11. Hukuk Dairesi 2024/4197 E. , 2025/3187 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/163 Esas, 2024/805 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/383 E., 2021/395 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacı şirketin 2018/37792 sayılı “...” markasının sahibi olduğunu, 10 yılı aşkın süredir mobilya tasarım, imalat ve satış sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirkete ait “www.....com” adlı internet sitesinde “... (Instagram: ...)” markası altında şikayetlerin yayımlandığını, ancak bu şikayetlerin müvekkili markasını haksız şekilde kullanan ve Instagram üzerinden satış yapan başka firmalara ait şikayetler olduğunu, böylece haksız kazanç elde edildiğini, aynı zamanda müvekkili ile ilgisi bulunmayan şikayetlerin bu internet sitesinde “...” başlığı altında tutularak müvekkilinin tescilli markasına tecavüz edildiğini, müvekkilinin ve müvekkiline ait markanın itibarının zedelendiğini, davalıdan şikayetlerin kaldırılması talep edildiği halde, davalı tarafından gönderilen e-mail cevabında, bu şikayetlerin başka bir firmaya ait olduğu kabul edilmesine rağmen taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek davalı tarafından gerçekleştirilen markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, 7 farklı URL hesabının silinerek kaldırılmasına, müvekkiline ait tescilli marka ile ilgisi bulunmayan şikayetlerde “...” markasının kullanımının önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davalının web sitesinde davacı tarafa ait “...” isimli Instagram sayfası şikayetlerinin bulunmadığının davacı tarafından da kabul edildiğini, "..." platformunda bulunan şikayetlerin davacının tescilli markasını haksız şekilde kullanan diğer firmalara ait şikayetler olduğunu, bu nedenle davanın tarafının kendileri değil ilgili firmalar olduğunu, “www.....com” internet sitesinin içerik üreticisi olmayıp yer sağlayıcı konumunda olduğunu, şikayetlerin içeriğinden şikayetleri yazanların sorumlu olduğunu, somut olayda şikayet edilenin davacı dahi olmadığını, davacıya ait “...” isimli sayfanın "..." platformunda yer almadığını, ancak “...” isimli bir satıcı tarafından mağdur edilen tüketicilerin mağduriyetlerini ifade ettiklerini, davacıya, talep etmeleri halinde her bir şikayete ücretsiz cevap verebileceklerinin ya da yanlış anlaşılmaları düzeltmek için şikayet sahiplerinin iletişim bilgilerinin kendilerine ücretsiz verilebileceğinin iletildiğini, buna rağmen kendilerine dönüş yapılmayıp doğrudan dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." platformundaki kullanım şeklinin davacıya ait markanın “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanımı olmadığından marka tecavüzü eyleminin sabit görülmediği, davalının “www.....com” internet sitesinde davacının markasının yer aldığı "..." ibaresiyle ilgili 20. sınıftaki mallar açısından şikayetlerin muhatabı olan işletmelerin karıştırılmasını önleyecek düzeyde yeterli önlemleri almadığı ve yine farklı markalara/işletmelere yönelik şikayetlerin aynı sayfa/arayüz altında yayımlanmasına imkan tanıyarak karıştırılma ihtimaline yola açtığı, davalının bu eyleminin davacı aleyhine haksız rekabete neden olacağı, davacının ticari alanda uğrayabileceği müşteri ve itibar kaybının kendisi üzerinde yaratabileceği olumsuz etki/zarar durumunun manevi tazminat gerektirdiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın ''...'' şeklindeki ibare kullanımına yönelik haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, marka tecavüzü iddiasına bağlı açılan davanın reddine, birleşen dosya yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat istemininde 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu şikayetlerin, davacıdan başka satıcılara ait olduğu, davalının başka işletmelere ait bu şikayetleri yayımlamasının, tüketicilerin Anayasal şikayet hakkının kullanılması kapsamında kalacağından, engellenmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla Mahkemece davacının dava konusu yayımların 7 farklı URL hesabının silinmesi suretiyle kaldırılması talebinin reddedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Dava, marka hakkına yönelik marka tecavüzü haksız rekabetin tespiti men'i ref'i önlemesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, yer sağlayıcı bir site olup nihai tüketicilerin yapmış olduğu alışveriş sonucu var olan şikayetleri ... isimli tüketici şikayet platformunda beyanlarına göre yayınlamaktadır. Davacıya ait "... markası, tüketicilerin alışveriş yaptığı ve şikayette bulunduğu başka işletmeler tarafından da kullanılmaktadır. Bu şekilde çok sayıda şikayet olduğu dosya kapsamından da anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 09.08.2019 tarihli bilirkişi heyeti tarafından her ne kadar tüketici tarafından yapılan şikayetlerin davalıya ait ..." adlı internet sitesinde tek bir sayfada ve aynı marka altında yayımlanmasına karşılık yaratacağı yeterli önlemin alınmadığı belirtilmiş ise de, tüm şikayetlerin "... (Instagram:..." başlığı altında yayımlandığı gözetildiğinde davacı markasından instagram hesabıyla farklılaştırıldığı görülmektedir. Anılan sitede davacının markasına benzer, çok küçük farklarla ayrılan bir çok instagram hesabına ilişkin işletme mevcuttur. Dolayısıyla doğrudan davacının markası ile oluşturulmuş bir başlık bulunmadığı gibi bilirkişilerin sadece yeterli önlemi almadığı yönündeki tespitleri hükme esas alınan bilirkişi raporunda yetersizdir. Zira şikayetler belirtilirken instagram hesapları tek tek tüketicinin belirttiği şekilde yayınlanmakta olup ne şekilde önlem alınması gerektiğinin de açıkça ortaya konulması gerekir. Bu nedenle yetersiz bilirkişi raporundan dolayı olarak verilen kararın bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayız. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b2125f880e734821 8adfb812cf57ff03 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/4197 E. , 2025/3187 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/163 Esas, 2024/805 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/383 E., 2021/395 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacı şirketin 2018/37792 sayılı “...” markasının sahibi olduğunu, 10 yılı aşkın süredir mobilya tasarım, imalat ve satış sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirkete ait “www.....com” adlı internet sitesinde “... (Instagram: ...)” markası altında şikayetlerin yayımlandığını, ancak bu şikayetlerin müvekkili markasını haksız şekilde kullanan ve Instagram üzerinden satış yapan başka firmalara ait şikayetler olduğunu, böylece haksız kazanç elde edildiğini, aynı zamanda müvekkili ile ilgisi bulunmayan şikayetlerin bu internet sitesinde “...” başlığı altında tutularak müvekkilinin tescilli markasına tecavüz edildiğini, müvekkilinin ve müvekkiline ait markanın itibarının zedelendiğini, davalıdan şikayetlerin kaldırılması talep edildiği halde, davalı tarafından gönderilen e-mail cevabında, bu şikayetlerin başka bir firmaya ait olduğu kabul edilmesine rağmen taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek davalı tarafından gerçekleştirilen markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, 7 farklı URL hesabının silinerek kaldırılmasına, müvekkiline ait tescilli marka ile ilgisi bulunmayan şikayetlerde “...” markasının kullanımının önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davalının web sitesinde davacı tarafa ait “...” isimli Instagram sayfası şikayetlerinin bulunmadığının davacı tarafından da kabul edildiğini, "..." platformunda bulunan şikayetlerin davacının tescilli markasını haksız şekilde kullanan diğer firmalara ait şikayetler olduğunu, bu nedenle davanın tarafının kendileri değil ilgili firmalar olduğunu, “www.....com” internet sitesinin içerik üreticisi olmayıp yer sağlayıcı konumunda olduğunu, şikayetlerin