Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4471 E., 2025/4342 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4471 E., 2025/4342 K. (19.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4471
Karar No
2025/4342
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/4471 E. , 2025/4342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/801 Esas, 2024/849 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/1115 E., 2020/694 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak temlik alan davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı temlik alan ... ... Yönetim A.Ş. vekili Avukat ... ve davalılardan ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı ... Turistik İşletmeler ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi davalılar ..., ... ile ...'ın müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 02.07.2019 tarihinde kat edilerek borçlulara ... 16. Noterliği'nin 02.07.2019 tarih ve 19878 yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hâle getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/26587 E. sayılı icra dosyası ile 1.500.000,00 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu ileri sürerek davalıların takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Turistik İşletmeler Tic. A.Ş.'nin 3 ortağından biri olduğunu, davacı bankanın kredi kullandırdığını, müvekkili ... ile beraber diğer ortaklar ... ve ...'ın bu kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye taraf olarak dahil edilmek istendiğini, ancak davacı bankanın delilleri arasında gösterdiği kredi sözleşmesi incelendiğinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 581. 582. 583. maddeleri hükümlerinin aradığı şartlarda bir kefalet ilişkisi kurulmadığını, TBK'nın 583. maddesi hükmüne göre kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla ve bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğininin, kefalet sözleşmesinde kendi yazısı ile belirtmesi gerektiğini, genel kredi sözleşmesinde TBK'nın 583. maddesinin amir hükmü olarak aradığı şartlardan hiçbirinin mevcut olmadığını, bu kapsamda işbu kefalet sözleşmesinin her şeyden önce şekil eksikliğinden dolayı yok hükmünde olduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 70 yaşlarında ev hanımı olduğunu, sözleşmeyi imzalayıp imzalamadığını bilemediği için kefalet sözleşmesinin yasal koşullarının tam olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını, bu sebeble bu konuda inceleme yapılması gerektiğini, takibe konu kredilerin kefalet sözleşmesi kapsamında olup olmadığının dahi belli olmadığını, takibe konu sözleşmelerin müvekkilinin sorumluluğu kefalet sözleşmesi kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın TBK'nın kefalete ilişkin emredici hükümlerini görmezden gelerek müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın hesapladığı ana para miktarı müphem olduğu gibi talep ettiği faiz, uygulanan cari ve temerrüt faiz oranları da haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup talep edilen faiz oranının TBK'nın emredici hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talep etmek hakkı bulunmadığı gibi koşulları da oluşmadığını, davacının alacağının likid olmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı .. .. .. Turistik İşletmeler ve Tic A.Ş.'ye kredi kullandırıldığı, dava dışı asıl borçlu şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için dava dışı asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil olan davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle davalılar olan müteselsil kefiller tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle nakdi kredi borcundan sorumlu oldukları sabit olduğundan düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan 1.228.924,00 TL asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamı gerektiği, davacının fazlaya ilişkin isteminin haksız olduğu, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın (1.228.924,00 TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... 7. İcra Müdürlüğünün 2019/26587 E. sayılı icra dosyasında, borçlu davalılar tarafından 1.228.924,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazların ayrı ayrı iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın (1.228.924,00 TL'nin) %20'si oranında icra inkâr tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın, teminat mektup bedelinin davacı banka tarafından takas mahsup edilmiş olması ve teminat mektup bedelinden davalı kefillerin sorumlu olup olmadığı, Mahkemenin, davalı ve davacıların rapora itirazlarına rağmen ek veya yeniden rapor almaksızın hüküm tesis etmiş olması, davalı kefilin itirazlarının incelenip incelenmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği, Mahkemenin kabulü ile kabul edilen miktara icra inkar tazminatı takdir edilmiş olmasının yerinde olup olmadığı ile davalı kefile ihtarnamenin tebliğ edilip edilmediği, yetki ile ilgili olarak itirazlarının değerlendirilip değerlendirilmediği noktalarında toplandığı, davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı .. .. Turistik İşletmeler ve Tic. A.Ş. arasında 5.000.000,00 TL bedelli, 17.07.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, genel kredi sözleşmesini davalı gerçek kişilerin müteselsil kefil olarak imzaladıkları, kefalet miktarlarının, tarihininin, kendi adreslerinin el yazılı olarak düzenlenmiş olduğu, davacı banka tarafından davalılar ile birlikte dava dışı ... ... A.