Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/9881 E., 2025/11553 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9881 E., 2025/11553 K. (09.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9881
Karar No
2025/11553
Karar Tarihi
09.09.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/9881 E. , 2025/11553 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1765 E., 2025/2019 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/25 E., 2024/298 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği ...'nin inde ... Pazarı inşaat alanında çalıştığı sırada inşaattan düşerek vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusurunun bulunmadığını, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkillerinden desteğin eşi ... için 1.000,00 TL, kızı ... için 1.000,00 TL ve oğlu ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve desteğin eşi .... için 150.000,00 TL, kızı ... için 100.000,00 TL, oğlu ... için 100.000,00 TL ve kızı ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza ile ilgili kusurunun bulunmadığını, kazanın müteveffanın kendi kusurundan meydana geldiğini, müvekkilinin gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini verdiğini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..1-Davanın kısmen kabulü ile a-Dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ...'nin destekten yoksun kalma tazminatı olan 2.042.896,47 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ...'nin destekten yoksun kalma tazminatı olan 385.033,39 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ... 'nin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, d-Dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ...'nin uğradığı elem ve ıstırap sonucu doğan manevi zararı nedeniyle takdiren 150.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ...'nin uğradığı elem ve ıstırap sonucu doğan manevi zararı nedeniyle takdiren 100.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ... 'nin uğradığı elem ve ıstırap sonucu doğan manevi zararı nedeniyle takdiren 100.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-Dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ...'nın uğradığı elem ve ıstırap sonucu doğan manevi zararı nedeniyle takdiren 100.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, .." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle;- Mahkeme kararında gerekçe bulunmadığından, mevcut gerekçe dosya içeriğini aydınlatmadığından, karar gerekçelendirilmediğini, - Müvekkil şirketin vefat eden ...'nin işvereni olmadığını, -Dosyada görülen 26.11.2020 tarihli duruşma dinlenen tanıklar ... ve ... iş kazasında müvekkil şirketin kusurunun olmadığını, üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, müteveffanın ...'ın işçisi olduğunu, müvekkil şirketin anahtar teslim olarak işi ...'a verdiğini, -Müvekil şirkete verilen kusur oranını kabul etmediklerini, -Aktüerya raporunun hatalı olduğunu, -Manevi tazminatın tam kabulünün hakkaniyete aykırı olduğu gerekçeleri ile temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1-Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00- TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, 4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı