11. Hukuk Dairesi 2024/3577 E. , 2025/2297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1713 Esas- 2024/452Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/312 E., 2022/91 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Almanya'da 2002 senesinden beri tescilli olan ve yoğun olarak kullanılan ...markasının gerçek hak sahibi olduğunu, davalının ... markasını 2018/51551tescil numarası ile 3. sınıftaki mallar için tescil ettirdiğini, tescile konu markanın ...markası ile birebir aynılık ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını, tek farkın kelimeler arasındaki tire işaretinin kaldırılması olduğunu, davalının kötü niyetli olarak müvekkilini markasını gasp ettiğini, müvekkilinin markasının bilinirliğinden ve güvenilirliğinden haksız kazanç sağladığını, ileri sürerek davalıya ait 2018/51551 sayılı marka tescilinin hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davalının kozmetik ürünlerinde kendi adına tescilli markalarının olduğunu, dava konusu “...” markasını da kendi adına tescil ettirdikten sonra davacının aynı markalı ürünlerinin internet ortamında satıldığını öğrendiğini, davacı ile irtibata geçmesinin ve bu markayı kullanmayı durdurmalarını talep etmesinin ardından davacının kendisine ihtarname keşide ettiğini, davacının markasının Almanya’da tescilli olmasının marka hukukundaki ülkesellik ilkesi nedeniyle davacıya bir hak sağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2018/51551 sayılı markası ile davacının tescilsiz olarak kullandığı markasının/tanıtma vasıtasının benzer olduğu, davalının 2018/51551 sayılı markasının kapsamına giren “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç)” emtiaları yönünden, yani kısmen “emtiaların aynı/türdeş/benzer olması” şartının da gerçekleştiği, davacının “...” markasını/tanıtma vasıtasını, Türkiye’de yoğun ve yaygın kullandığını kanıtlayan yeterli nitelikte/nicelikte/içerikte delilin dava dosyasında mevcut olmadığı ve tescilsiz markaya Türkiye’de hukuken korunması gereken ekonomik bir değer kazandırıldığının mevcut delillerden anlaşılmadığı, mevcut delillerin ancak ve sadece markanın mutad kullanımını tevsik edebilen deliller olduğu, davacının önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık iddialarının davalının markasının hükmüne bir etkisinin olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, uyuşmazlık konusu markalar arasında benzerlik ayniyet bulunmaktaysa da, davacının gerçek hak sahipliğine dayanak yaptığı söz konusu kullanımların büyük çoğunluğunun Türkiye’de gerçekleşmediği, Türkiye’de gerçekleşen kullanımların ise, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/3 hükmünde aranan “ciddi/yaygın kullanım” hususunu tevsik etmekten ..., bir markanın “mutad kullanımı” yönünden delil teşkil ettiği, davacının tescilsiz korumaya delalet teşkil edecek kuvvette bilgi ve belge dosyaya sunamadığı, davacının önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık iddialarının ispata muhtaç kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıya ait tescilli markanın hükümsüzlüğünün ile sicilden terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ff4b448aed10044d 7d27f9ebc6d08dcb