Ş.'ye Üsküdar 16. Noterliğince düzenlenen 02.07.2019 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamede 01.07.2019 tarihli hesap özetine göre bankanın toplam alacağının 3.741.503,77 TL olduğu belirtilerek bir gün içerisinde borcun ödenmesi, aksi taktirde yasal yollara başvurulacağının belirtildiği, ihtarnamenin muhataplara UETS sorgu sonucunda e-tebligatın yapılamadığına dair 02.07.2019 tarihli noter belgesinin düzenlenmiş olduğu, davacı banka tarafından davalı borçlular hakkında bir gün sonraki tarihli olarak 03.07.2019 tarihinde, ... 7. İcra Müdürlüğünün 2019/26587 E. sayılı dosyasında 1.500.000.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, icra takibine karşı davalı kefillerin itiraz ettiği, itirazlarında yetki itirazınında da bulunduğu, yetkili icra dairesinin .. .. İcra Müdürlükleri olduğunun belirtildiği, davalı kefiller hakkında davacı banka tarafından itirazın iptali davası açıldığı, kredi borçlusu dava dışı ..... A.Ş.'ye ait 05.11.2019 tarihli sicil bilgilerinden, davalılardan ...'ın şirketin yönetim kurulu başkanı, davalı ... .'nin yönetim kurulu başkan yardımcısı, ...'ın yönetim kurulu üyesi ve müşterek imzaları ile yetkilisi olduklarının anlaşıldığı, davacı banka tarafından takip öncesinde gönderilen kat ihtarnamesinde, toplam alacak miktarının 3.741.503,77 TL olduğunun belirtildiği, banka kayıtları üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve düzenlenen raporda, davacı bankanın kat ihtarnamesinde belirtmiş olduğu alacağın 3.075.043,77 TL'lik kısmının nakit kredi alacağı, 660.460,00 TL'nin ise gayrinakdi alacak olduğunun ifade edildiği, aynı raporda davacı banka tarafından kat ihtarında talep edilen nakit alacak miktarından çeklerin tahsilatına dair hesap yapılarak 1.500.000,00 asıl alacak üzerinden takibe geçtiğinin belirtildiği, davacı tarafça, icra takip talebinde talep edilen miktarın hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun açıklanmadığı, banka kayıtlarına göre yapılan inceleme sonucunda bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde talep edilen miktarın nakdi kredi alacağı olduğunun kabulünün yerinde görüldüğü, diğer taraftan bilirkişinin ödemelerin mahsubunu TBK'nın 100. maddesi hükmünü göz önünde bulundurularak mahsup etmesi neticesinde bulduğu sonucun kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, genel kredi sözleşmesinde davalı kefillerin, kefil olduğu azami miktarı, kefalet tarihini, müteselsil kefil olduğu hususunu kendi el yazısını yazarak belirttiği, sözleşmedeki şekil şartının yerinde olduğu, sözleşmedeki düzenleme kapsamında, davalı kefilin icra dairesinin yetkisine ve mahkemenin yetkisine itirazının yerinde olmadığı, davalı kefillere takip öncesinde gönderilen kat ihtarnamesinin tebliğ edilememesi üzerine bilirkişi raporunda, işlemiş faizden kefillerin sorumlu olmayacaklarına dair tespitin ve buna uygun Mahkeme kabulünün isabetli olduğu, davalının hukukçu bilirkişinin de içinde yer aldığı bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınması gerektiğine dair istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davalı tarafça her ne kadar sözleşme aslının görülmediği ve bu nedenle imzaların incelenemediği iddia edilmiş ise de, davalı kefillerin dava dışı borçlu şirketin yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu başkan yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi oldukları, davalının somut herhangi bir veriye dayanmayan imzaya yönelik itirazlarının yerinde görülmediği, kredi sözleşmesindeki miktar ve uygulanması gereken faiz oranları belli olduğundan ve taraflarca bilinebilir nitelikte bulunduğundan kabul edilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı (temlik alan) vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı (temlik alan) tarafın tüm, davalı ...'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.16.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda, Bankaca TCMB'ye bildirilen faiz oranı listesine ve temerrüt faiz oranına ilişkin sözleşme hükmüne göre %90 temerrüt faiz oranının uygulanacağı bildirilmiş ve kabul edilmiş olup İlk Derece Mahkemesince bu rapor hükme esas alınarak karar tesis edilmiştir. Ancak Dairemizin yerleşik uygulaması çerçevesinde Mahkemece, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi tanınarak davacı Bankanın takibe konu kredi/ krediler (aynı tür) için temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranı/oranları tespit ettirilip fiilen uygulanan ya da TCMB'ye bildirilen faiz oranı/ oranlarından hangisi daha düşük ise temerrüt faiz oranına ilişkin sözleşme hükmünün düşük olan orana göre uygulanması ile talep edilebilecek temerrüt faiz oranı belirlenip buna göre hesaplama yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ve bu hükme yönelen istinaf başvurusunun esastan reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı (temlik alanın) tüm, davalı ...'nin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, (temlik alan) davacı ... ... Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ... ... Yönetim A.Ş.'ye iadesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d20ea894cce5273d a3f93be5bdc5de72

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı