Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3367 E., 2025/3108 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3367 E., 2025/3108 K. (06.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3367
Karar No
2025/3108
Karar Tarihi
06.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/3367 E. , 2025/3108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI :2024/317 Esas, 2024/536 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2022/707 E., 2023/622 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların eşit sermaye payı ile dava dışı Koensa şirketini kurduklarını, şirketin kurulmasından önce şirketin faaliyetinde kullanılmak üzere taşınmaz satın aldıklarını, söz konusu taşınmazın davalı adına tescil ettirildiğini, taşınmazın satın alınması ve şirket sermayesinde kullanılmak üzere davalı tarafından müvekkiline 200.000,00 euro para havalesi yapıldığını, dekont kısmında borç ilişkisinden bahsedilmediğini, taşınmaz karşılığında yapılan ödemelerin davalıya 300.000,00 TL tutarındaki çekler ile ödendiğini, müvekkilinin mali olarak problemler yaşaması üzerine ortak oldukları şirketteki payını ve bu şirket tarafından kullanılan taşınmazı bedelsiz olarak davalıya devrettiğini, yine müvekkilinin annesinden kalan taşınmazların da davalıya satılarak elde edilen gelirle müvekkilinin bankalara olan borçlarının ödendiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmamasına rağmen, davalının banka dekontuna dayanarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, havalenin kural olarak ödeme vasıtası olup dekont üzerinde açıklama bulunmadığı için alacaklı olduğunu iddia eden davalının bunu ispat etmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin takip dosyasına konu banka dekontu nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, takibin iptaline ve %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya ödenen 665.734,00 TL'lik kısmına istirdat davası olarak, kalan bakiye için menfi tespit davası olarak devam edilmesini talep ettiği, havalenin hukuksal niteliği itibari ile bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karinenin mevcut olduğu, yasal karinenin aksini ileri süren havalecinin bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu (YHGK 12.03.2003 gün 2003/3-118 E., 2003/158 K.), somut olayda davalı tarafından 29.11.2012 tarihinde davacı hesabına 200.000,00 euro havale yapıldığı, davacı tarafından alındığının ihtilaf konusu olmadığı, uyuşmazlığın, yapılan havale nedeniyle davacının davalıya borcu bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, davalı tarafça davaya konu takibe esas kılınan havaleye ilişkin dekontun tercümesine göre, dekontta paranın gönderilme sebebine ilişkin hiç bir açıklama bulunmadığı, her ne kadar taraflar arasında birtakım ticari ve hukuki ilişki olduğu tarafların kabulünde ve dosya kapsamı ile sabit ise de, davalı tarafın söz konusu havalenin taraflar arasındaki hangi ilişkiye istinaden hangi sebeple yapıldığı hakkında somut bir iddia ortaya koymadığı, borç olarak gönderildiği savunmasında dahi bulunmadığı, hangi nedenle alacaklı olduğuna dair açıklama getirmediği, bu durumda yukarıda açıklanan karine gereğince havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapılmadığını, yapılan havale nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu ispat yükünün davalıda olup, davalı takip konusu yaptığı alacağını ispata yarar delil bildirmediği, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, takibin kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72/5. maddesi uyarınca koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, havale yoluyla gönderilen paranın ödenmemesi nedeniyle tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden sonra İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit-istirdat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı