11. Hukuk Dairesi 2024/4357 E. , 2025/2993 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/73566 sayılı "... ... sp2" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınına davalı şirketin 2004/25984, 2014/70816, 2017/65581 sayılı "...", "...", "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen reddine karar verildiğini, başvurudan 09, 12. sınıftaki mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, bu kısmi ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin de 2020-M-8453 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, dünyanın en tanınmış lüks otomobil markalarından ... markasının tanınmış olduğunu, "..." ibaresinin İtalya’nın kuzeyinde Lambordiya bölgesinde bulunan bir şehir ve yerel idare bakımından bir komün olduğunu, ... otomobil yarışları F1’in en eski pistinin burada bulunduğunu, ... ibaresinin F1 araba yarışının İtalya pisti olmakla 12. sınıfta yer alan kara taşıtları ile parçaları için düşük ayırt edicilik taşıdığını, müvekkili şirketin “... ... SP1” ve “... ... SP2” markalı özel seri otomobilleri ile “... 750 ...” ve “... 860 ...” modelli araçlarının da bulunduğunu, kullanım ispatı istenen 2004/25984 numaralı markanın kullanımına ilişkin sunulan faturaların bir kısmının okunmadığını bir kısmında ise bu ibarenin geçmediğini, kullanımın ispat edilemediğini, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşımadığını müvekkilinin markasının bir bütün olduğunu, ... ibaresinin öne çıkarılmadığını, markaların eşyalarının da aynı ya da benzer olmadığını, markaların karıştırılmayacağını, ortalama tüketicinin dikkat ve özen seviyesinin ürünlerin çok pahalı ürünler olması, halkın belli bir kesimine hitap etmesi sebebiyle çok yüksek olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2020-M-8453 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzerlik taşıdığını, kısmi ret gerekçesi markaların tek unsurunun ... ibaresi olduğunu, bu ibarenin başvuru ve dava konusu markada bağımsız ayırt edicilik işlevine sahip unsurlardan biri olduğunu, aynı zamanda bu ibarenin ... ibaresine kıyasla görsel olarak da ön planda olacak şekilde düzenlendiğini, mal ve hizmetler açısından yapılan değerlendirmenin de hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... ibareli tescilli bir çok markası bulunduğunu, müvekkilinin bu markayı kullandığını, tüm ürünlerini bu marka ile tanıttığını ve sattığını, ... ibaresinin ortalama tüketici bakımından bir anlam ifade etmediğini, tescilli olduğu 12. sınıf yönünden doğrudan bir bağlantısı olmadığını, bir an için ayırt ediciliğinin düşük olduğu düşünülse dahi müvekkilinin 2004 yılında tescil ve kullanımları ile marka ile bütünleştiğini ve bilinir hale getirdiğini, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu, davacının marka başvurusunda yer alan ve çatı marka özelliğinde olan ... ibaresinin markaların benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “... ... sp2” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 09, 12, 16, 18, 25, 28, 35. sınıftaki hizmetlerinin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise 2004/25984, 2014/70816, 2017/65581 sayılı "...", "...", "..." ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 02, 04, 05, 07, 08, 09, 11, 12, 21, 27, 28. sınıftaki hizmetlerin yer aldığı, davacıya ait marka başvurusunun sınıflandırma sisteminin 09 ve 12. sınıfındaki emtia ile aynı olduğu, bu suretle emtianın ilişkili olması şartının sağlandığı, başvurunun standart karekterle yazılmış “... ... sp2” ibaresinden, itiraza dayanak markanın ise standart karekterle yazılı "...", "...", "..." ibarelerinden oluştuğu, davaya konu marka ile daha önceden davalı adına tescilli markaların ilk bakışta göze çarpan unsuru olan “...” ibaresinin aynı olması söz konusu ise de, bu ibarenin coğrafi yer adı olduğu, coğrafi yer adının da belirli ve kabul edilebilir bir bilinirliği de bulunması karşısında tek başına kullanılması halinde ayırt ediciliği düşük bir ibare olması ve davacı markasının “...” tanınmış markası ve “SP2” ibaresini de markada esaslı olarak kullanması ile bütüncül olarak birbirinden ayırt edilebilen bir yapıya kavuştuğu, zira ayırt ediciliği düşük ve zayıf marka niteliğinde olan ... ibaresinin davacı tarafça eklenen ibarelerle ayırt edicilik sınırını aştığı, davaya konu çıkarılan mallar yönünden iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'in 2020-M-8453 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum ve şirketçe istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “... ... sp2” ibareli marka başvurusu ile davalı şirketin itirazına mesnet "..." esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira “...” ibaresinin İtalya'da yer alan coğrafi yer adı olduğu, ... otomobil yarışlarının yapıldığı ... 1’in en eski pistinin burada bulunduğu, bu coğrafi yer adının otomobil sektörü için belirli ve kabul edilebilir bir bilinirliğinin de bulunması karşısında, ... ibaresinin tek başına kullanılması halinde ayırt ediciliğinin düşük olacağı, davacı markasında yer alan “...” tanınmış markası ile “SP2” ibaresinin de markada esaslı olarak kullanması ile bütüncül olarak markaları birbirinden ayırt edilebilen bir yapıya kavuşturduğu gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum ve şirketçe temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.