerinde yapılan incelemede satışa ilişkin kayıt bulunmadığı, davalının kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7/5 hükmü kapsamında dürüstçe, hayatın olağan akışı içerisindeki faaliyet olduğu, davalının eyleminin markaya tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gibi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet de teşkil etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “...” markasının eğitim ve öğretim hizmetleri için tanınmış marka olarak tescilli olduğu, davacının ayrıca “...” esas unsurlu başka markalarının olduğu, davalıların markaları kullandıkları okul giysilerinin 25. sınıf kapsamında kalan ürünler oldukları, davalılara ait iş yerinde ve internet sitesinde yapılan tespitlerde bir kısım okul giysileri üzerinde "..." logo ve markasının olduğunun, bazı okul giysilerinde “...” markasının davalılara ait "... Okul Kıyafetleri" ve "..." etiketi ile birlikte kullanıldığının tespit edildiği, davacının “...” markasının eğitim ve öğretim hizmetlerinde tanınmış marka olduğu, davalıların eğitim ve öğretim hizmetleri ile bağlantılı olan okul kıyafeti üretimi ve satımıyla ilgili davacı şirketle aralarında sözleşme ilişkisi ya da başkaca bir ticari ilişki bulunduğunu ispatlayamadıkları, davacının markasının okul giysileri üzerinde aynen kullanılmasının markanın hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde davacı ile davalı şirketler arasında bağlantı kurulmasına neden olacağı, davalıların kendi markalarını davaya konu tüm giysiler üzerinde “...” markasıyla birlikte kullanmadıkları, davalıların kullanımlarının SMK’nın 7/5 hükmü uyarınca ticari teamüllere uygun ve dürüst kullanım niteliğinde kabul edilemeyeceği, davalıların, davacının eğitim ve öğretim hizmetlerinde tanınmış markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmaya çalıştıkları, davalıların eylemlerinin davacının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varıldığından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacının markasına tecavüz edilmesi nedeniyle SMK'nun 149/1-ç hükmü uyarınca tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, davalıların "..." markalı okul giysilerinden ne kadar sattıkları tespit edilememişse de, davacı tarafça talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılara ait iş yerinde tespit edilen "..." markalı giysi sayısına göre olaya uygun olduğu, yine davacının markasının tanınmış marka olması, davalıların kusur derecesi ve davacı şirketin markasının tescilli olduğu süreye göre talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ve tazminat taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Davalı tarafça dosyaya sunulan; davacının, davalının düzenlediği seminere katıldığına ve davacıya stand bedeli ödediğine dair fatura, dekont, katılımcı formuna ilişkin evrak, davacıdan alınan franchise kapsamında 3. kişilerce işletilen okullar tarafından davalıya verilmiş sipariş ile bu okullara sadece ürün üretilip teslim edildiğine dair muhtelif faturaların mevcut olduğu, davalının tüm ticari faaliyetinde işletmesine ait unvanın çekirdek unsuru olan "..." ibaresini kullandığı, internet sitesinde "..." ibaresini, diğer başka okullara ilişkin ibareler ile birlikte referans olarak kullandığı, ayrıca franchise usulü ile işletilen okullara yönelik davalının vermiş olduğu hizmet nedeniyle iş yerinde "..." ibaresini taşıyan az sayıda ürün bulundurduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince yapılan isabetli değerlendirmelere göre dava konusu kullanımların SMK'nın 7/5 hükmü kapsamında dürüst kullanım olduğu gözetilerek davanın reddi kararına karşı davacı taraf istinaf başvurusunun esastan reddi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.