Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3062 E., 2025/2726 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3062 E., 2025/2726 K. (22.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3062
Karar No
2025/2726
Karar Tarihi
22.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/3062 E. , 2025/2726 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/1 E., 2021/217 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı... ile (...’dan satış yetkisi aldığı)... şirket ve ürünler üzerinde tüm haklarına, ... Ltd. tarafından taklit ürün üretim ve satışıyla tecavüz edildiğini, sırasıyla Kulami, ... isimli ürünlerin , ..., - isimleriyle, materyaller, kitapçık bazında taklit edildiğini, ürünlerin anonim eser olmadığını, davalı şirketin “... Meta-Formül” ibareli marka başvurusunun şirketin itirazı üzerine reddedildiğini ileri sürerek tecavüzün önlenmesini, kaldırılmasını, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, tecavüz oluşturan ürünlerin toplanmasını, imhasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; lisans sözleşmesi ile lisans alana devredilmiş olan hakların aynı anda kullanılamayacağını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalının ilgili ürünleri tescil başvurusu yaptığını ve tescil ettiğini, ürünlerin farklı olduğunu, ürünlerin satışa sunulması için gereken tüm standartların yerine getirildiğini, dava konusu oyunların eser niteliği taşımadığını, anonim olduğunu, ... Formül’ün 2018/85705, ... Parsel’in 2018/09886, ...’nın 2018/09903, ... ...’in 2017/109834 tescil numaralarıyla kayıtlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının lisans sahibi olduğu ...oyunları ile davalıya ait ..., oyunları ve kitapçıkları karşılaştırıldıklarında; metinsel çevirilerin hatalar dahil aynı olması, oyun talimatlarının aynı olması, oyunların oynanış yöntem ve mantığının aynı olması nedeniyle, dava konusu kitapçıkların nerede ise bire bir aynı olması davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 20. maddesi kapsamında çoğaltma hakkının ihlali kapsamında olduğu, davacının lisans sahibi olduğu ... markası ile davalının Meta- Formül ibaresi kullanımının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davalının kelime sonuna "ül" eklemek suretiyle kullandığı, her iki ibarenin kullanım alanın aynı olduğu, sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu, hitap ettiği tüketici nezdinde karıştırma riskinin olduğu, 2017/108571 nolu ... markasına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, dava konusu davalı ürünlerinin davacının eserlerine FSEK'in 20. maddesi kapsamında çoğaltma hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine önlenmesine ve kaldırılmasına, davalının "meta formül" ibaresini kullanımın davacının 2017/108571 nolu ... markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına kaldırılmasına, davalıya ait meta formül ibareli ürünler, çıkarma, ambalaj, evrak, tanıtım vasıtaları, broşürlerin toplanmasına, meta formül ibaresinin masrafları davalıya ait olmak üzere silinmesine, silinmesi mümkün değilse imhasına, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, FSEK'in 20. maddesi kapsamında çoğaltma hakkına tecavüzün tespiti ve sonuçlarının giderilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Buna göre HMK’nın 297/2 hükmü uyarınca ‘’Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.’’ Bu anlamda Mahkemelerce yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. İşbu dosyada İlk Derece Mahkemesi'nce, hüküm fıkrasında "dava konusu davalı ürünlerinin davacının eserlerine FSEK.m.20 kapsamında çoğaltma hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine önlenmesine ve kaldırılmasına, ..." şeklinde karar verilmişse de, "dava konusu davalı ürünlerinin davacının eserlerine" demek suretiyle infazda tereddüt oluşmuştur. Mahkemece davalının hangi ürünlerinin davacının hangi eserlerine tecavüz oluşturduğu açıkça belirtilmek suretiyle infazda tereddüt yaratmayacak biçimde hükme alınması gerekmekteyken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı