Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3924 E., 2025/2310 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3924 E., 2025/2310 K. (10.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3924
Karar No
2025/2310
Karar Tarihi
10.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/3924 E. , 2025/2310 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/409 Esas, 2024/843 Karar HÜKÜM : Esastan ret SAYISI : 2021/264 E., 2022/211 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, kalp damar cerrahisi ve girişimsel tedavi yöntemleri alanında 2002 yılından beridir sağlık araç ve gereçleri, tıbbi malzeme, mekanik makinelerin üretimi, alım, satım, ihraç ve ithalatını yapmak ile sağlık hizmetleri veren hastane, poliklinik, laboratuvar vb. tesisleri alanında faaliyet gösterdiğini, "..." ibaresini ilk kez müvekkili tarafından 20 yıldan beri eylemli olarak kesintisiz kullanıldığını, davalı şirket tarafından tescil başvurusunun 13/09/2019 tarihinde yapıldığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli marka başvurusu yapıldığını, "..." esaslı unsurun müvekkili ile bağdaştığını, "..." ibaresi ile benzer olduğunu, bu benzerliğin taraf markaları arasında iltibasa neden olduğunu bu sebeplerle davalı adına 44. sınıftaki "Tıbbi Hizmetler" yönünden tescil ettirilmiş 2019/... tescil nolu "..." ibareli markanın gerçek hak sahipliği, ticaret unvanının ihlali ve kötüniyet nedenlerine dayalı olarak hükümsüzlüğünü, resmi marka sicilinden terkin edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." markasına ilişkin 06/03/2019 tarihinde 2019/22513 başvuru numarası ile "... ..." ibareli başvuruyu, 13/09/2019 tarihinde ise 2019/... başvuru numaralı "... ..." ibareli marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketinin başvurularının bulunduğu bu tarihlerde davacı şirketin "..." markasına ilişkin hiçbir başvurusu bulunmadığını, davacı şirketin ticari iştigal alanının medikal ürün alım satımı olduğunu, müvekkili şirketin özel hastane işletmeciliği alanında 20 yıla yakın hastane ve tıp merkezi alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin markasında ayırt edici unsurun logo ve ... ibaresi olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirketin markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin medikal alanda hizmet verdiği ve tıbbi malzeme tedarikçisi olduğu, davalı şirketin ise hastane alanında hizmet verdiği, SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddeleri kapsamında bir marka üzerinde eskiye dayalı kullanım ya da ticaret unvanından kaynaklı öncelik hakkının oluşması için sadece markalar arasında benzerlik yeterli olmayıp, ibarenin aynı ya da benzer mal ve hizmetler için ticaret hayatında kullanılması gerektiği, davacı şirketin kullanmış olduğu logo ve davalı şirketin kullanmış olan logoların görsel olarak birbirlerinden ayırt edilebilir nitelikte olduğu, davacının iddia ettiği hususların yerinde görülmediğinden 44. sınıftaki hizmetler yönünden ve SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddeleri yönünden talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı şirketin tescil talebini kötüniyetle yaptığına ilişkin dosyada somut verilerin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ticaret unvanına ve önceye dayalı kullanıma dayalı marka hakkı sahipliği nedeniyle marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davacının ticaret unvanının çekirdek unsuru olan "..." ibaresini markasal olarak kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi sonucunda öncelik hakkının bulunup bulunmadığı belirlenecektir. SMK m. 6/3 "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" şeklindedir. SMK'nın 25/1 hükmüne göre, Kanun'un 6. maddesinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Somut olayda davacı, markasal kullanımı ispat amacıyla 2011-2015 dönemine ilişkin faturalar, tahsilat makbuzları sunmuştur. Davacının sunduğu 29.01.2014, 25.03.2013, 25.06.2011 tarihli faturalarda ve 26.08.2011 tarihli tahsilat makbuzunda ticaret unvanının üzerinde ayrıca "..." ibaresine yer verilmiş olup, dosyaya sunulan bu belgelerdeki kullanımların markasal kullanım olarak kabulü gerekmektedir. Zira davacı, ticaret unvanından farklı şekilde "..." ibaresini kullanmıştır. Davacının dosyaya delil olarak sunduğu diğer deliller incelendiğinde internet sitesinde, tanıtım evraklarında da "..." şeklinde markasal kullanımın bulunduğu görülmektedir. O halde davacının "..." ibaresi üzerinde ticaret unvanı ve önceye dayalı kullanım nedeniyle hak sahibi olduğunun kabulüyle faaliyet konusu kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı