Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4103 E., 2025/3417 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4103 E., 2025/3417 K. (15.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4103
Karar No
2025/3417
Karar Tarihi
15.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/4103 E. , 2025/3417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/98 Esas, 2024/574 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/941 E., 2021/626 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2013/14274 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, şirketin yönetim kurulu üyesi ... ile eski muhasebe ve Finans Koordinatörü ...'ın tedarikçi şirket ile irade ve elbirliği içinde hareket ettiklerini, malzemelerin hastaneye teslim edilmediğini, kesilen faturaların noter kanalıyla iade edildiğini, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, teslim alanların imzasının şirket yetkililerine ait olmadığını, yapılacak inceleme ile bu hususun tespit edileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağı iki adet faturanın davalı şirket kayıtlarına intikal ettirildiği sabit olmakla beraber, faturaların düzenlendiği tarihte davalı şirketin üç kişilik yönetim kurulu tarafından temsil edildiği ve satın almaya dair 100.000,00 TL ve üzeri iş ve işlemlerde 3 kişilik yönetim kurulunun müşterek imzası ile borçlanacağı kararlaştırıldığı halde, davacı tarafından her biri KDV dahil 216.000,00 TL bedelli fatura konusu medikal malzemelerin satışına yönelik üç yönetim kurulu üyesi tarafından imzalanmış yazılı herhangi bir sözleşme, teklif formu ibraz edilmediği gibi, fatura konusu tıbbi cihazların ambar stok kayıtlarınında girişinin bulunmadığı, malzemelerin ameliyatlarda kullanılmadığı, davacı yanın teslim olgusunun inkarına karşı sunduğu irsaliyeli fatura asıllarında teslim alan bölümünde isim, kaşe ve imza bulunmadığı, fatura suretlerinde imzası bulunan davalı şirket eski muhasebe ve finans koordinatörü ...'ın ise ceza yargılaması neticesinde hapis ve adli para cezası ile cezalandırıldığı, davacı şirketin, fatura konusu ürünleri davalı şirkete sattığı ve teslim ettiği iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tüm satış faturalarının davalı defterlerinde davacıdan mal alımı olarak kayıtlı olduğu, daha sonra faturaların kayıtlarından çıkarıldığı, davaya konu faturalar kapsamının davacının gerçek satışına ait olmadığı davalı yanca iddia edilmekle birlikte, bu konuda ceza soruşturması sırasında davacı şirket ya da yetkilileri hakkında açılmış bir ceza davası olmadığı, haklarındaki şikayet ile ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalı çalışanlarının şirketi zarara uğratmak için faturaları davalı defterlerine kayıt ettikleri, davacı şirket yetkililerinin davalı çalışanları ile birlikte hareket ettiklerinin iddia ve ispat edilemediği, bu konuda davacı çalışanları hakkında açılmış davanın bulunmadığı, ceza yargılamasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı da gözetildiğinde Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulüne, davalının Ankara 18.İcra Müdürlüğü'nün 2013/14274 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra takip tarihi itibariyle 432.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 86.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı