Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4025 E., 2025/2528 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4025 E., 2025/2528 K. (16.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4025
Karar No
2025/2528
Karar Tarihi
16.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4025 E. , 2025/2528 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1323 Esas- 2024/834 Karar HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/393 E. - 2022/44 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2004 yılından bu yana kesintisiz ve aralıksız şekilde "..." ibaresini hizmet verdiği hastahanelerde kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, anılan ibare üzerinde bu kullanımları sebebiyle gerçek hak sahipliği bulunduğunu, davalının, müvekkilinin "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmemiş olmasından faydalanarak 2010/43081 sayılı "...+Şekil" ibareli markayı kötüniyetle adına marka olarak tescil ettirdiğini ve kötüniyetle tescil ettirdiği bu markayı gerekçe göstererek müvekkilinin "..." ibareli marka başvurularına engel olmaya çalıştığını, taraflar arasında bu nedenlerle açılmış bir çok dava bulunduğunu, bu davalarda, müvekkilinin "..." ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği bulunduğunun tespit edildiğini, ayrıca davalının zikredilen markayı tescilli olduğu 44. sınıfta yer alan hizmetlerde kullanmadığını ileri sürerek 2010/43081 sayılı "...+Şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve 44. sınıfta yer alan hizmetler bakımından kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının geliştirdiğini ve bilinir hale getirdiğini iddia ettiği "..." markasını kötüniyetli olarak tescil ettirerek menfaat temin etmeye ihtiyacı olmadığını, müvekkilinin "..." markası ile ilgili ilk tescil başvurusunu 2004 senesinde yaptığını, daha sonrasında da kendi adına tescil ettirmiş olduğu bu markayı fiilen kullandığını, davacının önceye dayalı bir kullanım hakkının bulunmadığını, "..." markasının müvekkili tarafından fiilen kullanıldığını ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9. maddesinde öngörülen beş yıllık süre boyunca kullanmama şeklinde bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket tarafından davaya konu 2010/43081 numaralı "..." ibareli markanın 01.07.2010 tarihinde tescil ettirildiği, SMK'nın 25/6. hükmü uyarınca tarafların ortak olarak sağlık alanında hizmet verdiği ve birbirlerinin markalarından ve kullanımlarından haberdar olduğu, markanın tescil tarihi ile dava tarihi arasında yaklaşık 9 yıllık bir süre bulunduğu, bu sebeple gerçek hak sahipliği ve benzerlik sebebiyle markaların hükümsüzlüğü talebinin ileri sürülemeyeceği, kötüniyet iddiasına gelince; kötüniyetin varlığı halinde sessiz kalma savunmasının ileri sürülemeyeceği, ... markasının 2002 yılından beri davalı adına tescilli bulunan ve fiilen kullanılan ... markası ile benzer olduğu, ... markası üzerinde gerçek hak sahibinin davalı şirket olduğu, buna ilişkin marka kayıtları da incelendiğinde, davalı şirket adına kayıtlı bulunan 2002/... numaralı ... markasının bulunduğu, ... ibaresinin ... ibaresi ile benzer olduğu, ... ibaresinin ... ibaresinden türetilerek davalı şirket tarafından çeşitli marka tescillerine konu edildiği, davacı şirketçe ... ibaresinin ilk olarak 2004 yılında kullanıldığı, davalı şirketçe ... ibaresine çok benzer şekilde ... markasının 2002 yılında tescil edildiği, davalı tarafından daha sonra kullanılan ve tescile konu edilen ... markalarının ... ibaresinden türetilmiş olduğu, buna göre davalının ... markasına benzer bir şekilde kullanmış olduğu ... markasının davacının ilk kullanımda bulunduğunu belirttiği tarih olan 2004 yılından önce olması sebebiyle marka üzerinde gerçek hak sahipliği bakımından davacı iddialarının kanıtlanamadığı, davalı şirketin 2002 yılında tescil ettirdiği ... ibaresinden türetmek şeklinde kullandığı ... ibaresi ve bu şekilde yaptırılan tesciller bakımından kötüniyetli hareket ettiğinin düşünülemeyeceği, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği, kullanama nedeniyle iptal talebine gelince; davalı tarafından ... ibaresinin kullanılmadığı, davalı her ne kadar ... ibaresinin kullanıldığı bu sebeple bu kullanımın ... markası yönünden de kullanım sayılacağı yönünden de beyan ve itirazda bulunulmuş ise de ... ibaresinin başına ... eklenmek suretiyle markanın kısmen farklılaştırıldığı, bu farklı kullanımının SMK'nın 9/2-a hükmü uyarınca usul ve yasaya uygun olarak bir kullanım kabul edilemeyeceği, zira ... ibaresinde yer alan ... kökünün İngilizce olup tıp anlamına geldiği, sağlık sektörü yönünden zayıf bir marka olduğu, ... kökünden üretilen ... markasının da esas itibariyle zayıf marka olduğu bu sebeple markanın başına getirilen ... ibaresinin markayı kısmen de olsa farklılaştırdığı, bu bakımdan ... ibaresinin kullanılmasının ... markası yönünden kullanım kabul edilemeyeceği, davalının SMK'nın 9/1 hükmü uyarınca ... markasını kullandığını ispat edemediği, ... markasının kullanılmasının davaya konu 2010/43081 numaralı ... markası bakımından kullanma sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, hükümsüzlük talebi yönünden davanın reddine, kullanılmama nedeniyle iptal yönünden davanın kabulü ile, 2010/43081 sayılı markanın tescilli olduğu 44. sınıfta yer alan hizmetler bakımından kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markanın, yargılama sırasında yenilenmemesi nedeniyle 01.07.2020 tarihinde müddet hale geldiğinin tespit edildiği, bu nedenle hükümsüzlük ve iptal davalarının konusuz kaldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka benzerliği, öncelik hakkı ve kötüniyetli tescil nedeniyle marka hükümsüzlüğü ve kullanmama nedeniyle marka iptali istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 422ac8b856f88410 ffb8cb0bd5ab4b47

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı