11. Hukuk Dairesi 2025/412 E. , 2025/3116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/382 E., 2024/518 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline sermaye karşılığı dava dışı şirkette hisse verdiğini, müvekkilinin resmi hissesi görünmemekle birlikte koyduğu sermaye sebebiyle harici ortaklık yaptığını, uygulamada ve tüm ilişkilerde şirket ortağı sıfatıyla hareket ve şirketi temsil ettiğini, 28.05.2014 tarihli tutanak kapsamında şirket hisselerini davalıya devrettiğini, davalının da şirket hissesine karşılık bedel ödemeyi üstlendiğini, bu kapsamda müvekkilinin 280.000,00 TL’den az olmayacak bedelde alacağının çıktığını, borcun ödenmemesi üzerine yapılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacıya borcunu ödediğini ve belgenin aslının kendisine teslim edilerek imha edildiğini, bu nedenle icra takibine konu belge ile aynı olup olmadığının belli olmadığını, davacıya borcu olmadığını belirterek davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının protokol kapsamında borcu ödediğini ispat etmesi gerektiği, protokolde sabit bir borç bulunmadığı, davacının hisse bedelinin 280.000,00 TL olduğu, bu bedele %40’ı müşteri alacakları, kasa ve hammadenin ilave edileceği, bu bedelden %40’ı borçlar, işçi kıdem tazminatı, dört araba fiyatının düşüleceğinin kararlaştırıldığı, icra dosyası kapsamında davacının borcuna karşılık yatırılan 165.493,83 TL'nin yatırıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamakla birlikte bu husunun yazılı belge ile ispatlanmış olması dikkate alındığında bahse konu bedelin davacı alacaklının hisse bedelinden tenzili gerektiği, anılan protokolde dört araba fiyatının hisse bedelinden düşüleceğinin belirtildiği, dosya kapsamında dinlenilen tanık ve taraf beyanlarına göre bu arabaların iki adet hurda olduğu, değerinin 25.000,00 TL olduğu, davacının duruşmada bu bedele itirazlarının olmadığını belirtmesi karşısında iki adet araç bedeli olan 25.000,00 TL'nin davacıya ait hisse bedelinden tenzili gerektiği, davalının elden yapılan ve bir takım borçların ödenmesine ilişkin iddialarının ödeme miktarları itibariyle yazılı belge ile ispatı gerektiğinden davacının borçlarına karşılık ya da davacıya yapıldığı iddia edilen bu ödemelerin tenzilinin yapılmadığı, davacının hisse bedelinin netleşmesi bakımından şirkete ait defter kayıt ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak davacının net hisse bedelinin belirlendiği, buna göre mali müşavirden alınan rapor doğrultusunda protokolde davacı hissesi için belirlenen toplam 280.000,00 TL bedele; 205,54 TL kasa, 56.160,00 TL müşteri alacakları, 2.222,22 TL hammadde bedeli ilave edilerek 112.451,20 TL borç, 25.000,00 TL araba bedeli, davacının şahsi borcu için ödenen 165.493,83 TL tenzil edildiğinde bakiye 35.642,73 TL yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğunun kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 35.642,73 TL yönünden davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar yönünden kaldığı yerden devamına, alacağın likid olmasına bağlı olarak davacı lehine itirazın iptaline karar verilen 35.642,73TL üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.