10. Hukuk Dairesi 2025/9110 E. , 2025/11375 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/5 E., 2025/26 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili müvekkilinin sigortalı ...’in davalı işyerindeki çalışmaları nedeniyle meslek hastalığına tutulup sonrasında meslek hastalığı nedeniyle vefat ettiğini ileri sürerek 1,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince sigortalıda mesleki pnömokonyoz mevcut olduğu, ancak tespit edilen meslek hastalığının ölümüne neden olabilecek düzeyde olmadığı, kişinin ölümünün akciğer kanseri ve gelişen komplikosyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, kişide meslek hastalığı mevcut olduğu ancak hafif düzeyde olduğu ve yıllar içerisinde belirgin ilerleme göstermediği, kişinin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine dairemizin 21.11.2024 tarih, 2023/8728 Esas, 2024/11451 Karar sayılı kararı ile mahkemece davanın Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacı sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu meydana gelmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, dosyada meslek hastalığı sonucu ölümün meydana geldiğine yönelik Kurumca yapılan bir tespitin bulunmadığı görülmekle açılacak ayrı bir tespit davasında bu hususun tartışılarak çözüme kavuşturulması gerekirken bu husus gözetilmeksizin ve göreve ilişkin kamu düzenine dair usul hükümleri dikkate alınmaksızın yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece davacıya, işveren ve Kurum aleyhine ölümün meslek hastalığından kaynaklandığının tespiti davası açması için süre verilmesi, ölümün meslek hastalığından kaynaklanmadığının anlaşılması halinde mahkemenin görevinin değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2025 tarih, 2025/5 Esas, 2025/26 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiştir. Dosya kapsamından: Sigortalı hayattayken düzenlenen .................. ve Meslek Hastalıkları Hastanesinin 03.07.2000 tarihli raporunda Mesleki Pnömokonyoz p/s 2/2 tanısıyla meslekte kazanma gücü azalma oranının % 11.30 olarak belirlendiği, sigortalı hayattayken düzenlenen................... ve Meslek Hastalıkları Hastanesinin 27.10.2011 tarihli, 1109 no.lu raporunda; Pnömokonyoz p/s 2/2 tespit edildiği, sigortalı hayattayken düzenlenen ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 09.02.2012 tarih, 318402 başvuru no.lu epikriz formunda; yer altı madende 22 yıl tamirci olarak çalışan hastanın inhaler kullanımı, Tbc öyküsü olmadığı, nefes darlığı ara ara, öksürük (-), balgam (-), hemoptizi (-) olduğu, .. pnömokonyoz + malignite? (kötü huylu tümör) tanıları ile bronkoskopi yapılmak üzere yatırıldığı, bronkoskopi ve bronkoalveoler lavaj yapıldığı, komplikasyon olmayan hastanın önerilerle taburcu edildiğinin kayıtlı olduğu, sigortalı hayattayken düzenlenen ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin 18.02.2012 yatış, 12.03.2012 çıkış tarihli, 307958 başvuru no.lu epikriz formunda; özetle sigortalıin Pnömokonyoz + Hemoptizi tanılarıyla servise yatırıldığı, şikayetlerinde gerileme olan ve klinik olarak stabil olan hastanın 12.03.2012 tarihinde önerilerle taburcu edildiğinin belirtildiği, sigortalı hayattayken düzenlenen ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 14.09.2012 yatış, 05.10.2012 çıkış tarihli, 502591 başvuru no.lu epikriz formunda özetle hastanın klinik ve radyolojik olarak malignite (kötü huylu tümör) kabul edildiği, ileri tetkiki kabul etmeyen hastaya biyopsi yapılamadığı, Akciğer Ca? Renal Cell Ca? ile takip ve tedavisine devam edildiği, genel durumu kötü olduğu, SPO2 düşük seyrettiği, hasta ve hasta yakınlarının yoğun bakım ünitesi tedavisini kabul etmediği, kendi isteği ile taburcu olmak istedikleri, tüm risklerin anlatıldığı, O2 kons ve DMAH 2x1 raporu yazıldığı, O2 kons cihazı temin edildiği, Ab tedavisinin oral tablete geçildiği, ilaçlarının reçete edildiği, nakil için ambulans ayarlandığı, 05.10.2012 tarihinde imzalı tutanak vererek kendi isteği ile taburcu edildiğinin kayıtlı olduğu, sigortalının hastaneden çıkarıldığı gün vefat ettiği, Zonguldak Ereğli Ormanlı A.S.M. aile hekimi tarafından el yazısı ile düzenlenmiş olan TÜİK ölüm belgesinde; kişinin 05.10.2012 tarihinde evde öldüğü, ölüm nedeninin Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) olduğunun kayıtlı olduğu, sigortalının öldüğü gün düzenlenen Kurum Sağlık Kurulu'nun 05.10.2012 tarihli, 20533 sayılı sağlık kurulu kararında; kişide p/s 2/2 + A (hafif) düzeyde pnömokonyoz meslek hastalığı mevcut olduğu, sürekli iş göremezlik derecesinin %19,20 olduğunun kayıtlı olduğu, sigortalı öldükten sonra ve fakat dava açılmazdan önce düzenlenen Kurum Sağlık Kurulu'nun 11.03.2013 tarihli, 4652 sayılı Sağlık Kurulu Kararında; mevcut belgelere göre kişinin ölümünün tutulduğu pnömokonyoz meslek hastalığı sonucu olmadığına karar verildiği, sigortalının vefatından ve dava tarihinden sonra düzenlenen Yüksek Sağlık Kurulunun 12.02.2020 tarihli, 2020/2954 sayılı kararında; mevcut belgelere göre sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığına karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi'nin 12.10.2020 tarihli raporunda dosyada mevcut tıbbi belgeler ve grafiler incelendiğinde kişide mesleki pnömokonyoz mevcut olduğu ancak tespit edilen meslek hastalığının ölüme neden olabilecek düzeyde olmadığı, kişinin 1971-1993 yılları arasında maden işçisi olarak çalıştığı, dosyada mevcut radyografilerin Kurumlarınca incelenmesinde, kişide meslek hastalığı bulunduğu ancak hafif düzeyde olduğu, ilerleme göstermediği, ölüme neden olabilecek düzeyde olmadığı, kişinin 2012 yılı şubat ayından itibaren yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucunda akciğer kanseri ön tanısı ile takip ve tedavi edildiği, 05.10.2012 tarihinde hastaneden taburcu edildiği ve aynı gün evinde öldüğü dikkate alındığında; kişinin ölüm��nün akciğer kanseri ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, kişide tespit edilen meslek hastalığının kişinin ölümüne etkisi ve katkısı bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar Dairemizin 21.11.2024 tarihli bozma kararında dosyada ölümün meslek hastalığı sonucu meydana geldiğine yönelik Kurumca yapılan bir tespitin bulunmadığı yazılı ise de Kurum tarafından ölümün meslek hastalığından kaynaklanmadığına ilişkin tespitler bulunduğu, bozma kararında akciğer kanseri ile pnömokonyoz meslek hastalığı arasında bir illiyet bulunup bulunmadığı konusunda araştırma yapılmasına ilişkin bir açıklama yapılmadığı, bu açıdan dairemiz kararında eksiklik bulunduğu, esasen dairemizce emsal dava dosyalarında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi raporunda kişinin ölümünün akciğer kanserinden kaynaklandığı belirtilmekle birlikte akciğer kanseri ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış ise müteveffanın vefatından önce tutulmuş olduğu pnömokonyoz meslek hastalığı ile vefatına neden olan akciğer kanseri arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı noktasında öncelikle Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas dairesinden, raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulundan rapor alınarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozma kararları verildiği anlaşıldığından gelinen aşamada dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 04.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e57ca3fbf63b252f 37e2452ec5f00ebc
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9110 E., 2025/11375 K. (04.07.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9110
- Karar No
- 2025/11375
- Karar Tarihi
- 04.07.2025
- Konu
- Tazminat
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9214 E., 2025/11372 K. 04.07.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9657 E., 2025/11371 K. 04.07.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13677 E., 2025/11317 K. 04.07.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7133 E., 2025/11379 K. 04.07.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11755 E., 2025/11380 K. 04.07.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6684 E., 2025/11381 K. 04.07.2025
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı