11. Hukuk Dairesi 2024/3951 E. , 2025/2403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/841 Esas, 2024/710 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/179 E., 2021/38 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 31.08.2015 tarihinde kurulduğunu, 2014/90297, 2016/68641 ve 2019/39280 başvuru numaralı markaların sahibi olduğunu ve bu markaları dava dışı şirket yetkilisi...’dan devraldığını, müvekkilinin "..." ibaresini esas unsur olarak kullandığı ticaret unvanı ve ... ..., ... Biyoloji, ... Fizik, ... Kimya gibi alt markalarla çeşitli şubeler üzerinden uzun süredir eğitim alanında faaliyet gösterdiğini, 2014/90297 tescil numaralı "... ..." markasında da "..." ibaresinin esas unsur olduğunu, buna karşın davalının daha sonra tescil ettirdiği 2016/... numaralı "..." markasının ortalama bir tüketici açısından ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek, bu markanın 41. sınıfta hükümsüz kılınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı 2016/68641 numaralı "... ...." ve 2019/39280 numaralı "... Okulları" markalarının müvekkilinin dava konusu 2016/... numaralı ''...'' markasından sonra başvurulduğunu, dolayısıyla davacının öncelik hakkı bulunmadığını, davacının hem tescilli markalarında hem de fiili kullanımında "..." ibaresini tek başına değil ''...'' veya ''...'' ibareleriyle birlikte kullandığını, ayrıca ''...'' kelimesinin matematikte bir konu başlığı olduğunu, davacının bu davayı yalnızca müvekkilinin aynı şehirde okul açmasına tepki olarak kötüniyetle ikame ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının 2014/90297 numaralı "... ..." markasının davalı adına 41. sınıfta tescilli 2016/... numaralı "..." markasından önce tescil edildiği, her iki markanın da aynı sınıfta yer aldığı, tarafların eğitim hizmetleri alanında faaliyet gösterdiği, markaların "..." ibaresi bakımından birebir aynı olduğu, davacının ticaret unvanında bu ibarenin yer aldığı, bilirkişi raporuyla "..." markasının zayıf veya tanımlayıcı olmadığı kanaatine varıldığı, bu nedenle markalar arasında karışıklık yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğu, davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 ve 6/6 hükümlerine dayalı nispi ret nedenlerine ilişkin hükümsüzlük talebinin haklı olduğu, ancak SMK'nın 5/1-ç hükmüne dayalı mutlak ret sebebi ile kötüniyet iddialarının somut delillerle ispatlanmadığı gerekçesiyle bu yönlerden talebin reddine, davalı adına tescilli 2016/... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.