Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2145 E., 2025/780 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2145 E., 2025/780 K. (11.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2145
Karar No
2025/780
Karar Tarihi
11.02.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/2145 E. , 2025/780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1569 Esas, 2024/88 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/273 E., 2021/263 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, 9, 35, 36, 41. ve 42. sınıflar başta olmak üzere birçok sınıfta “...” ve “...” ana unsuru ile tescilli markasının bulunduğunu, hizmet sektöründe “...” markası ile tüketiciler nezdinde ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandığını, davalının ise 05.06.2015 tarihinde “... Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş.” unvanı ile kurulduğunu ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalıya ait markanın müvekkilinin tanınmış markasının birebir aynısı olup iltibasa yol açacağını ileri sürerek davalıya ait 2019/06735 tescil numaralı ve “... artı sigorta” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı tarafın ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin unvandan terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kuruluşundan bu yana “...” kısaltmasını kullanan Türk Eczacılar Birliği tarafından kurulan vakfın iştiraki olup “...” ibaresi üzerinde davacı taraftan da önce kullanım hakkına sahip olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, faaliyet alanlarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri.” hizmetlerinin davacının redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, dava konusu markada yer alan “...” ve “Sigorta” ibarelerinin dava konusu hizmetler bakımından ayırt edici niteliği haiz olmayan veya ayırt edici niteliği zayıf ibareler olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacıya ait redde gerekçe markaların esas unsurunun da “...” ibaresi olduğu, dava konusu marka ile davacıya ait redde gerekçe “...” esas unsurlu markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel ve görsel olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu, karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, davacı markalarının tanınmış olduğuna dair yeterli bilgi ve belge sunulmadığı, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, davacı markaları ile davalı ticaret unvanı arasında asli ve kılavuz unsurları itibariyle karıştırılacak düzeyde benzerlik bulunduğu, davacı markası ile davalı ticaret unvanı arasında iltibas ihtimalinin yüksek olduğu, dava konusu ticaret unvanının kılavuz unsurundan “...” ibaresinin çıkartılmasıyla davacı markalarıyla dava konusu ticaret unvanı arasındaki iltibas ihtimalinin ortadan kalkacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı şirkete ait 2019/6735 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, davalı tarafın ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tarafların “...” esas unsurlu markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel ve görsel olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu, ayrıca davalının ticaret unvanının asli ve ayırt edici unsurunun da “...” ibaresinden oluştuğu, davacı markaları ile davalının ticaret unvanı arasında asli ve kılavuz unsurları itibariyle karıştırılacak düzeyde benzerlik bulunduğu, bununla birlikte, davalının faaliyet alanının davacının redde gerekçe markalarının kapsamında yer aldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,11.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı