Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3907 E., 2025/2477 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3907 E., 2025/2477 K. (15.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3907
Karar No
2025/2477
Karar Tarihi
15.04.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/3907 E. , 2025/2477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/850 Esas, 2024/792 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/174 E., 2021/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010 yılından bu yana Türkiye Distribütörü olduğu ... ...’nın “...” markası üzerinde tüm ülkelerde ihdasen hak sahipliği bulunduğunu, davalı şirketin 20.09.2017 tarihli başvurusu sonucunda 2017/82314 sayılı “...” markasını 37. sınıfta kötüniyetle adına tescil ettirdiğini ileri sürerek 2017/82314 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, davalının “...” markasını aynen kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, engellenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, şimdilik 20.000,00 TL itibar tazminatı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Asli müdahale talep eden davacı ...P.A vekili dilekçesinde; müvekkiline ait “...” markasının otomobil bakım, boyama ve temizleme malzemeleri üzerinde tescilli ve yoğun olarak kullanıldığını, Türkiye’de marka ile faaliyetlerini distribütörleri aracılığıyla yaptığını, davacı... ... Taşımacılık Gıda San ve Tic. Ltd. Şti.’nin uzun süredir distribütörleri olduğunu ileri sürerek davalılardan ... Turizm İnş. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli 2017/82314 sayılı “...” markasının tescil kapsamındaki tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine, davalılar ... Tur. İnş. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... tarafından haksız biçimde kullanılan “...” markasının, müvekkili marka hakkı ile tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, meni, refi ile hakka aykırı kullanımların tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına, şimdilik 20.000,00 TL itibar tazminatı ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olduğu “...” markasına ilişkin sosyal medya hesaplarında bulunan paylaşımların tamamını, müvekkilin markasına çeşitli şekillerde tecavüzde bulunan kişilere yönelik yollamış olduğu ihtarnameleri, bunlara ilişkin yapmış olduğu suç duyurularını, müvekkilin sahibi olduğu markayı izinsiz kullanan bundan menfaat temin eden üçüncü kişilere yönelik işlemlerin tamamını bilerek, isteyerek ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirdiğini, müvekkilin dava konusu ... markası üzerinde yasal hak sahibi olduğunu, müvekkilin sahibi olduğu bu markayı yasalara uygun şekilde özel veya ticari hayatında kullanmasında yasal bir engel bulunmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır değişik şirket isimleri altında dava konusu “...” markası ile kara araçlarının temizlik hizmetleri başta olmak üzere, kara araçlarının detaylı iç temizliği, kara araçlarının boya koruma ve seramik kaplama hizmetleri, kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu) işini yaptığını, bu markayı oluşturabilme adına uzun yıllar bu sektörde hizmet gösterdiğini, değişik şekil ve zamanlarda reklamlar yaptığını, “...” markasını yaygınlaştırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in 2006 yılından itibaren asli müdahale talep eden ... ....’nın Türkiye'de de tescilli ve belli bir tanınmışlığa sahip “...” markasından haberdar olduğu, hatta bayiiliğini yaptığı, buna rağmen kötü niyetli olarak annesinin tek ortağı olduğu ... Turizm İnşaat Oto. .... ve Tic. Ltd. Şti. adına aynı markayı pek çoğu asli müdahilin markalarının tescil kapsamında olan mal ve hizmetler için tescil ettirdiği, asli müdahilin çok önceki tarihlerden itibaren markasını kullandığı aynı mal ve hizmetler için kullanmaya başladığı, asli müdahilin markaları daha önce tescil edildiğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 155. maddesi uyarınca davalının kendi markasının tescilli olmasını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, bu eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet niteliği taşıdığı gerekçesiyle davacı ve asli müdahilin markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davalarının kabulüne, davalıların asli müdahile ait “...” esas unsurlu markalar ile karışıklığa yol açacak şekilde “...” markasını kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin engellenmesine, davacı ve asli müdahil talep edenin manevi tazminat davalarının kabulüne, her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ve asli müdahile verilmesine, davacının ve asli müdahilin itibar tazminatı taleplerinin reddine, asli müdahilin marka hükümsüzlüğü davasının kabulüne, davalı ... Turizm İnşaat Otomotiv .... ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait 2017/82314 sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı... ... Taşımacılık Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin açtığı marka hükümsüzlüğü davasının usulden reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait “...” ibareli marka ile asli müdahil adına kayıtlı “...” ve “...” ibareli markaların esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, her iki markanın görsel, işitsel olarak ayniyet teşkil ettiği, kavramsal olarak ibarenin Türkçe anlamının olmadığı, asli müdahilin markalarında yer alan şekil unsurlarının markaların tali unsuru olduğu, benzerliği ortadan kaldırmadığı, işaretlerin ayırt edilemeyecek nitelikte benzerlik taşıdığı, farklı sınıflarda tescilli olmakla birlikte, tescilli oldukları alt emtialara ve hizmetlere bakılarak yapılan benzerlik karşılaştırılmasında bilirkişi raporu ile ayrıntılı bir şekilde inceleme sonucu tespit edildiği üzere bir kısım tescilli emtia ile tescilli hizmet arasında benzerlik ve bağlantı bulunduğu, dolayısıyla davalı markasının davacının markasının tescilli olduğu emtialarla bağlantılı olduğu tespit edilen tescilli hizmetler yönünden sınıfsal benzerlik koşulunun oluştuğu, asli müdahilin tescilsiz ve tescilli uyuşmazlık konusu markaya ilişkin önceye dayalı kullanımları nedeniyle ibare üzerinde hak sahibi olduğu, davalı ...'in davalı şirket adına marka tescilinden önce asli müdahilin bayiliğini yaptığı, davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisinin anılan davanın annesi olduğu, dolayısıyla aynı sektörde faaliyet yürüten davalıların asli müdahilin hak sahibi olduğunu bildikleri, Türkçe anlamı olmayan, özgün bir ibare olan “...” ibaresini ayırt edilemeyecek benzer ve iltibas oluşturacak şekilde tescil ettirilmesinde iyiniyetten söz edilemeyeceği, SMK’nın 6/9 hükmü gereğince kötüniyetli tescil durumunda markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, “...” markasının asli müdahale eden şirkete ait olduğu, davacı şirketin ise marka sahibinin Türkiye'deki genel distribütörlüğünü yaptığı, davalıların asli müdahilin hak sahibi olduğunu bildikleri koruma kapsamındaki markasının iltibas oluşturacak şekilde benzerini tescil ettirerek aynı iş kolunda markanın yasal sahibi oldukları izlenimi verecek şekilde izinsiz ve hukuka aykırı kullanmalarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, zarar gören davacı ve asli müdahilin ayrı ayrı tazminat talep edebilecekleri, markanın hükümsüz kılınmasında menfaati bulunan herkesin hükümsüzlük davasını açabileceği, davacının marka sahibinin Türkiye distribütörü olduğu, marka sahibi ile arasında markanın kullanılması konusunda inhisari nitelikte lisans sözleşmesi bulunduğu, markanın hukuka aykırı tescili nedeniyle davacı şirketin zarar gördüğü, davalı markasının hükümsüzlüğünü istemekte SMK’nın 25/2 hükmünde geçen “menfaati olanlar” ibaresi de dikkate alındığında davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, itibar tazminatı gerektiren markanın kötü kullanımı ile itibarın zedelendiğine ilişkin somut delil bulunmadığı, bu yöndeki iddianın ispatlanamadığı, davalının ileri sürülen fillerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet olarak değerlendirildiği gerekçesiyle asli müdahil vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ve asli müdahilin markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davalarının kabulüne, davalıların asli müdahile ait “...” esas unsurlu markalar ile karışıklığa yol açacak şekilde “...” markasını kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin engellenmesine, her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ve asli müdahile verilmesine, davacının ve asli müdahilin itibar tazminatı taleplerinin reddine, asli müdahilin ve davacının marka hükümsüzlüğü davasının kabulüne, davalı ... Turizm İnşaat Otomotiv .... ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait 2017/82314 sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile manevi tazminat ve itibar tazminatı istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 15.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a36100dd3b168bf6 4592708f5fea49b6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı