Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/2536 E., 2025/2542 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2536 E., 2025/2542 K. (17.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2536
Karar No
2025/2542
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/2536 E. , 2025/2542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1259 Esas, 2024/106 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/109 E., 2021/570 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 15.04.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki et alış verişinin açık hesap şeklinde yürütüldüğünü, davalının müvekkillerinden "teminat olarak" aldığı 7 adet senedin sonradan keşide tarihi, vade tarihi ve borç miktarı yazılmak suretiyle icra takibine konulduğunu, bonoların tamamının tanzim tarihinin aynı olduğunu, toplam bedeli 650.000,00 TL olan 7 adet bononun vade tarihlerinin tanzim tarihinden 5 gün sonra başlayıp 14 gün sonra bittiğini, 3 adet bononun vadesinin de aynı tarih yazıldığını, sözü edilen bonoların müvekkillerinin davalıyla aralarındaki ticari ilişkinin teminatı olması amacıyla boş olarak keşide edip verildiğini, 7 adet bononun davalı tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, müvekkili şirketin ticari defterlerinde dava tarihi itibarıyla davalıya 22.438,00 TL borcu bulunduğunu, bu borcun kaynağının da müvekkili şirket yetkililerinin davalıya elden yaptığı ödemelerin ticari defterlerinde davalı lehine alacak olarak görünmesi olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcunun dahi bulunmadığını, icra takibinden sonra da davalının müvekkili şirkete satış yapmaya devam ettiğini ileri sürerek bonoların iptaline, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde müvekkillerinin takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, her iki takibin iptaline, davalının %40'tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında uzun yıllara dayanan bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davacılara et sattığını, dava konusu bonolarda teminat senedi olduğuna dair kayıt bulunmadığı gibi buna dair tutanak ya da bir sözleşme hükmü de olmadığını, davacılar mal aldıkça müvekkiline düşük bedelli ve vadeleri zamana yayılmış senetler verdiklerini, bu senetlerin bir kısmını zamanında ödeyemediklerini, ödenmeyen senetlerin, tarafların borcun tecdidi konusunda anlaşması sonucu davacılara teslim edildiğini ve yeni tarihli, kısa vadeli yüksek tutarlı senetlerin alındığını, icra takiplerinden sonra davacılara satış yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetlerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, senetlerin üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, senetlerin et satım sözleşmesinin teminatı olarak verildiğine ilişkin belge de sunulmadığı, ispat yükü davacı tarafta olup davacı tarafın sunduğu delillerle iddiasını kanıtlayamadığı, davacılar vekilinin yemin deliline başvurmayacağını bildirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetlerde “nakden” kaydı bulunduğu, davacıların taraflar arasında et alışverişi nedeniyle bir ticari ilişki bulunduğunu, nakden kayıtlı senedin bedelsiz olduğunu, nakit borç karşılığı düzenlenmediğini, teminat olarak verildiğini ileri sürdüğü, davalının ise senedin ticari ilişki kapsamında mal alımı nedeniyle düzenlendiğini savunduğu, her iki tarafın bonoların nakden karşılığı olmadığına dair beyanları karşısında senedin her iki tarafça da talil edildiğinin kabulü gerektiği, ispat yükünün yer değiştirmeyeceği ve davacıların senedin bedelsiz olduğunu teminat olarak düzenlendiğini ve bedelinin ödendiğini ispatlaması gerektiği, Mahkemece ispat yükü kendisinde olan davacılara (senet borçlusuna) bu iddiasını kanıtlayabilmesi için olanak verilip, tüm delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, her iki tarafın da senedin ihdas nedenini talil ettiği, çifte talil nedeniyle ispat yükünün davacılarda olduğu, davacıların iddiasını usulüne uygun yazılı delillerle ve incelenen ticari defter kayıtlarıyla senetlerin avans ya da teminat olarak verildiğinin ve bedelsiz olduğunun kanıtlanamadığı, yemin teklif etme hakkının da kullanılmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 17.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1ff76d0d408b66dd a0e159fc48c36afd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı