Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3086 E., 2025/3224 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3086 E., 2025/3224 K. (08.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3086
Karar No
2025/3224
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/3086 E. , 2025/3224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1578 Esas, 2024/83 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/570 E., 2021/383 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar ... ve ... arasında 12.09.2018 tarihli protokolle, resmiyette başkasının üzerine gözüken ... Grup A.Ş.’den 954.288,00 USD olan alacağa karşılık 5.500.000,00 TL'lik kısmı için davalıların çek ve nakit ödeme taahhütlerinde bulunduklarını, 20.12.2018 tarihinde 800.000,00 TL, 20.01.2019 tarihinde 1.600.000,00 TL'yi zamanında ödemedikleri için ihtar çekildiğini, davalıların ihtarnameye cevap vermediklerini ve ödeme yapmadıklarını, toplam borç tutarının 5.250.000,00 TL olduğunu, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2019/1248 E. sayılı dosyasında yapılan icra takibine itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın protokol kapsamında üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, protokolün geçerli olmadığını, protokolün gabin ile imzalanmak zorunda kalındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların 12.09.2018 tarihli protokolle borcu üstlendikleri, bu doğrultuda 30.11.2018 tarihine kadar çeklerin davacı tarafa teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediği, davacı tarafından davalılar aleyhine 30.01.2019 tarihli icra takibi yapıldığı, icra takibinde 800.000,00 TL ve 1.600.000,00 TL protokol gereğince çek ile ödenmesi gereken meblağın ilamsız icra yolu ile takibi yoluna gidildiği, davalılar vekili her ne kadar davalıların sadece çekleri teslim etme borcu altına girdiğini, borcu ödeme yükümlülükleri olmadığını iddia etmekte ise de, protokol içeriğinden açıkça davalıların borcu ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri, bu doğrultuda 250.000,00 TL'nin nakit, kalanın ise çek ile ödenmesi yönünden karar alındığı, çeklerin ödeme vasıtası olduğu ve davalılar tarafından davacıya teslim edildiğinin iddia ve ispatlanamadığı, davalılar vekili anlaşmanın imzalanmasına müteakip talep edilen malzemelerin ... ve ...'a teslim ve gönderilmeye devam edileceği yönünde karar alındığını, davalılara bir teslimat olmadığını bildirmiş ise de, davalıların dava dışı ...'in konkordato talebi sürecinde borcu üstlendiği, davacı alacağından dolayı üzerine düşen edimi yerine getirmediği, buna rağmen davacının protokol sonrasında mal göndermeye devam ettiği, 1.171.132,70 TL'lik mal gönderdiği, bir kısım tahsilatı da yaptığı, davalıların malın ... ve ...'a teslim edilmesi gerektiğine ilişkin savunmasının, söz konusu malzemenin ...'e teslim edilmiş olması ve "göndermeye devam edilmesine" şeklindeki ibareden devam eden ilişkiden dolayı malın ...'e teslim edileceğinin anlaşılması ve yaşamın olağan akışı ile objektif hayat şartları içinde ... firmasının konkordato sürecinde şirketin ayakta kalmasını sağlamaya yönelik olarak protokolün gerçekleştirildiği dosya içeriğinden anlaşıldığından ve davacının davalıların ... Şirketi'nin gizli ortakları olduğuna ilişkin iddiaları ile birlikte değerlendirildiğinde yerinde bulunmadığı, protokolün feshedildiğine dair dosyada belge bulunmadığı, 2019/1246 E. sayılı dosyada yapılan çeke dayalı takip sonrasında dava konusu takip yapılırken "tahsilde tekerrür olmamak üzere" kaydı ile takip yapılmış olduğu, davalılar tarafından davacıya verilmiş bir çek bulunmadığından aynı çeklere ilişkin takipten söz edilemeyeceği, davacının dava dışı şirket ve davalılardan ... yönünden yaptığı takibin bu dava konusu protokolü ortadan kaldırdığının değerlendirilemeyeceği, davalıların üzerilerine düşen edimleri yerine getirmediği (800.000,00 TL ve 1.600.000,00 TL tutarındaki ödemeyi/çek teslimini), icra takip tarihi itibari ile alacağın muaccel olduğu, usulüne uygun temerrüt olgusu ispatlanamadığından davacının çek tarihleri belli olmakla vadenin kesin olduğuna ilişkin savunmasının, çekin bulunduğu şehir yahut başka bir yerde ödenmesi durumunda vadenin değişebileceği, çekin tanzim tarihinin kesin vade olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla yerinde bulunmadığından faiz yönünden talebin reddi gerektiği, alacağın likit olduğu, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2019/1248 E. sayılı dosyasında, davalıların 2.400.000,00 TL asıl alacak yönünden takibe yaptıkları itirazın iptali ile takibin bu değer üzerinden takip şartları ile devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likit olduğundan ve takibe haksız itiraz edildiğinden alacağın %20'si oranında hesaplanan 480.000,00TL icra inkâr tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalıların kötüniyet tazminatı talebinin yerinde bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki protokolden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi hükmü uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi hükmü atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı aleyhine reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 26.433,34 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarı ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalılar vekilinin temyizine gelince; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a55df615a8774737 f7c3fd98f6fa92a6 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/3086 E. , 2025/3224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1578 Esas, 2024/83 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/570 E., 2021/383 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar ... ve ... arasında 12.09.2018 tarihli protokolle, resmiyette başkasının üzerine gözüken ... Grup A.Ş.’den 954.288,00 USD olan alacağa karşılık 5.500.000,00 TL'lik kısmı için davalıların çek ve nakit ödeme taahhütlerinde bulunduklarını, 20.12.2018 tarihinde 800.000,00 TL, 20.01.2019 tarihinde 1.600.000,00 TL'yi zamanında ödemedikleri için ihtar çekildiğini, davalıların ihtarnameye cevap vermediklerini ve ödeme yapmadıklarını, toplam borç tutarının 5.250.000,00 TL olduğunu, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2019/1248 E. sayılı dosyasında yapılan icra takibine itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın protokol kapsamında üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, protokolün geçerli olmadığını, protokolün gabin ile imzalanmak zorunda kalındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların 12.09.2018 tarihli protokolle borcu üstlendikleri, bu doğrultuda 30.11.2018 tarihine kadar çeklerin davacı tarafa teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediği, davacı tarafından davalılar aleyhine 30.01.2019 tarihli icra takibi yapıldığı, icra takibinde 800.000,00 TL ve 1.600.000,00 TL protokol gereğince çek ile ödenmesi gereken meblağın ilamsız icra yolu ile takibi yoluna gidildiği, davalılar vekili her ne kadar davalıların sadece çekleri teslim etme borcu altına girdiğini, borcu ödeme yükümlülükleri olmadığını iddia etmekte ise de, protokol içeriğinden açıkça davalıların borcu ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri, bu doğrultuda 250.000,00 TL'nin nakit, kalanın ise çek ile ödenmesi yönünden karar alındığı, çeklerin ödeme vasıtası olduğu ve davalılar tarafından davacıya teslim edildiğinin iddia ve ispatlanamadığı, davalılar vekili anlaşmanın imzalanmasına müteakip talep edilen malzemelerin ... ve ...'a teslim ve gönderilmeye devam edileceği yönünde karar alındığını, davalılara bir teslimat olmadığını bildirmiş ise de, davalıların dava dışı ...'in konkordato talebi sürecinde borcu üstlendiği, davacı alacağından dolayı üzerine düşen edimi yerine getirmediği, buna rağmen davacının protokol sonrasında mal göndermeye devam ettiği, 1.171.132,70 TL'lik mal gönderdiği, bir kısım tahsilatı da yaptığı, davalıların malın ... ve ...'a teslim edilmesi gerektiğine ilişkin savunmasının, söz konusu malzemenin ...'e teslim edilmiş olması ve "göndermeye devam edilmesine" şeklindeki ibareden devam eden ilişkiden dolayı malın ...'e teslim edileceğinin anlaşılması ve yaşamın olağan akışı ile objektif hayat şartları içinde ... firmasının konkordato sürecinde şirketin ayakta kalmasını sağlamaya yönelik olarak protokolün gerçekleştirildiği dosya içeriğinden anlaşıldığından ve davacının davalıların ... Şirketi'nin gizli ortakları olduğuna ilişkin iddiaları ile birlikte değerlendirildiğinde yerinde bulunmadığı, protokolün feshedildiğine dair dosyada belge bulunmadığı, 2019/1246 E. sayılı dosyada yapılan çeke dayalı takip sonrasında dava konusu takip yapılırken "tahsilde tekerrür olmamak üzere" kaydı ile takip yapılmış olduğu, davalılar tarafından davacıya verilmiş bir çek bulunmadığından aynı çeklere ilişkin takipten söz edilemeyeceği, davacının dava dışı şirket ve davalılardan ... yönünden yaptığı takibin bu dava konusu protokolü ortadan kaldırdığının değerlendirilemeyeceği, davalıların üzerilerine düşen edimleri yerine getirmediği (800.000,00 TL ve 1.600.000,00 TL tutarındaki ödemeyi/çek teslimini), icra takip tarihi itibari ile alacağın muaccel olduğu, usulüne uygun temerrüt olgusu ispatlanamadığından davacının çek tarihleri belli olmakla vadenin kesin olduğuna ilişkin savunmasının, çekin bulunduğu şehir yahut başka bir yerde ödenmesi durumunda vadenin değişebileceği, çekin tanzim tarihinin kesin vade olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla yerinde bulunmadığından faiz yönünden talebin reddi gerektiği, alacağın likit olduğu, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2019/1248 E. sayılı dosyasında, davalıların 2.400.000,00 TL asıl alacak yönünden takibe yaptıkları itirazın iptali ile takibin bu değer üzerinden takip şartları ile devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likit olduğundan ve takibe haksız itiraz edildiğinden alacağın %20'si oranında hesaplanan 480.000,00TL icra inkâr tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalıların kötüniyet tazminatı talebinin yerinde bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki protokolden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi hükmü uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi hükmü atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı aleyhine reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 26.433,34 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarı ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalılar vekilinin temyizine gelince; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a55df615a8774737 f7c3fd98f6fa92a6 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı