11. Hukuk Dairesi 2024/3228 E. , 2025/3391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/710 Esas, 2024/193 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/383 E., 2021/156 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.05.2025 günü hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından borçlu/davalı şirkete karşı 86.574,83 TL bedelli 1 adet satış faturası düzenlendiğini, davalı tarafa ulaştırılan malzemeler kullanılmaya başlanmasına ve satış faturasının vadesi gelmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın tahsil edilememesi sonucu icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın başlatılan icra takibine borcu olmadığını beyan ederek itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Bileşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır davalı şirketten malzeme aldığını, davalı firmadan 24.05.2016 tarihinde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ihalelerinde kullanmak için HQ ve NQ Wire Line sondaj tijlerinden aldığını, ancak davalı şirketten 24.05.2016 tarihinde alınan sipariş serisinde bulunan ayıplı mallar sebebiyle müvekkili şirketin ağır zararlar gördüğünü, müvekkilinin ihalesini almış olduğu MTA'ya karşı gecikme olması sebebiyle edimini ifa edemediğini, gecikme cezası olan 604.000,00 TL'nin müvekkilinin hakedişinden kesildiğini, süresinde teslim edilmediğinden dolayı 40.068,00 TL'lik kesin teminatın yandığını, işleri yetiştirmek adına başka bir firmadan 132.196,17 TL'lik aynı ürünün bir kısmının temin edilip işin tamamlandığını, her bir bölge için ayrı ayrı müvekkili şirket adına ceza tahakkuk ettirildiğini, davalı şirket tarafından zararlarının karşılanmadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, uğranılan zararın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden başlayacak kanuni faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile birleşen dava yönünden dava değerini 776.264,17 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; birleşen davada ileri sürdüğü ayıplı mallar nedeniyle zarara uğradıklarını bu kapsamda davacının hak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa satılan ürünlerin hepsinin tam, eksiksiz ve ayıpsız şekilde teslim edildiğini, ürünlerdeki problemlerin davacı tarafın kullanımı ve hatası sonucunda meydana geldiğini, davacı şirket tarafından kullanılan hiçbir ürünün ilk kullanımda sorun çıkartmadığını, belirli bir kullanım sonrası sorun çıkartmaya başladığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sondaj tijlerinde çatlamalar meydana geldiğinde durumun ... Copco Makinaları İmalat A.Ş.'ne bildirildiği, şirketin üretim hattında kontroller yaptığı, tijlerin sertlikleri konusunda bazı sorunların olduğunu tespit ettikleri, sorunun giderilmesi amacıyla 190 adet tijin bedelsiz olarak OMS Sondaj Maden Mühendislik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne verildiği, ilaveten 304 adet tijin daha bedelsiz olarak verileceğinin ifade edildiği, bu itibarla dava konusu tijlerin gizli ayıplı olduğu, gizli ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kanaatine varıldığından ve dava konusu tijler ayıplı olduğundan asıl davada davalının ödenmemiş fatura bedeli 86.574,87 TL'den sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl dava olan itirazın iptali davasının reddine, birleşen davada, MTA hakedişlerinden 2016 Eylül-Aralık aylarına ve 2017 Şubat-Haziran aylarına ait ödeme emri belgelerine göre kesilen toplam 604.435,00 TL ile nakte çevrilen 40.068,00 TL'den dolayı davacı zararının bozuk tijlerden kaynaklandığı, davacı tarafın bu nedenle uğradığı zarar toplamının 644.503,00 TL olduğu, dava dışı SANDVK END. MAM A.Ş.'den alınan tijlerin işin tamamlanmasında kullanıldığına ve buradan bir zararın doğduğuna dair bir kanaate varılamadığı gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulü ile 644.503,00 TL tazminatın 1.000,00 TL kısmının dava tarihi olan 14.07.2017 tarihinden itibaren, 643.503,00 TL kısmının ıslah tarihi olan 01.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava itirazın iptali, birleşen dava ayıplı mallar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada itirazın iptali davasına konu alacak miktarı 90.762,45 TL olmakla Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınarak asıl davada davalı-birleşen davacı OMS Sondaj Maden Mühendislik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen davaya yönelik-birleşen davada davalıya yükletilmesine, 14.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f2068a49802646a8 83408edc7be362d2