içeriğinden şikayetleri yazanların sorumlu olduğunu, somut olayda şikayet edilenin davacı dahi olmadığını, davacıya ait “...” isimli sayfanın "..." platformunda yer almadığını, ancak “...” isimli bir satıcı tarafından mağdur edilen tüketicilerin mağduriyetlerini ifade ettiklerini, davacıya, talep etmeleri halinde her bir şikayete ücretsiz cevap verebileceklerinin ya da yanlış anlaşılmaları düzeltmek için şikayet sahiplerinin iletişim bilgilerinin kendilerine ücretsiz verilebileceğinin iletildiğini, buna rağmen kendilerine dönüş yapılmayıp doğrudan dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." platformundaki kullanım şeklinin davacıya ait markanın “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanımı olmadığından marka tecavüzü eyleminin sabit görülmediği, davalının “www.....com” internet sitesinde davacının markasının yer aldığı "..." ibaresiyle ilgili 20. sınıftaki mallar açısından şikayetlerin muhatabı olan işletmelerin karıştırılmasını önleyecek düzeyde yeterli önlemleri almadığı ve yine farklı markalara/işletmelere yönelik şikayetlerin aynı sayfa/arayüz altında yayımlanmasına imkan tanıyarak karıştırılma ihtimaline yola açtığı, davalının bu eyleminin davacı aleyhine haksız rekabete neden olacağı, davacının ticari alanda uğrayabileceği müşteri ve itibar kaybının kendisi üzerinde yaratabileceği olumsuz etki/zarar durumunun manevi tazminat gerektirdiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın ''...'' şeklindeki ibare kullanımına yönelik haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, marka tecavüzü iddiasına bağlı açılan davanın reddine, birleşen dosya yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat istemininde 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu şikayetlerin, davacıdan başka satıcılara ait olduğu, davalının başka işletmelere ait bu şikayetleri yayımlamasının, tüketicilerin Anayasal şikayet hakkının kullanılması kapsamında kalacağından, engellenmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla Mahkemece davacının dava konusu yayımların 7 farklı URL hesabının silinmesi suretiyle kaldırılması talebinin reddedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Dava, marka hakkına yönelik marka tecavüzü haksız rekabetin tespiti men'i ref'i önlemesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, yer sağlayıcı bir site olup nihai tüketicilerin yapmış olduğu alışveriş sonucu var olan şikayetleri ... isimli tüketici şikayet platformunda beyanlarına göre yayınlamaktadır. Davacıya ait "... markası, tüketicilerin alışveriş yaptığı ve şikayette bulunduğu başka işletmeler tarafından da kullanılmaktadır. Bu şekilde çok sayıda şikayet olduğu dosya kapsamından da anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 09.08.2019 tarihli bilirkişi heyeti tarafından her ne kadar tüketici tarafından yapılan şikayetlerin davalıya ait ..." adlı internet sitesinde tek bir sayfada ve aynı marka altında yayımlanmasına karşılık yaratacağı yeterli önlemin alınmadığı belirtilmiş ise de, tüm şikayetlerin "... (Instagram:..." başlığı altında yayımlandığı gözetildiğinde davacı markasından instagram hesabıyla farklılaştırıldığı görülmektedir. Anılan sitede davacının markasına benzer, çok küçük farklarla ayrılan bir çok instagram hesabına ilişkin işletme mevcuttur. Dolayısıyla doğrudan davacının markası ile oluşturulmuş bir başlık bulunmadığı gibi bilirkişilerin sadece yeterli önlemi almadığı yönündeki tespitleri hükme esas alınan bilirkişi raporunda yetersizdir. Zira şikayetler belirtilirken instagram hesapları tek tek tüketicinin belirttiği şekilde yayınlanmakta olup ne şekilde önlem alınması gerektiğinin de açıkça ortaya konulması gerekir. Bu nedenle yetersiz bilirkişi raporundan dolayı olarak verilen kararın bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayız. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b2125f880e734821 8adfb812cf57ff03 ... ...