11. Hukuk Dairesi 2024/2260 E. , 2025/722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/956 Esas, 2024/269 Karar KARAR :İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2014/575 E., 2020/418 K. BİRLEŞEN DAVA :Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemisi 2010/140 E. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; ... Bilgisayar İletişim Otomobil Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Demir Çelik Pazarlama ve Satış A.Ş.'nin gerçek sahibinin ... olmasına rağmen adı geçenin kamu kurumlarına olan borçlarını ödememek ve takipten mal kaçırmak amacı ile diğer davalıların adını kullanarak muvazaalı olarak şirket kurduğunu ileri sürerek davalılar adına kayıtlı şirket hisselerinin iptali ile diğer davalı ... adına tespitine ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; iptali istenilen tasarrufun borcun doğumundan önce gerçekleştiğini, beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, muvazaa iddiasının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tasarruf iptali davasının şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin, diğer davalılar tarafından kurulan şirketle organik bağının bulunmadığını, aynı konuya ilişkin açılan davada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, derdest dava bulunduğunu, vergi borcununun zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalılar Gülseren Ardıç ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde; aynı konuya ilişkin açılan davada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, derdestlik durumunun söz konusu olduğunu, tasarruf iptali davası şartlarının oluşmadığını, davalıların vergi borcu sebebiyle bir taraftan sorumlu tutulmak istenmesi diğer taraftan namı müstear olduğunun iddia edilmesinin çelişki doğurduğunu, muvazaa şartlarının gerçekleşmediğini, davalıların, şirketin kurucu ortakları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hisse devir bedellerinin ... tarafından ödenip ödenmediği, şirketin iş ve işlemlerinin gerçekte adı geçen tarafından yürütülüp yürütülmediği, hisselerin davalı ...'a ait olup olmadığı hususlarında herhangi bir delil ve belgenin bulunmadığı, ceza yargılamasına ilişkin kamu davasında beraat kararı verildiği gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket hisselerinin davalı ... adına tespiti ile tescili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, asıl ve birleşen davada davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 10.02.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.