11. Hukuk Dairesi 2024/2110 E. , 2025/2323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile asıl davada davalılar ..., ..., ... ve birleşen şirket vekili Av. ..., asıl davada davalı ... vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davada dava dilekçesinde; davacının davalı ... Ürünleri İnş. Taah. San. ve .... Şti.'nin ortağı iken, yanıltılarak ve aldatılarak alınan vekâletnameye istinaden kendisinden habersiz olarak dava dışı şirketteki hisselerinin davalı ... tarafından vekaletnameye dayalı olarak davalılar ... ve ...'ya satışının gerçekleştirildiğini ileri sürerek; şirketteki hisselerinin devrine ilişkin yapılan tasarrufun iptali ile müvekkili adına tesciline, şirket hisselerinin müvekkili adına tesciline karar verilmediği takdirde, dava konusu hisselerin gerçek piyasa değerlerinin tespiti ile, tespit edilen değerin davalılardan devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının vekâlet verdiğini kabul ettiğini, işlem sahibine işlemin konusu kapsamı ve sonuçlarının izah olunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Asıl davada davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının ve bu doğrultuda dava dilekçesinde anlatılan olayların tamamen gerçek dışı olduğunu; davacının okuma yazma bildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının 28.04.2010 tarihli vekaletname ile davalı ...’ya şirket devri için yetki verdiği, ...’nun işbu vekâletname ile öncelikle 20.05.2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ...’nun hissesini davacı adına aldığı, işbu vekâletnamede davacının imzasının bulunduğu yine davacının 28.06.2013 tarihli vekaletname ile yeniden hisse devri için davalılar ... ve ...’ya vekâlet verdiği, ...’nun işbu vekalet ile davacının hisselerini 200.000,00 TL bedel karşılığında ... ve ...’ya noter evrakı ile devrettiği sabit olup davacı vekili müvekkilinin okur yazar olmadığından bahisle 28.06.2013 tarihli vekaletnamenin kendisinden hile ile alındığını iddia ettiği, bu iddia neticesinde davalılar hakkından suç duyurusunda bulunduğu ancak davalılar hakkında takipsizlik kararı verildiği, davacının vekaletnamenin düzenlendiği tarihte okur yazar olduğu, öte yandan 28.04.2010 tarihli vekâletname ile davalı ...’ya şirket devri için yetki veren akabinde iş bu vekâletname ile şirketten hisse alan, şirketin sermaye artırma kararlarına imza atan davacının 28.04.2010 tarihli vekâletnamenin okuma yazma bilmediğinden bahisle iptalini istemezken daha sonra düzenlenmiş vekâletnamede okur yazar olmadığından bahisle vekaletnamenin geçersiz olduğunu iddia etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, vekâletnamenin geçerli olduğu, hisse devri talebi yönünden davanın reddi gerektiği, davacı yanın bir diğer iddiasının vekaletnamenin kötüye kullanılarak hissenin gerçek değerinin altında devredildiği olup, davacı tarafından davalı ...’ya 28.06.2013 tarihli noterde düzenlenen vekâletname ile davacının davalı şirketteki hisselerini dilediği bedelle dilediği kişilere devretme, ortaklar kurulu toplantılarına katılma, hisse devriyle ilgili şirket ortakları nezdinde tam yetkiyle temsil hususunda yetki verdiği, hisse devir sözleşmeleri ile 200.000,00 TL bedelle hissenin davalı ... ve ...’ya devredildiği, şirket sözleşmesinde devir işlemini yasaklayıcı hüküm bulunmadığı, devrin bu yönü ile geçerli olduğu, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, vekilin kötüniyetli olarak hareket ettiğini gösterir delil sunmadığı, yine davacı vekilin gereken dikkat ve özeni göstermeksizin devir işlemini yaptığı iddia edilmiş ise de alınan bilirkişi raporu neticesinde davacının devir tarihi itibari ile hisse bedelinin 213.225,48 TL olduğunun belirlendiği, devredilen bedel ile gerçek bedel arasında fahiş farkın olmadığı, davacının bu yönde iddialarını ispatlayamadığı, öte yandan davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde hisse bedelinin davacının eşine yapılan tapu devirleri ile gerçekleştirildiğini iddia etmiş ise de davacının eşinin hisse devir sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi işbu devirlerin hisse devrine ilişkin olduğunu gösterir delil dosyaya sunmadıkları, noter senedinde belirlenen 200.000,00 TL bedelin davacıya ödendiğine ilişkin evrak sunulmadığı, 200.000,00 TL hisse bedelinin hisseleri devralan ... ve ...’dan tahsiline karar verilmesi gerektiği, davalı şirketin hisse devir sözleşmesinin tarafı olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile hisse devrine ilişkin tasarrufun iptali ve davacı adına tescil talebinin reddine, alacak talebi yönünden; 100.000,00 TL alacağın devir tarihi olan 29.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 100.000,00 TL alacağın devir tarihi olan 29.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar ... ve ... yönünden talebin reddine, birleşen dava yönünden davanın pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalılar ..., ..., ... ile birleşen davada davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacıya ait, dava dışı şirketteki şirket hisselerinin davalı ... tarafından diğer davalılara yanıltarak ve aldatılarak alınan vekâletnameye dayalı olarak bu durumu bilen diğer davalılara satışının gerçekleştirildiğinden bahisle davalılara yapılan hisse satışının iptali ve davacı adına tescili ile bu mümkün olmadığı takdirde hisselerin rayiç değerinin davalılardan tazmini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin, asıl davada davalılar ..., ..., ... vekilinin, birleşen davada davalı şirket vekilinin tüm, asıl davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Dava terditli olarak açılmış olup, ilk talep hisse devrinin iptali ve davacı adına tescili, bu talebin yerinde görülmemesi halinde hisselerin rayiç değerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece hisse devrinin iptali ve davacı adına tescili talebinin reddine, alacağa yönelik talebin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Terditli (kademeli) olarak açılan davalarda ilk talebin reddine bağlı olarak ikinci talep hakkında kabul kararı verilmesi durumunda iki ayrı dava için iki ayrı harç ve yargılama giderlerine hükmedilemez. İkinci talep hakkında verilen karara göre harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri hakkında hüküm kurulması gerekirken reddedilen ilk talep için davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin, asıl davada davalılar ..., ..., ... vekilinin, birleşen davada davalı şirket vekilinin tüm, asıl davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının ''ASIL DAVA YÖNÜNDEN'' başlığı altında yer alan (3) numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl dava davalılarından alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde birleşen davada şirkete iadesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1ab4b456b9f28b33 9595af9f4eb83884