11. Hukuk Dairesi 2024/4576 E. , 2025/3023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/717 Esas, 2024/934 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/200 E., 2021/412 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1989 yılından beri "..., ..., ... ... ..." ana markaları ile faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin 2018/07820 başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusuna yönelik itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, başvuru kapsamında müvekkili firmanın faaliyetinde olan "eşarplar, şallar, fularlar ve ... giysileri" mallarının da bulunduğunu, davalı firmanın "eşarplar, şallar, fularlar ve ... giysileri" yönünden herhangi bir kullanımı bulunmadığını, taraflar arasında daha evvel görülen ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/122 E. ve 2013/98 K. sayılı dosyasında, 2003/36586 numaralı “...” markasının “eşarplar, fularlar, şallar, başörtüleri” ile 98/007588 numaralı “...” markasının “... giysileri (eşarplar dahil)" emtiaları yönünden 5 yıllık kullanmama dolayısıyla kısmen hükümsüzlüklerine karar verildiğini, davalı firmanın buna rağmen yeniden başvuruda bulunmasının kötüniyetli olduğunu, taraf markalarında “...” ibaresinin birebir aynılık içerdiğini, markaların benzer mal ve hizmetleri kapsadıklarını, bu nedenle tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek 2020-M-4555 sayılı YİDK kararının müvekkili firma ürünleri ve benzer emtialar yönünden kısmen iptaline, 2018/07820 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin “...” ve “...” markalarının tanınmış marka siciline kayıtlı olduğunu, müvekkili şirkete ait tanınmış markalarının, mağazacılık alanında olduğu gibi yoğun olarak 20, 21, 24 ve 27. sınıflarda olmak üzere birçok sınıfta tescilli bulunduğunu, müvekkilinin “...” ve "..." markalarını uzun yıllardır kullandığını, davacının kötüniyet iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraf markalarının birbirlerinden tamamen farklı olduklarını, başvurunun doğrudan müvekkili markalarını çağrıştırdığını, müvekkili markalarının tanınmış marka statüsünde olduğunu, dava konusu markanın da müvekkili markaları ile ilişkilendirileceğini, tescil edilmek istenilen markanın müvekkilinin tanınmış markaları kapsamındaki sınıfları kapsadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, “...” şeklindeki harf topluluğunun her iki markada da yer aldığı, her iki markada da baskın unsur/unsurlardan biri olduğu, anılan ibarenin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından ayırt edici nitelik taşıdığı, ortalama bir tüketicinin, aynı, aynı tür ya da benzer mal ve hizmetlerde ilgili markaları gördüğünde, her iki markanın da aynı iktisadi kaynağa ait olduğu yönünde bir algıya kapılabileceği, karşılaştırılan markaların kapsamında yer alan "25.SINIF: Bandanalar, ... Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Eşarplar, şallar, fularlar, bandanalar, ... Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" mal ve hizmetleri bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi hükmü koşulunun somut olayda gerçekleştiği, davalı yanın önceki tarihli markalarından kaynaklı, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından kullanımına ilişkin delil sunmadığından müktesep hak iddiasında bulunamayacağı, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, "25.SINIF: Bandanalar, ... Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Eşarplar, şallar, fularlar, bandanalar, ... Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" mal ve hizmetleri bakımından 2020-M-4555 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2018/07820 sayılı markanın aynı mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka tescil başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a600f0b6b314b480 1f0445812380db20