Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1336 E., 2025/2558 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1336 E., 2025/2558 K. (17.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1336
Karar No
2025/2558
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tapu

11. Hukuk Dairesi 2024/1336 E. , 2025/2558 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 15.04.2025 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen beton sözleşmesi gereğince müvekkilinin davalıya 475.000,00 TL bedelinde beton vereceğini, davalının ise satış bedelinin bir kısmını çeklerle, bir kısmını ise taşınmaz devri ile ödeyeceğini, davalının çekleri verdiğini, ancak daireyi devir etmediğini, üçüncü kişiye devrettiğini, davalının daire karşılığı nakit ödeme yapacağını belirttiğini, ancak nakit ödemede de bulunmadığını, müvekkilinin davalıya 461.725,00 TL karşılığı beton verdiğini, müvekkilinin davalıdan 211.725,00 TL alacaklı olduğunu, bakiye alacağının ise 216.865,00 TL olduğunu, davalıya ihtarname çekildiğini, davalı hakkında daha önce Sorgun İcra Müdürlüğü'nün 2020/1187 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, icra takibine borçlu tarafça kısmi olarak itiraz edildiğini, borçlunun 46.364,85 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, kalan borca da itiraz ettiğini, yapılan ödemenin de daire bedelinden mahsubunu talep ettiklerini, daire bedelinin 225.000,00 TL olarak sözleşmede kararlaştırıldığını, tarafların açık hesap usulü çalıştıklarını, alacak veya borcun farklılık gösterebildiğini, bu sebeple daire bedelinden gerekli mahsupların yapılmasını talep ettiklerini ileri sürerek öncelikli olarak iş bu dairenin teslim edilmesini ve tapusunun müvekkili lehine tescil edilmesini, aksi halde fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL daire bedelinin sözleşme tarihi olan 08.07.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının gerekli harcı yatırmadığını, belirtilen daireye ilişkin bedelin davacı tarafa ödendiğini, tüm parayı teslim almış olan davacının daireye ilişkin olarak daireden vazgeçtiğini örtülü bir şekilde ortaya koyduğunu, ilgili protokol incelediğinde müvekkilinin burada seçimlik hakkı olduğunun anlaşılacağını, muaccel olan veya ödenmemiş hiçbir borç bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu sözleşmenin her iki tarafa borç yükleyen bir satış sözleşmesi olduğu, bu sözleşme kapsamında davacının davalıya belirlenen miktarda hazır betonu teslim ettiği, davalının da sözleşmede belirtildiği üzere 250.000,00 TL'lik çek ödemesini yaptığı, yine dosya arasına alınan ticari defter kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırıldığı ve bu inceleme neticesinde davacının 2019 yılı ticari defterlerine kaydettiği üzere davalıdan alacaklı olduğu bedelin neredeyse tamamı tutarında tahsilat yaptığı, bu tahsilatların ihtirazi kayıtla yapıldığı veya iadesi yönünde kayıtlarda herhangi bir unsura rastlanmadığı, taraflar arasında başka bir ticari ilişkinin mevcudiyetine dair bir bilgiye de rastlanmadığından davacının daire teslimatı yerine nakdi ödemeyi zımnen kabul ettiği kanaati oluştuğu, kaldı ki dosya kapsamında dairenin teslimi noktasında davalıdan alınan tahsilatlardan evvel davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtarnameye de rastlanmadığı, dürüstlük kuralları çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, sözleşmede 225.000,00 TL'lik ödeme karşılığında daire teslimi kararlaştırılmış ise de, öncelikle sözleşmede dairenin özellikleri bakımından hiçbir ayırt edici unsura (kat, cephe, büyüklük vs.) yer verilmediğinden sözleşmenin aynen ifa bakımından imkansızlık barındırdığı, ayrıca davacının çekler haricinde kalan ve azımsanmayacak miktarda kalan tutarı da kayıtsız şartsız kabul ettiği, daire teslimi bakımından ifa olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince benimsenerek hükme esas alınan 27.02.2023 havale tarihli uzman bilirkişi raporundaki davacının kendi ticari defter kayıtlarında alacağının tespit edilemediğine yönelik tespit ve değerlendirmelere, söz konusu raporun ayrıntılı, bilimsel, taraf ve kanun yolu denetimine elverişli, somut olayın özelliklerine uygun nitelikte olmasına, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 93fd7154300fe5a6 2b1a6e87e04e5db4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı