11. Hukuk Dairesi 2024/4477 E. , 2025/3093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1820 Esas, 2024/1048 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/65 E., 2022/162 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden COMEC S.R.L.'nin İtalya'da mukim ayakkabı sektörünün önde gelen köklü firmalarından biri olduğunu, diğer müvekkilinin de bu şirketin ürünlerini 2007 yılından bu yana Türkiye'de perakende olarak satışa sunduğunu, yabancı firmanın 2001 yılında geliştirdiği patent belgesine konu COMEC marka SP/99 model ayakkabı taban kampre pres makinasının diğer davacı Euroturka tarafından 2010 yılında dava dışı ... Ayakkabı Mal. ve Yan San. Tic. Ltd. Şti.'ye (...) satışının gerçekleştirildiğini, ayrıca makinenin ilk kez Türkiye piyasasına müvekkili tarafından sunulduğunu, dava dışı ...'da çalışan davalı ...'in makineyi kopyalayarak 2015 yılında faydalı model başvurusunda bulunduğunu, 2017 yılında COMEC firmasının yetkilisi ile dava dışı ...'ın ortağı arasında protokol imzalandığını ve dava dışı şirket tarafından söz konusu makinenin taklit edilmeyeceğine dair 03.05.2017 tarihli taahhüt verildiğini, fakat davalının söz konusu şirket ile birlikte hareket ederek satış işlemlerine devam ettiğini ve ilgili kişilere karşı tazminat davaları açtığını, davalı tarafın faydalı model başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek davalı adına tescil edilen 2015/16420 tescil numaralı faydalı model belgesine konu ürünün 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 144/1 (a) hükmünde ile belirtildiği üzere gerekli şartları taşımadığından faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan belgenin hangi tarihte, hangi tescil numarası ile kayıtlı olduğunun anlaşılmadığını, yabancı ülke patentinin HMK'nın 224/1 hükmü uyarınca yetkili makam tarafından onaylanması gerektiğini, dava konusu faydalı modelin yenilik unsuru ihtiva ettiğini, gerekçe olarak gösterilen patent belgesinin renkli nüshasının sunulması gerektiğini, davacı tarafından sözleşme olarak nitelendirilen belgenin sözleşme vasfına haiz olmadığını ve kim tarafından imzalandığının belirsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yana ait faydalı model belgesinin, yenilik kırıcı olarak dosyaya sunulan ITV9901108 (A1) numaralı patent belgesi karşısında 1, 2 ve 5 numaralı istemlerinin yeni olduğu, 3, 4, 6 ve 7 numaralı istemlerinin ise yeni olmadığının anlaşıldığı, yine yenilik kırıcı delil olarak sunulan dava dışı ...'a ait makina ile davalı faydalı model kıyaslandığında ise tüm istemler yönünden yeni olmadığının teknik bilirkişi raporları ve beyanlar ile tespit edildiği, yenilik faktörü yönünden söz konusu makinenin davalı faydalı model başvurusundan önce üretilip üretilmediğinin önemli olduğu, incelenen makinelerden ... markalı SP99 model iki tanesinin etiketlerinde üretim tarihinin 08.10.2010 olarak yer aldığı; dava dışı Ustasan firması nezdinde aynı marka ve modeldeki makinelerin ise etiketlerinde üretim tarihlerinin 27.05.2011 olarak yer aldığı, söz konusu makinelerin etiketlerinde yer alan tarihlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ve üretim tarihlerinden sonra üzerlerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı hususlarında, davalı itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla ticari belge, defter ve faturaların incelenmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin kök ve ek raporlarına göre her ne kadar dava dışı firmanın ticari defterlerinin sahipleri lehine kati delil olma sıfatı bulunmasa da, sunulan gümrük beyannamesi, ithalat ve satış faturaları ile etiket tarihlerinin örtüştüğü, bu itibarla üretim tarihleri bakımından gerçeği yansıttıkları sonucuna ulaşıldığı, davalı vekilinin, yenilik kırıcı söz konusu makinelerin tespit tarihinden önce üzerlerinde değişiklik yapılmış olabileceği yönündeki itirazları yönünden ise, duruşmada dinlenilen teknik bilirkişilerin değişikliğin bulunmadığına dair mütalaada bulunduğu, bu nedenlerle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacıların davasının kabulü ile davalı yana ait 2015/16420 tescil numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.06.2016 tescil tarihli, TR 2015 16420 Y numaralı, "Taban Şekillendirme Makinesinde Yapılan Geliştirme" buluş başlıklı faydalı modelin davalı adına tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiği, davacının davaya konu faydalı modelin konusunu oluşturan makineleri diğer davacıdan alarak, distribütör sıfatıyla Türkiye’de satışını gerçekleştirdiği, davalının faydalı modelden kaynaklanan haklarını bu davacıya karşı da ileri sürme ve ticari faaliyetinin etkilenme ihtimali bulunduğundan, davalıya ait faydalı modelin hükümsüzlüğünü talep etmekte hukuki yararının mevcut olduğu, 5 mutlak yenilik kriteri hükümsüzlük davasında mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda da bir faydalı modele konu buluşun daha önce açıklandığına dair elde edilen bilgi ve bulguların HMK’nın 25/2. hükmü çerçevesinde re’sen dikkate alınması gerektiği, bu nedenle dava dilekçesinde davacı tarafından dava dışı şirkete satıldığı ve yenilik kırıcı olduğu iddia edilen, delil listesinde faturalarına yer verilen makineler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının usule aykırı olmadığı, davacı tarafça İtalya’da davacı ... S.R.L. adına tescilli olduğu bildirilen ve yeminli tercümesi dosyaya sunulan patent belgesi karşısında davalı adına tescilli faydalı modelin bağımsız tek istemi olan 1 numaralı isteminin yeni olduğu bilirkişi raporları ile tespit edilmişse de, dava dışı ... Ayakkabı Malzemeleri ve Yan Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nde mevcut ve daha önce davalı ... ile birlikte bu şirketin de taraf oldukları Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/442 E. sayılı davasının yargılaması sırasında davacı ... S.R.L.’den satın aldıkları ve orijinal ürünler oldukları kabul ve tespit edilen makineler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile, 2010 yılında satışı yapılan bu makineler karşısında davalının faydalı modelinin yenilik unsurunun mevcut olmadığının tespit edildiği, gerek daha önce görülen 2018/442 E. sayılı dava dosyasındaki bilirkişi raporu ve mahkemenin kesinleşen kararı, gerekse işbu davada duruşmada dinlenen bilirkişilerin beyanları ile makinelerde değişikliğin söz konusu olmadığının belirlendiği, Türkiye’de dava dışı şirkete satış teklifi yapılması ile buluşun kamuya açıklandığı, ayrıca 2010 yılında gümrükten geçerek Türkiye’ye ithal edildiğinin de fatura ve gümrük belgeleriyle sabit olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin yenilik özelliği bulunmamasına dayalı hükümsüzlük istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! badf3d081bdc5f51 6ea2fa9d9a58140b