11. Hukuk Dairesi 2024/4574 E. , 2025/2978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/501 Esas, 2024/785 Karar HÜKÜM: Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/376 E., 2021/457 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1992 yılından beri birçok ülkede uluslararası faaliyet gösterdiğini, davacı adına 2017/10544 sayılı “... brite” ve davacı iştiraki olan dava dışı .... adına da 2013/86866 sayılı “... arma” ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin ve iştiraki olduğu dava dışı şirket adına tescilli bulunan markalar ile davalının 2016/73560 ve 2015/ 64398 sayılı "... ..." ibareli markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu, davalının "... ..." ibareli kullanımlarının müvekkilinin markasına tecavüz oluşturduğunu, ayrıca davalının ürün ambalajının da müvekkilinin ürünlerinde kullandığı ambalajların taklidi olduğunu, davalının bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalıya ait 2016/73560 ve 2015/64398 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, müvekkiline ait 2017/10544 sayılı markaya gerçekleştirilen tecavüzün tespitine, ref’ine ve men’ine, haksız rekabetin tespitine, ref’ine ve men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; “...” ibaresinin temizlik sektöründe ayırt ediciliğinin bulunmadığını, “...” ibaresinin “oksijen” kelimesinin İngilizce kısaltması olarak sektörde yaygın kullanıma sahip olduğunu, davacının "..." ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğu iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, davacının, dava dışı Şirket adına tescilli bulunan markayı ve dava dışı Şirketin kullanımlarına dayalı olarak marka hükümsüzlüğü isteminde bulunamayacağını, davacı adına tescilli bulunan markanın ise müvekkilinin dava konusu markalarından daha sonraki tarihli olması nedeniyle hükümsüzlüğe mesnet alınamayacağını, müvekkilinin marka kullanımı ile davacının marka kullanımlarının görsel, yazımsal ve anlamsal olarak benzer olmadığını, markalar arasında filli kullanımlarda da benzerlik bulunmadığını, kötüniyet iddiasının da mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescili olan 2017/10544 sayılı ve "... Brite + şekil " ibareli markanın, dava konusu markalardan daha sonra tescil edilmesi nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1, 25/1 maddelerine göre hükümsüzlük değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, dava dışı Şirket adına tescilli bulunan 2013/86866 sayılı marka yönünden de dava dışı şirket ile davacı şirket arasındaki organik bağın tespit edilemediği, her şirketin kendisi açısından hak sahibi olarak ele alınması gerekmekle beraber, 2013/86866 sayılı marka ile dava konusu marka arasında iltibas koşularının da oluşmadığı, davacının SMK'nın 6/3, 6/9 maddeleri ile tanınmışlığa dayalı iddialarını da ispatlayamadığı, bu nedenlerle dava konusu markaların hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gibi aynı gerekçelerle davalının dava konusu kullanımlarının markaya tecavüz oluşturmayacağı, ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava dilekçesiyle sunulan Ek-5 teki 1. görselde yer alan davalı kullanımının davacının yabancı ülkelerdeki tescilli markaları ve davacının Ek-5’teki kullandığı ürün ambalajı arasında ibareler, renk, yazım şekli, kompozisyon tertip tarzı açısından orta seviyede bir alıcıyı yanıltabilecek şekilde aynılık/büyük şekilde benzerlik bulunduğu, bunun iltibasa yol açabileceği, bu nedenle davalının Ek-5 teki 1. görseldeki şekilde kullanımının haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile bilirkişi heyetinin 09/09/2021 tarihli raporunun 23-24-25. sayfasında geçen davalının ''ek-5 1. Görseldeki'' şeklindeki ambalaj kullanımının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının davacının reddedilen talepleri yönünden usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, haksız rekabete dayanak teşkil eden davacı markalarının yurt dışında tescilli olduğu ve ambalajların yurt dışında kullanıldığı, Türkiye'de kullanıldığı ispat edilemediğinden bu marka ve kullanımların Türkiye'de korunamayacağı, bu itibarla davalının haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilen ambalaj kullanımının haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak tüm talepler yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4b2c7ab7381b1253 f3164371fa2ef7a4