11. Hukuk Dairesi 2024/3759 E. , 2025/2284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmaya ait “...” ibareli markanın tescilli olduğunu, davalı yanın müvekkiline ait markanın tescil edildiği sınıflar ile aynı faaliyet alanında ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalının “...” ibareli markayı tişörtler üzerinde kullanılmasının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edeceğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin tespiti ile tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla söz konusu fiillerin durdurulmasına ve tecavüzün giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yana ait markalardan 3 tanesinin münhasıran 35 ve 42. sınıflardaki hizmetlerde tescilli olduğunu, 25. sınıf kapsamında ürün içermediğinden bu markaların davaya dayanak olamayacağını, müvekkilinin kullanımlarının davaya dayanak olabilecek markalar ile iltibasa yol açmayacağını, müvekkilinin farklı bir ürün segmenti olan örme/triko fason üretimi yaptığını ve davacı yanın 25. sınıf kapsamında olmadığını, “...” ibaresinin harcıalem bir ibare olduğunu, çok sayıda farklı varyasyonlarla kullanıldığını, davacı yana ait markalar ile müvekkili kullanımları arasında benzerlik bulunmadığını, davaya konu “...” ibaresinin zayıf bir marka olduğunu, müvekkili kullanımlarının görsel bir süslemeden ibaret olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markaları ile davalının ürünü üzerindeki kullanımlarda asli unsurlarının ... ibaresi olduğu, davalı yanın kullanımlarını gerçekleştirdiği emtiaların davacı yana ait tescilli markalar ile korunmakta olan mal ve hizmetler ile birebir aynı olduğu, davalının iddiasının aksine davacı markasının zayıf marka olmadığı, davalının davacıdan aldığı bir izin ya da lisans bulunmadığı gerekçesiyle davalının davacının tescilli markasına yönelik olarak gerçekleştirdiği tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davacının tazminata ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... esas unsurlu birden fazla markası mevcut olup 2015 51866 numaralı ... TEKSTİL ibareli düz yazı şeklindeki kelime markasının "iç ve dış giysiler" emtiasını kapsar şekilde 25. sınıfta 18.06.2015'ten itibaren koruma altında olduğu, davalıya ait t-shirtlerin üzerinde sadece ... ibaresine yer verildiği, davacının markasının asıl unsurunun ... olduğu, davalının ürünü üzerinde ... markası yer almadığı gibi, ... ibaresinin yazım şeklinin markalar arasında karışıklık oluşmasını engellemeyeceği, davalının kullanımın davacının tescil sınıfı içinde olduğu, ... ibaresinin tescilli olduğu 25. sınıf yönünden zayıf marka olduğundan bahsedilemeyeceği, dosyadaki her iki bilirkişi raporunun da aynı doğrultuda olduğu, davalı yanın 2. heyetteki hukukçu bilirkişiye yönelik iddialarının işbu dosya yönünden bilirkişiliğe engel hal oluşturmayacağı, keza davadan sonra başvurusu yapılan 2020 ... numaralı "... super ... ...-" markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 155. maddesi gereğince markaya tecavüz davasında savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 136dc783701c90a8 c35b317362dfb4b9