11. Hukuk Dairesi 2024/1387 E. , 2025/776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/311 Esas., 2023/785 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafça, duruşma istemi olmaksızın davalı tarafça temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında "toptan dağıtım ve lojistik sözleşmesi" imzalandığını, buna göre sözleşme kapsamındaki malların davalı şirket tarafından belirlenen üreticilerden müvekkili şirketce temin edilerek, Vodafone ürün ve hizmetlerini "... " ismiyle abone ve tüketicilere satış, pazarlama ve dağıtımını yapan satış noktalarına ve tüketicilere satış ve pazarlamasının yapılacağını, müvekkili şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin kendisine yüklediği şartları yerine getirmek için büyük emek ve para harcadığını, ancak davalının sözleşmenin imzalanmasından sonra üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalının sözleşmeyi hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin 10.03.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 18.5. maddesi uyarınca 7 gün içerisinde tek taraflı olarak feshedeceği ihtarından sonra feshettiğini, davalının haksız olarak sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle müvekkilinin büyük bir prestij kaybına ve maddi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL zarar bedelinin ve 50.000,00 TL kâr kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 12.10.2010 havale tarihli dilekçesiyle 21.617.296,32 TL kâr mahrumiyeti zararının tazmini ile birlikte davalı şirketin sözleşme süresince sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle vermiş bulunduğu 18.108.520,60 TL zararın tazminini istemiş, ancak buna ilişkin ıslah harcını yatırmamış, bilahare 10.12.2013 tarihli dilekçesiyle, sözleşmenin icrası esnasında sözleşmeye aykırılık nedeniyle meydana gelen zarar talebini 5.050.000,00 TL, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kâr talebini 10.050.000,00 TL olarak artırmış, ayrıca 2.250.000,00 TL portföy tazminatı talebinde bulunmuş, buna ilişkin aynı tarihte harç eksikliğini ikmal etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin davalı yanca sözleşmeyi aykırı davranıldığına dair iddialarının doğru olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede davacının temin edeceği ürünlerin sadece müvekkili şirket shoplarına satışının yapılacağının kabul edildiğini, davalı şirketin faaliyet gösterdiği GSM sektöründe yaşanan rekabet içerisinde ürün satışını artırmak için yapacağı kampanyalarda kullanılan materyallerin rakip şirketlere de satışının yapılmasına izin verilmesinin eşyanın tabiyatına aykırı bir durum olduğunu, sözleşmenin yasal şekil şartlarına uygun olarak feshedildiğini, davacının tazminat isteme hakkının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, taraflar arasında 15.10.2006 tarihli toptan dağıtım ve lojistik sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmenin davalı şirket tarafından 10.03.2009 tarihli ihtarname ile feshedildiği, tek taraflı fesih işleminin herhangi bir haklı sebebe dayanmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12 ay süreli olduğu, sürenin bitiminden 30 gün öncesinde fesih ihbarında bulunulmaması halinde sözleşmenin 12 aylık süreler halinde 5 yıl süre ile uzayacağı, 5 yılın sonunda taraflar aralarındaki ticari ilişkiye devam etme niyetinde ise yeni bir sözleşme imzalamaları gerektiği, bu husus dikkate alındığında davalı tarafça yapılan feshin 30.03.2009 tarihinden itibaren sonuç doğurduğu, bozma ilamı doğrultusunda kar mahrumiyetinin sözleşmenin kalan süresi olan 31.03.2009-18.10.2009 tarihleri arasında geçen süre için talep edilebileceği, davacının sözleşme kapsamında önemli sayılabilecek yatırımlar yaptığı ve bu yatırımlar karşılığında yüksek miktarda borçlandığı, davacı tarafça yapılan yatırımların geri dönüşü ve davacı şirketin kâra geçmesinin ortalama 5 yıllık bir süre gerektirdiği, ancak sözleşmenin yaklaşık 2,5 yıllık bir süre zarfında fesh edilmesi nedeni ile davacının beklenen karı bu dönemde elde edemediği ve yatırım giderleri nedeniyle zarar ettiği, sözleşme dönemlerinde cep telefonu dağıtım firmalarının satışlarında kar marjlarının yaklaşık %12 mertebesinde olduğu, sözleşme feshedildikten sonra davacının sözleşme konusu emsal bir iş bulamadığı. kendi özel ticari faaliyetinin de durduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 126. maddesi uyarınca davacının sözleşme feshinden sonra benzer nitelikte bir işi bulabilmesi için en az 2 yıllık süre gerektiği, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemlerde davacının ticari kar elde edemediğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmenin kalan süresinde de ticari kar elde edebileceği hususunun ispata muhtaç göründüğü ancak sektör karlılığı çerçevesinde hesap yapıldığında ise davacının sözleşmenin kalan süresi için ortalama %12 kar marjı esasına göre davacının davalı tarafça dosyaya sunulan bayi listesi dışında özel olarak yapmış olduğu satışları çerçevesinde gelecekte elde edebileceği kazanç toplamının 1.041.423,52 TL, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğradığı toplam kazanç kaybının ise 1.696.032,60 TL olarak hesaplandığı, buna göre davalının tedarikçisi olarak çalışması sonucunda elde edebileceği kazanç miktarından, davacının özel olarak çalışması sonucu elde edebileceği kazanç miktarının mahsubu neticesinde davacının uğradığı kar kaybının 654.609,08 TL olarak tespit edildiği, davacı taraf davalının sözleşmeye aykırı davranışları sebebi ile meydana gelen zarar için tazminat isteminde bulunmuş ise de, iddiasını ispatlayamadığı, davacı taraf yargılama aşamasında davalı aleyhine portföy tazminatı talep etmiş ise de, portföy tazminatı yönünden usulüne uygun açılmış bir dava ve dava dilekçesinin tam ıslahı bulunmadığı gerekçesiyle davacının sözleşme süresinde, sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı tazminat taleplerinin reddine, portföy tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, haksız fesih nedeniyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 654.609,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tedarik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan maddi zarar, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat ve portföy tazminatı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazı bakımından yapılan incelemede; davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve kabul-ret miktarınca taraflar yararına vekalet ücreti takdir edildiği anlaşılmakla, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13/3 hükmüne göre maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden, davalı yararına 470.953,91 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3.Davalı vekilinin faiz başlangıcı ve usulü müktesep hakkın ihlal edildiği itirazlarına gelince; Mahkemece verilen 05.12.2018 tarihli kararda, "davacının kâr mahrumiyeti sebebiyle açtığı davanın kısmen kabulü ile, 2.573.803,85 TL'nin (50.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 15.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek, kalan 2.523.803,85 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 10.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verildiği, işbu karar taraflarca temyiz edilmiş ise de, faiz başlangıç tarihi hususunda açık bir temyiz bulunmadığı ve bu hususta Dairemizce de bozma yapılmadığı, bu durumda davalı lehine usulü müktesep hak doğduğu, bozma ilamına uyularak verilen Mahkeme kararında dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usulü müktesep hakkın ihlaline sebebiyet vereceğinden karar bu yönüyle doğru olmamıştır. 4.Ne var ki yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde ifade edilen yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bent uyarınca tarafların sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkralarının numaralandırılmasının da yanlış olduğu anlaşılmakla mükerrer yazılan (4.) numaralı bendinde davalı yararına vekalet ücretine dair yer alan “ 470.953,91 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “97.645,27 TL” ibaresinin yazılması; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3.) numaralı bendinde yer alan “... 654.609,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “...654.609,08 TL'nin (50.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 15.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek, kalan 604.609,08 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 10.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkralarındaki yanlışlığın düzeltilmesi için sırayla 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. şeklinde hüküm fıkralarının sırayla numaralandırılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.